SON DAKİKA
Hava Durumu

Kültür Turizm Bakanlığı Milletten özür dilemeli

Yazının Giriş Tarihi: 11.09.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.09.2020 21:48

Özellikle 12 Eylül faşist darbesinin ardından film sektörü ve medyaya hakim olan sol ideoloji, bu ülke için can veren yiğitleri katil diye yaftalarken, asıl katilleri de kahraman diye pazarladı bunca yıl.

Katil olabilir, kaçakçı olabilir. Banka soyguncusu olabilir yeter ki sol sosyalist olsun.

Banka soyguncularını, savcı katillerini bu ülkede yıllarca parlatıp kahramanlık destanı yazmaya kalktılar. Oysa katildi. Savcıyı öldürmüştü.

Kanun kaçağı olarak bu ülkenin dışındaki topraklarda ölüp gitti.

Tarihler, 13 Eylül 1974’ü gösterirken film çekimi için gittiği Adana'nın Yumurtalık ilçesinde bugün kahraman diye pazarlanan Yılmaz Güney isimli sabıkalı sinemacı Sefa Mutlu adlı bir hakimi öldürdü.

Cinayetin ardından kurtulmak için bin türlü fırıldak çevirmesine rağmen yakalandı ve çıkarıldığı mahkeme tarafından 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Hapiste cezasını tamamlamadan bir takıp örgütlerin desteğiyle cezaevinden kaçırıldı. Kaçırıldıktan sonra Fransa’ya gitti ve orada yaşamaya başladı. Ancak ömrü uzun sürmedi ve mide kanserine yakalandı ve öldü.

Gelelim o cinayet anına…

Hâkim Sefa Mutlu'nun o gece kendisine karşı herhangi bir öldürme kastı olmamıştır.

Film çekimleri için bulunduğu Yumurtalık'taki gazinoda, montaj silah sesi kendisini kesmemiş olacak ki filmde kullanacağı silahını denemek için ateşlemeye kalkar Yılmaz Güney isimli sabıkalı filmci.

 Ancak orada bulunan genç hakim Sefa Mutlu (o yıllarda 30-31 yaşlarındadır) buna itiraz eder. Çünkü orası meskun alandır ve silah ateşlemek yasaktır. Çıkan tartışmada Yılmaz Güney, Sefa Mutlu'yu yakın mesafeden ateş ederek öldürür.

Nea yazık ki görgü tanıkları da eli silahlı Yılmaz Güney’den korkarak çevreye savrulmuş ve girecek delik aramışlar kendilerine.

Yani kimse konuşmaya yanaşmamıştır. Korku nasıl bir korkuysa artık.

Yetmemiş bu zorba işlediği cinayeti adamları vasıtasıyla yeğenin üzerine yıkmaya kalkıyor ama yeğen çelişkili ifadeler verince yalan söylediği de ortaya çıkıyor.

Bunun üzerine de gerçek katil Yılmaz Güney tutuklanıyor.

Devletin savcısına yakın mesafeden ateş ederek öldürmek…

Hem popülaritesi hem ideolojik yapısı hem de o dönemdeki genel yapı mağduru değil katili korumaya kalkıyor.

Yılmaz Güney bir katil hem de devletin savcısını yakın mesafeden ateş ederek öldüren bir katil. Savcının mağdur ailesi yıllarca baskılandı. Algı operasyonu çektiler.

Savcının aşırı alkollü olduğu, Yılmaz Güney'e ve çevresindekilere küfür ettiği yalanını, fiziki saldırıda bulunduğu yalanını anlatıp durdular.

Ki öyle bile olsa devletin savcısını vurma hakkını vermiyor bu katil sinemacıya. Oysa gerçekler Yılmaz Güney adlı zorbanın gazinoda silah sıkmaya devam etmesi ve ısrarı üzerine mekan sahibinin talebiyle Savcı o mekana gidiyor.

Sonrasında malum medyayı saran Leninist Marksist yapılar Yılmaz Güney’i kahraman ilan etmek için ellerinden geleni yaparken, devletin savcısını yerden yere vurdular.

Üstelik savcı görevini yapıp bir şehir eşkıyasına müdahale etmek için gittiğinde görevi başında kurşunlara hedef olmuşken.

Ve önceki gün Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu katil için bir anma mesajı yayımladı. İnanılır gibi değil. Devletin savcısın öldüren katile devlet rahmet diliyor bakanlığı aracılığıyla.

Kültür ve Turizm Bakanlığı “Yazdığı senaryolar, yönettiği ödüllü filmler, canlandırdığı karakterlerle sinemamızın “Çirkin Kral”ı #YılmazGüney’i vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.” Mesajını yayımladı resmi hesaplarından.

Utanmalılar…

Nasıl bir akıl tutulması ve nasıl bir millete hakaret. Kültür ve Turizm Bakanlığı milletten özür dilemelidir. En çok da o katlettiği savcının ailesinden ve yakınlarından özür dilemelidir.

Bir yanda vatan millet uğruna canını seve seve veren yiğitler yıllarca katil damgası yerken gerçek katilin bugün bile kutsanması inanılacak gibi değil.

Altını çizelim o şehir eşkıyası zorba bir katildi ve kim ne kadar parlatmaya kalkarsa kalksın bu gerçek değişmeyecek.

Savcı Selim Kiraz’a sıkılan kurşun neyse o günkü savcıya sıkılan kurşunda odur ve yanı ideolojik yapıların sıktığı kurşunlardır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı derhal ve evirmeden çevirmeden paylaşımlarını geri çekerek milletten özür dilemelidir.

12 Eylül faşizmi bu işte!

İpi dışarıdaki karanlık güç odaklarının milletin kararttıkları, yüzbinlerce insanı mağdur edip işkence yaptıkları, öldürdükleri 12 Eylül alçak darbesinin üzerinden tam 40 yıl geçti.

O zalimler bu dünyada maalesef hesap vermedi. Umuyoruz ki ateşleri bol olur. Ebedi alemde gereken hesaplaşma milletle yapılır.

İşte o alçakların soldurduğu bir fidan. Vatan millet sevdasıyla dolu bir yürek. Mustafa Pehlivanoğlu. Allah yolunda vatan sevdalısı bir yiğit Mustafa Pehlivanoğlu. Suçsuz yere idam etti 12 Eylül cuntacıları. İdam edildikten sonra beraat eden bir vatan evladı.

Pehlivanoğlu’nun suçsuz olduğunu bile bile Kenan Evren denen cuntacı gözünü kırpmadan ipe gönderdi daha yeni filizlenen fidanı.

Mahkemenin idam kararının ardından, Mustafa Pehlivanoğlu'nun olayda silah kullanmadığı tespit edildi.

Pehlivanoğlu hakkında karar verilmiş ancak henüz uygulanmamıştı. Yani idam durdurulabilirdi. İdamın durdurulmasına yönelik girişimler maalesef ki cuntanın lideri Kenan Evren engel oldu.

Evren, "Bana da öyle bilgi geldi. Ama artık çok geç infazdan dönemeyiz." Diyerek suçsuz günahsız bir vatan evladını ipe gönderdi.

İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anılarında, Mustafa Pehlivanoğlu'nun asılan solcu Necdet Adalı'ya denge olsun diye idam edildiğini açıkladı.

Rahmet olsun koç yiğide ve bir kez daha darbe ile milleti hedef alan alçaklara lanet olsun.

Türkiye’ye büyük acılar yaşatan 12 Eylül darbesi 40 yaşında. Ama 400 yıl geçse bu millet o alçaklığı asla unutmayacak. Çok şükür ki o karanlık günler bir daha geri dönmemek üzere gitti ülkemizin üzerinden…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.