SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Mustafa Bozbey bu sorunu çözer!

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2026 15:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 15:49

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bu konuyu çözer. Modern yaşamın bir gereği de insanların istedikleri rahatlıkla kentlerde yaşama özgürlüğüne sahip olması. Dolayısıyla özellikle toplu taşıma araçlarında kadınların yaşadıkları sorunları en azından tercih etme haklarını kullanmalarını Başkan Bozbey sağlar.

Konu son bir haftadır çok sayıda arkadaşımın arayarak bu konuyu gündeme getirebilir misin ricasıyla aslında ortaya çıktı. Aralarında siyasetçisinden gazetecisine kadar değişik kesimlerde olanlar var. Dolayısıyla görmediğimiz ya da alıştığımız için anlamadığımız sıkıntıları aktarmak, serzenişi gündeme taşımak bu yazının amacı.

Sloganlarla toplumsal yaşamı ya da insan hayatını dizayn etmek çok fantastik bir beklenti. Oysa hayatın kendi gerçekleri var ve bunlar sloganlarla ya da hamasi söylemlerle olduğundan farklı hale getirilemiyor.

Toplu ulaşım metropollerin vazgeçilmezi. Hatta yaşanabilirliğin sürdürülebilir olması için vazgeçilmezi. Kentler büyüyor, insan ihtiyaçları ve yaşam konforu artıyor. Trafikten, fiziki alanlara, yollara, otoparklara kadar şehirler yaşamın ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bugün şehirde ulaşımın en kolay yolu şüphesiz toplu taşıma. Ancak toplu yaşamda olduğu gibi toplu taşımada da yoğunluk arttıkça sorunlar da artıyor.

Aslında bu önerim 2017-2018 yıllarında Bursa’ya uygulanmak istendi ama başarılı olamadı. Bir yanda ürkek bir uygulayıcı bir yanda ise bir avuç slogancının ve hayalperestin tepkisi realiteden uzaklaşıp, fantastik hayallerin gerçek olmasını umarak uygulama kaldırıldı.

Evet konumuz kadın öncelikli vagon. Modern kavramına Japonya girer sanırım. Uygulamanın çıkış yerlerinden birisi Japonya. 2008 yada 2009 yıllarında sanıyorum sabah işe giden ve akşam evine dönen kadınların metrolarda yaşadıkları sıkıntılar üzerine pembe vagon yani kadın öncelikli vagon uygulamasına geçiliyor.

Sonra bir çok ülkede de benzer uygulamalar başlatılıyor. Türkiye’de de bazı şehirlerde benzer uygulamalar yapılıyor ancak bazı kadın örgütleri ile bazı siyasi partilerin muhalefeti ile karşılaşıyor. Oysa burada öncelenmesi gereken konu, kadınların, genç kızların toplu taşımalardan sorun yaşamadan faydalanıyor olması. Hikayeyi haremlik selamlık algısı oluşturarak, bağnaz din düşmanlığı ya da din tacirliği bayağılığına indirmeden toplumun tartışmasına açmak da bir çözüm olabilir.

Pembe vagon, malum sıkıntıyı kim yaşıyorsa onu en iyi o anlar. Sıkıntıyı yaşayan en iyi anlatır. Yaşamın içerisinde ne kadar dikkat ederseniz edin sıkıntı sizi bulmuyorsa, o sıkıntı gözünüzden kaçabilir ya da verdiği rahatsızlığı o kadar anlamayabilirsiniz.

Özellikle sabah ve akşam pik saatlerde toplu taşıma araçları, özellikle Bursaray oldukça yoğun ve kelimenin tam anlamıyla iğne atsan yere düşmeyecek şekilde. Bazen vagonlara istasyonlarda binmek mümkün bile olamıyor ve insanlar bir sonraki treni beklemek durumunda kalıyor. İstasyonlarda kalabalık artıyor, trenler hınca hınç dolu oluyor. Bu durum toplu ulaşımı kullanan herkesi etkiliyor. Ancak bu konu da içinde farklı sorunlar oluşturuyor.

Bugün Bursa’nın sunabildiği imkanların zirvesi sunuluyor. Ancak her sistemin bir kapasitesi var. Bursaray’ın da bir kapasitesi var. Dolayısıyla sabah ve akşam saatlerinde gerçekten adeta insanlar üst üste olmak durumunda kalıyor vagonlarda. Ve bu özellikle kadın ve genç kızlarımız için ciddi bir sıkıntı ve büyük bir sorun. O kalabalığa kadınların ve kızların girmek istememesi en doğal hakları.

Burada konuyu cinsiyetçilik, kadın erkek boyutu ve taciz vs boyutuyla ele almak sadece sulandırmaya yönelik bir yaklaşım olur. Bu olumsuzlukların hiçbirinin olmadığını varsayarak devam edelim. İnsanlar taciz vs gibi olumsuzluklar olmadan da temas zorunluluğunu kabullenmek durumunda olamazlar. Bunu zorlamak daha büyük taciz olur çünkü. Yani bir kadın ben trene bindiğimde kimsenin istemeyerek de olsa ya da zorunlu olsa da temas etmesini istememe hakkı var. Aynı şeyler erkekler için de geçerli.

Keşke akılları baştan çıkaracak boyutta bir kaynağa ulaşılsa ve bırakın insanların üst üste taşındığı sistemleri ayakta bir kişinin bile olmadığı bir toplu ulaşım hikayesi yazabilsek. Bunu imkanlar dahilinde başarmanın çok da mümkün olmadığı ortada. O halde mevcut duruma bir çözüm üretmek gerekmez mi? İnsanların reddetme hakkını kullanmalarının önünü açmak çok değerli bir yaklaşım olur.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bu sorunu çözer. Kadın öncelikli vagon, cinsiyetçilik üzerinden değerlendirilmemeli, ayrımcılık olarak bakılmamalı ve kimseyi rahatsız etmeyecek bir yöntemle kadınların hizmetine sunulmalı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.