SON DAKİKA
Hava Durumu

 Memurdan sanatçı olmaz!

Yazının Giriş Tarihi: 14.08.2023 21:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.08.2023 21:07

Kamunun kurduğu vesayetlerin yanında belli grup ve zümrelerin vesayetleri var bu ülkede hala daha kırılamayan.


Bunun en önemli göstergelerinden eki örneği ele alalım İstanbul Üniversitesi’nde her üniversiteye olduğu gibi aynı şekliyle atanan rektörle ilgili vesayet odaklarının ayağa kalkması. Mason locaları gibi tüm karar mekanizmaları onlarda olacak ve asla dışarıdan kimse buna müdahale edemeyecek. Sorgulayamayacak.


Vesayeti çileden çıkaran son olay ise Tamer Karadağlı’nın Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak atanması.

Liyakatli mi evet.

Tecrübeli mi evet,

Ehliyetli mi evet.

Peki neden bu kadar tantana yaşanıyor?  Çünkü bu alanlar vesayetin alanları. Sen kimsin ki bu alanlara aşırı sol olmayan, devlet millet düşmanı olmayan, düzenin bülbülü olmayan birini atarsın.


Devlet Tiyatroları özerk bir kurum; sanatçılar idarecilerini kendileri seçmeliymiş. Ne güzel değil mi. Onlarda kimleri Devlet Tiyatrolarına alacakları seçsin. Milletin sırtında kene gibi kan emdikleri yetmezmiş gibi, kendi özerk cumhuriyetlerine de kimse müdahale etmeyecek. Çok güzel kavun var yersin…


Tüm Devlet Tiyatroları personeli üstelik memur. 657’ye tabi olmalarına rağmen onlar seçilmiş, zembille indirilmiş. Aldıkları maaşlar başta olmak üzere tüm giderlerini milletin verdiği vergilerle karşılanır. O kadar onurlu ve gururlu ve o kadar özgürlüğünüze düşkünseniz özel tiyatronun önü açık. Hem sırtını devlete dayayacaksın hem en yüksek memur maaşlarını alacaksın hem de sanatçı muhalif olur mottosunun arkasına sığınıp devlete muhalefet edeceksin devleti hedef alacaksın yok öyle bir dünya.


Türkiye’de tiyatro sinema, dizi başta olmak üzere eğlence sektörünün büyük bölümü belli odakların tekelinde. Şu anda meşhur olan insanların secerelerine bakarsanız ne olduklarını zaten görürsünüz. Araçlarına milliyetçi muhafazakar çok az insan çok yetenekli oldukları için barınabiliyor. Tamer Karadağlı’nın Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak atanması aslında bir simge. Alanlarına gireleceğinin korkusu dağları aşmış durumda.


İçerde ve dışardan fonlanan devlet aleyhine millet aleyhine konuşmayı ve hareket etmeyi bir halt zanneden ya da kurulan tezgahta ancak öyle var olabilenlerin yaşadıkları panik bu yüzden. Karadağlı, milliyetçi söylemleri olan, iktidara devlete giydirme çabası vermiyor. Bu ülkenin Anadolu insanın davranışlarını sergiliyor. LGBT güzellemesi, PKK güzellemesi yapmıyor.


Karadağlı’nın atanmasının ardından sistematik bir yıpratma çalışmasının yürütülmesi de ilginç. Karadağlı’nın muhafazakar olduğunu ya da sağcı olduğunu çok da söylemek mümkün değil ancak dediğimiz gibi Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak atanması dümene çomak sokmak anlamı taşıdığı için hedef oluyor.


Düzenlerinin değişme ihtimaline çıldırıyorlar. Kurdukları havuz sistemini bozuyor, Ancak onlara biat edenlerin yaşam hakkı olduğunu düşünüyorlar. Karadağlı yumuşak geçiş aslında. Çok daha sert ve yakışacak isimler var o makama. İnşallah zamanla onları da göreceğiz. Karadağlı’nın serüveni ne kadar sürer bilemeyiz, ancak Devlet Tiyatroları’na tepeden tırnağa neşter vurmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Dahası, bu kurumun sorgulanmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor.


Devlet bale, Senfoni, filarmoni, çok sesli koro, tiyatro vs. bunların artık devlet eliyle yürütülmesine gerek yok. 100 yıldır onca kaynak onca emeğe rağmen ortada bir avuç fukaranın sırtından alınan vergilerle ödenen paralar sayesinde seçkin hayat süren, devlete millete giydirip, onların düşmanı ne kadar unsur varsa onlara methiyeler düzen bir seçilmiş var. Benden yana tek kuruş vergimi vermeyin bunlara. Özele geçip satanlarını ilerletsinler,. Malum devlet memuru iken sanat değil fitne üretmek dışında bir becerileri olmuyor.   
 
 
 
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.