SON DAKİKA
Hava Durumu

Referandum üstü tebligat işgüzarlığı

Yazının Giriş Tarihi: 27.01.2017 22:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.01.2017 22:44
Büyükşehir Belediyesi’nin ekonomik bir çıkmazda olduğu aylardır kamuoyunda konuşulan tartışılan bir durum. Yeni kaynaklar oluşturma noktasında da zaman zaman tepkilere neden olan adımlar atan Recep Altepe yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, adeta sineği sıkıp yağını çıkarmanın peşine düşmüş.


Türkiye’nin en hayatı kararlarından birini vereceği Anayasa referandumu öncesi tüm belediye mülklerindeki kiracılara tebligat göndermiş Altepe yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi. Emlak İstimlâk Daire Başkanı Habip Aslan imzasıyla 10 yılını dolduran tüm belediye kiracılarına giden bu tebligatta, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 347. Maddesi gereği kira sözleşmelerinin yenilenmeyeceği, işyerlerinin yeniden ihaleye çıkarılarak kiralanacağını bildiriyor. Yeniden kiralamak isteyen kiracıların da yazılı başvurusu gerektiği bildiriliyor.

Yani Büyükşehir Belediyesi bir anlamda “Paramız bitti yolun sonuna geldik. Yahudi gibi eski defterleri karıştırırdık ve işyerlerinizi yeniden ihaleye çıkıyoruz” demeye getiriyor. Tamda referandum öncesi yapılan bu girişimin mantığını çözebilen beri gelsin.

Holdinglere vagon ve uçak yapımı ambalajı içinde imar kıyakları yapan onların reklamlarını belediye bilbordlarında fütursuzca sanki belediye icraatı gibi yayınlayan Altepe ve yönetimi, kaynak oluşturmak için bu kez küçük esnafı hedef seçmiş görünüyor.

Tüm kamu kurumlarında olduğu gibi bu işyerlerinde de kiralar düşük olabilir. Milletin mallarının cüzi paralarla ticari olarak kullanılmasının da doğru olmayacağının altını çizerek, yöntemin bu olmaması gerektiğini belirtelim. Kiralar düşük olabilir. Çağırırsınız ilgili esnafı, oturur konuşur belli bir noktada anlaşır el sıkışırsınız. Üstelik kış ortasında oldukça kısa bir süre vererek, esnafı kapıyı göstermek çok hakkaniyetli bir uygulama olmasa gerek.

Büyükşehir Belediyesi’nin kentin dört bir yanında kiraya verdiği yerler var. Kültürpark var mesela, Botanik Park var, çarşılar var,  hanlar var. Bunların arasında gerçekten birilerinin iştahını kabartıyor olabilir. Bunlar eğer birilerine söz verilmediyse Büyükşehir Belediyesi, üstelik referandum öncesi bir kez daha gözden geçirerek, yanlıştan dönmeli. Esnafı toplayıp uzlaşma yoluna gitmeli. Ha esnaf uzlaşmaya yanaşmıyorsa ondan sonra belli bir süre verip boşaltmak bir çözüm olabilir.

Bir sorumuz daha var.  Bu yeniden ihale işine BURFAŞ’a verilen yerler de dâhil mi? Büyük bir kısmı ciddi zarar eden BURFAŞ Cafe ve Restoranları da bu tebligata dahil mi yoksa muaf mı?

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
“Zam yapacak kadar aptal mıyım?”


Rahmetli Turgut Özel, seçim sürecine girildiği bir dönemde provakatif olarak şekere zam yapan Şeker Fabrikaları Genel Müdürü’nü kulağından tuttuğu gibi atmıştı. Görevden almayla ilgili gazetecilerin sorusunu yanıtlayan Özal, “Seçilme giderken zam yapacak kadar aptal mıyım?” diyerek, kendisine yönelik bu provokasyonu engellemişti.

-------------------------------------

 
Asaroğlu’nu bırak referanduma bak


Türkiye referandum heyecanını yaşıyor. Sanatçılar, sporcular, ünlüler, siyasetçiler, halk özellikle sosyal medya üzerinden propaganda yarışı yapıyor adeta. Evet diyenler hayır diyenler, sloganlar, birbirinden ilginç bazen komik bazen ironik bazen dramatik paylaşımları ilgiyle takip ediyoruz. Ancak Ak Parti İl Yönetimi’nde belli isimler yine sessiz yine adeta bertaraf durumda. Şehir Gazetesi sahibi Nezir Asaroğlu’nun sosyal medya hesabını bir şey yazmış mı diye adeta saniye saniye takip eden İbrahim Güney, Hasan Kılıç, Asım Amil gibi isimler, referandumla ilgili oldukça durgun görünüyor. Sayın Güney’in sayfasında yasak savma tadında bir paylaşım var ama Kılıç ve Amil’de o bile yok. AK Parti’nin seçmeni ve alt teşkilatlarında her zaman aktif olan özellikle gençler, kadınlar ve parti gönüllülerinin çabasının onda birini görmediğimizi ifade edelim. Bursa’nın bu noktada zor illerden biri olduğunu hatırlatalım.

-----------------------

 
Bahçeli davasına sahip çıkıyor!


Anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili en fazla yıpratılmak istenen hiç kuşkusuz MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli. Hayır cephesinin hedefindeki isim olan Bahçeli, parti içindeki muhalefetin de boy hedefi. Üstelik, parti içi muhalefetin başkanlık sistemi ile ilgili ağır ithamları da var Bahçeli’ye yönelik. Davayı sattığı gibi çok ağır sözlerle yüklenilen Bahçeli gerçekten davasına ihanet mi ediyor peki? Etmediğinin en güzel cevabını Ülkücü camianın ebedi Başbuğ’u Alparslan Türkeş 1979 yılında yayımlanan “Temel Görüşler” kitabının 164. Sayfasında veriyor. İşte Tek başkan tem meclis başlıklı o sayfada ifade edilen görüşler:

"Milliyetçi Hareket, tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti, dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır, kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. İcrayı, cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık olarak ikiye bölemeyiz. Her konuda bütünleşmeci olduğumuza göre, icranın başında da bütünleşmeci olmalıyız. Türk tarih felsefesi ve tarihinde icra organı hiçbir zaman bölünmemiş, yani tek bir başkan tarafından yürütülmüştür. Milliyetçi Türkiye'de de demokratik milli cumhuriyet ilkesi içinde başkan, Türk milletinin yürütme organının tek başı olacaktır. Tek başkan sistemine uygun olarak yasama organı yönünden de tek meclis sistemini savunuyoruz. Avrupa krallık veya federal devlet rejimlerinin bir mirası olan senatonun, millet meclisi yanında yasama işlerini geciktirici bir hüviyet taşıması dolayısıyla kaldırılmasını istiyoruz."

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

KORKMA!

,

-----------

 

 

 

 

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.