SON DAKİKA
Hava Durumu

Neden hedef Ülkücüler?

Yazının Giriş Tarihi: 18.06.2021 19:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.06.2021 19:24

MHP ve ülkücüler, bu ülkenin her buhranlı anında çözümü sağlayan noktada oldular hep. Sadece son 30 yılda MHP’nin üstlendiği tarihi misyon, ülke düşmanlarına azap verirken milletin gönlünde her defasında taht kurmalarını sağladı. 


28 Şubat başta olmak üzere ülkücüler her türlü darbe girişiminin karşısında dimdik durdu. 
Seçimde mağlup olmayı göze alarak ekonomik krizdeki ülkeyi seçime götürerek koltukların değil milletin sevdalısını olduğunu gösterdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi krizinde onurlu duruşu ile ülkenin siyasi krize düşmesine engel oldu. 
İçteki ve dıştaki düşman yapılar MHP ve ülkücüleri aşmadan hayallerine ulaşamayacaklarını her seferinde bizzat yaşayarak test etti. 
O nedenledir ki kaset kumpasları ile FETÖ yıkmaya çalıştı MHP’yi. Gezi sürecinde ülkücüleri sokaklara dökmek isteyenler ülkücü aklıselimi ile sükutu hayale uğradılar.
Ve AK Parti iktidarını yıktık dedikleri 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından bir ses yükseldi MHP Genel Merkezi’nden. Bu aritmetik hükümet çıkarmaz doğru seçime. 
MHP bir kez daha ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin önünde dağ gibi durdu.
MHP’yi komplolarla, kasetlerle, türlü oyunlarla yıkamayanlar parti yönetimini ele geçirmeye kalktılar olmadı. Partiyi bölmeye kalktılar ve MHP bitti dediler. 
İlk seçimde millet MHP’sine sahip çıktı. Bitti diyenlerin kâbusu oldu. 
Ve 15 Temmuz darbe girişimi. Ülkücüler meydanlara inip darbecilere ders veren milletle beraberdi. 
Ve Cumhur İttifakı ülkeyi olası kaoslardan kurtaran AK Parti ve MHP ittifakı bir kez daha dosta düşmana karşı milletin hukukuna devletin bekasına olan o büyük inancı ortaya koydu.
Şimdi başka bir oyun kuruluyor. Kimin yönettiği belli olmayan, ne olduğu belli olmayan suç makinalarının bozkurt ve üç hilal simgeleri kullanılarak Ülkücüler üzerinde kamuoyunda bir algı oluşturulmak isteniyor. 
Öyle ki yaka paça açık, ellerinde silah teşbih olan tipler üzerinden Ülkücüler sınıflandırılarak, baskılanıp, toplumdan soyutlanma çabası yürüyor. 


Dert belli.

Gezi gibi 15 Temmuz gibi bir girişimde Ülkücüler evlerinde kalsın. Bu baskılama sonucu itibarsızlaşsın. Hareket edemez hale gelsin. 
Daha dün HDP İzmir İl Başkanlığı’nda işlenen cinayeti Ülkücülerin üzerine yıkma girişimine tanık olduk. Üstelik katillere, devletine kurşun sıkanlara sahip çıkan çevreler, adi bir oyunu Ülkücülere mal ettiler. 


Ve Devlet Bahçeli, bu çevrelere anladıkları dille en sert üslubu ile haddini bildirdi.
Oyalın ardından sert bir açıklama yayımlayan Devlet Bey, “Hasbelkader veya planlı bir senaryonun çerçevesinde bozkurt işareti yaparak sosyal medyadan yayımlayan bir cani üzerinden Milliyetçi Hareket Partisi’ni suçlamaya, töhmet altında bırakmaya, hatta yargısız infaz etmeye hiç kimsenin harcı olmadığı gibi hakkı da, haddi de yoktur. Katilin daha önceden çektirdiği fotoğraflarının birden bire nasıl tedavüle sokulduğu, buna kimlerin önayak olduğu, meselenin hangi odaklar vasıtasıyla Türk-Kürt ihtilafına taşınmak istendiği adaletin başlıca konusu olmalıdır. İnanıyorum ki, Kürt kökenli kardeşlerim oynanan oyuna ve kurulan tuzağa düşmeyeceklerdir” ifadelerini kullandı. 
Bir oyun daha başlamadan Devlet Bahçeli’nin çıkışı ile kadük oldu. Ancak durmayacaklar bu da bir gerçek. HDP binasında bir katilin işlediği cinayet üzerinden Ülkücüler oyunu tutmayınca bu kez istismar edebiyatı başladı. Malum çevrelerin hedefi yine iktidar ve Cumhur ittifakı oldu. 
Türk devleti atını da itini de bilecek ferasete, bilgi ve beceriye sahiptir. Bu oyunları da deşifre etmeye muktedirdir. Bugün bir cinayet yüzünden devleti ve milletin evlatlarını hedef alanların dün PKK’lı katiller tarafından şehit edilen Fırat Çakıroğlu için ya da yine aynı gözü dönmüş katiller tarafından şehit edilen Necmettin öğretmen için bir tepki göremedik bu çevrelerden. Ne yazık ki kanser olmuş bir yapı bir zihniyetle karşıya bu ülke ve bu millet. 
O kanserleri kesip atmayı da bilir günü geldiğinde. 
HDP’ye saldıran katil Deniz Poyraz isimli genç kızı öldürdü. Bir oyun kurgusu içinde bir insan öldürülmesi üzerinden değil de keman çalan, karton bardakta çay içip kağıt tabakta domatesle kahvaltı yapan bir genç kadın vurgusu ile yıllar önce Kandil’de terörist kadınları normal insanlarmış gibi göstermeye çalışan ihanet basınının oluşturmak istediği algı aynı. Yani oyun hep aynı ve yöntemlerde tekrar ediyor. 
Bir cinayet üzerinden istismar oluşturmaya yönelenlere hatırlatalım; 
Necmettin öğretmenin (Yılmaz) günlerce Pülümür'de PKK'lılar tarafından işkenceden sonra katledilmesinin üzerinden dört yıl geçti. Köylü çocuğuydu, garibandı, bir yıllık öğretmendi. Geride kalan bütün mal varlığı bir bavula sığmıştı. Ama Türk Tabipler Birliği gibi PKK amigolarından ve HDP/PKK'nın seçim ortaklarından bir tepki gelmemişti. Yaşama sevinci, öğretme tutkusu, halkın vefa duygusu ile inşallah bir varmış bir yokmuş olmayacaktır. Allah Necmettin Yılmaz'a rahmet etsin, mekanı cennet olsun.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisiydi. Ege Üniversitesi’nde terör estiren PKK’lı teröristlere ne oradaki öğrencileri ne de üniversiteyi bırakmamak için mücadele eden pırıl pırıl bir vatan evladıydı. Malum çevreler karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası diye algı oluşturdular. Oysa Fırat’ı şehit edenler PKK’nın teröristleriydi. O gün Fırat’ın arkasından yine o malum çevrelerden tek bir çık çıkmadı. 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.