Sağlık-Sen Bursa şubesinin delege seçimleri tamamlandı. Doğal delegeler de dahil Erkan Baştar 108, Gökhan Yünkül ise 58 delege aldı. Büyük bir sürpriz olmazsa sendikanın yeni başkanı Baştar olacak. Kongre süreci ve delege seçimlerinin ardından sağlık çalışanlarının tepkileri de devam ediyor. Söylenenler, sitemler ve sağlık çalışanlarının feryadı aslında yeni dönem için de bir yol haritası olabilir.
Sağlık çalışanları despotik yönetim ve Gökhan Yünkül’ün baskıcı tavrı ile yıllardır yaşanan sıkıntıları her platformda dile getiriyorlar. Bu feryat ve tepkiler sağlık sisteminde son yıllarda Bursa’da yaşanan çöküşünde nedenlerini de ortaya koyması açısından oldukça önemli.
Sendikanın kendi görevleri yerine atamalar ve yer değişiklerinde baskın rol oynaması, atamalarda çok etkili olması ve Yünkül’ün kendi gücünü devam ettirmek için liyakate değil kendi ekibine yönetim kademelerinde adeta makam dağıtır hale gelmesi, asıl sağlık alanında yaşanan sıkıntıların kronikleşmesine neden olmuş.
Nöbetçi Gazete Yazarı Lale Akasoy’un kaleme aldığı yazının bir bölümünde kendisine gelen sağlık çalışanlarının tepkilerine yer verdi. İşte orada yer alan tepkilerden bir bölümü, ““Yıllarca hem Yünkül’ün hem de ona yakın isimlerin bakısından, tehditlerinden yıldık, bıktık... Artık Yünkül saltanatı bitti... Tarihin tozlu raflarında... Yünkül ve avanelerini istemiyoruz... Soruyoruz şimdi Yünkül’e: ‘Napcan şimdi?’ diye... Emekli olabilir mi bilemiyoruz... Ama çok da merak ediyoruz... Çalışacaksa nerede ve nasıl çalışacak, çalışanların yüzüne nasıl bakacak? Bizce Bursa’dan çıkmalı ve başka bir ile gitmeli...”
Aslında uzun süredir Bursa sağlık sisteminde ciddi sıkıntılar olduğunu görüyor ve bu yöndeki eleştirileri de sık sık duyuyorduk. Ancak bir sendika başkanının bu derece bir kurumun yönetimine müdahil olduğunu hayal etmek bile güç. Ancak daha fazlası olmuş gibi görünüyor.
Gökhan Yünkül’ün ali kıran baş kesen tavrıyla yaptığı hareketler, yönetici atamalarına ve yöneticilere müdahaleleri, sağlık çalışanlarının sorunlarıyla ilgilenmediği gibi, ekibinin hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik hal ve hareketleri çalışanları canlarından bıktırmış.
Zaten sağlık alanından gelmeyen ve sağlık bakanlığına santral memuru olarak giriş yaptıktan sonra siyaseti kullanarak sendika başkanlığına kadar yükselen Yünkül, mutlak iktidar oluşturmak için yaptıklarıyla ağır bir yenilgi alarak yüzleşmek zorunda kaldı.
Seçimi yab etmenin gerilimi ile oldukça agresif olduğu söylenen Yünkül’ün iktidarı bırakmamak için yargı yolunu deneyebileceği söylenirken, sağlık çalışanlarından gelen feryatlara AK Parti yönetiminin ve Sağlık İl Müdürlüğü ile Bursa Valiliği’nin de kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Şimdi aslında sağlık çalışanlarının da sağlık sisteminin de sorunları ortada. Bu durumu oluşturan mekanizmaların başında gelen Sağlık-Sen vakasınında hataları ve yanlışları zaten dillendiriliyor. Yeni dönemde Erkan Baştar’ın yapması gerekenler de aşağı yukarı belli.
Siyasi irade ve Bursa Sağlık Müdürlüğü’nün de yapması gerekenler ortada. Öncelikle liyakatli isimlerin görevlere atanması, Sendika ile kamu idaresinin olması gereken mesafede olması şart. Sendikanın daha çok sağlık sistemi ve sağlık çalışanlarının yanında yer alması, onları dinlemesi ve sorunları adil bir şekilde çözüm noktasına götürmeye gayret göstermesi elzem.
Sendika üyeleri arasında ayrışmayı ve ayırma kayırma işlerini bir an önce geride bırakarak geçmişin kötü izlerini silmeleri gerekiyor.
Yine başta yoğun bakım yatakları olmak üzere rezerv konular alanların bir an önce adil kullanıma açılması, sendikanın asıl alanına dönerek sağlık sisteminin iyileşmesi ve sağlık çalışanlarının hakkını hukukunu arayan bir yapıya bürünmesi de önemli. Bundan böyle gözümüz daha çok sağlık kuruluşlarında ve Sağlık-Sen’de olacak.
Erkan Baştar, kötü bir miras alıyor. Bu aslında onun için önemli bir fırsat da doğuruyor. Yünkül ve ekibinin yıktıklarını yapmak, bozduklarını düzeltmek, adil bir yönetim sergelemek ve olumsuz görüntüyü ortadan kaldırmak başarının da yolunu açacaktır.
Önümüzdeki süreçte sağlık alanındaki bir çok tartışmayı ve vahim konuları gündeme taşımaya devam edeceğiz. Gökhan Yünkül bey de yeni aldırdığı makam aracı ile vedalaşırken, bu derece sağlık çalışanlarını kızdırıp beddua edecek hale nasıl getirdiğini düşünmeli. Ve Gökhan Yünkül vakasında da bir kez daha ortaya çıktığı gibi sendikalar, odalar vs gibi kuruluşlarda bir kişi ya da yönetimin 2 dönemden fazla görev yapması engellenmeli, yasal olarak bir kişi iki dönemden fazla başkanlık yapmamalı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Sağlık-Sen de çöküşün kodları…
Sağlık-Sen Bursa şubesinin delege seçimleri tamamlandı. Doğal delegeler de dahil Erkan Baştar 108, Gökhan Yünkül ise 58 delege aldı. Büyük bir sürpriz olmazsa sendikanın yeni başkanı Baştar olacak. Kongre süreci ve delege seçimlerinin ardından sağlık çalışanlarının tepkileri de devam ediyor. Söylenenler, sitemler ve sağlık çalışanlarının feryadı aslında yeni dönem için de bir yol haritası olabilir.
Sağlık çalışanları despotik yönetim ve Gökhan Yünkül’ün baskıcı tavrı ile yıllardır yaşanan sıkıntıları her platformda dile getiriyorlar. Bu feryat ve tepkiler sağlık sisteminde son yıllarda Bursa’da yaşanan çöküşünde nedenlerini de ortaya koyması açısından oldukça önemli.
Sendikanın kendi görevleri yerine atamalar ve yer değişiklerinde baskın rol oynaması, atamalarda çok etkili olması ve Yünkül’ün kendi gücünü devam ettirmek için liyakate değil kendi ekibine yönetim kademelerinde adeta makam dağıtır hale gelmesi, asıl sağlık alanında yaşanan sıkıntıların kronikleşmesine neden olmuş.
Nöbetçi Gazete Yazarı Lale Akasoy’un kaleme aldığı yazının bir bölümünde kendisine gelen sağlık çalışanlarının tepkilerine yer verdi. İşte orada yer alan tepkilerden bir bölümü, ““Yıllarca hem Yünkül’ün hem de ona yakın isimlerin bakısından, tehditlerinden yıldık, bıktık... Artık Yünkül saltanatı bitti... Tarihin tozlu raflarında... Yünkül ve avanelerini istemiyoruz... Soruyoruz şimdi Yünkül’e: ‘Napcan şimdi?’ diye... Emekli olabilir mi bilemiyoruz... Ama çok da merak ediyoruz... Çalışacaksa nerede ve nasıl çalışacak, çalışanların yüzüne nasıl bakacak? Bizce Bursa’dan çıkmalı ve başka bir ile gitmeli...”
Aslında uzun süredir Bursa sağlık sisteminde ciddi sıkıntılar olduğunu görüyor ve bu yöndeki eleştirileri de sık sık duyuyorduk. Ancak bir sendika başkanının bu derece bir kurumun yönetimine müdahil olduğunu hayal etmek bile güç. Ancak daha fazlası olmuş gibi görünüyor.
Gökhan Yünkül’ün ali kıran baş kesen tavrıyla yaptığı hareketler, yönetici atamalarına ve yöneticilere müdahaleleri, sağlık çalışanlarının sorunlarıyla ilgilenmediği gibi, ekibinin hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik hal ve hareketleri çalışanları canlarından bıktırmış.
Zaten sağlık alanından gelmeyen ve sağlık bakanlığına santral memuru olarak giriş yaptıktan sonra siyaseti kullanarak sendika başkanlığına kadar yükselen Yünkül, mutlak iktidar oluşturmak için yaptıklarıyla ağır bir yenilgi alarak yüzleşmek zorunda kaldı.
Seçimi yab etmenin gerilimi ile oldukça agresif olduğu söylenen Yünkül’ün iktidarı bırakmamak için yargı yolunu deneyebileceği söylenirken, sağlık çalışanlarından gelen feryatlara AK Parti yönetiminin ve Sağlık İl Müdürlüğü ile Bursa Valiliği’nin de kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Şimdi aslında sağlık çalışanlarının da sağlık sisteminin de sorunları ortada. Bu durumu oluşturan mekanizmaların başında gelen Sağlık-Sen vakasınında hataları ve yanlışları zaten dillendiriliyor. Yeni dönemde Erkan Baştar’ın yapması gerekenler de aşağı yukarı belli.
Siyasi irade ve Bursa Sağlık Müdürlüğü’nün de yapması gerekenler ortada. Öncelikle liyakatli isimlerin görevlere atanması, Sendika ile kamu idaresinin olması gereken mesafede olması şart. Sendikanın daha çok sağlık sistemi ve sağlık çalışanlarının yanında yer alması, onları dinlemesi ve sorunları adil bir şekilde çözüm noktasına götürmeye gayret göstermesi elzem.
Sendika üyeleri arasında ayrışmayı ve ayırma kayırma işlerini bir an önce geride bırakarak geçmişin kötü izlerini silmeleri gerekiyor.
Yine başta yoğun bakım yatakları olmak üzere rezerv konular alanların bir an önce adil kullanıma açılması, sendikanın asıl alanına dönerek sağlık sisteminin iyileşmesi ve sağlık çalışanlarının hakkını hukukunu arayan bir yapıya bürünmesi de önemli. Bundan böyle gözümüz daha çok sağlık kuruluşlarında ve Sağlık-Sen’de olacak.
Erkan Baştar, kötü bir miras alıyor. Bu aslında onun için önemli bir fırsat da doğuruyor. Yünkül ve ekibinin yıktıklarını yapmak, bozduklarını düzeltmek, adil bir yönetim sergelemek ve olumsuz görüntüyü ortadan kaldırmak başarının da yolunu açacaktır.
Önümüzdeki süreçte sağlık alanındaki bir çok tartışmayı ve vahim konuları gündeme taşımaya devam edeceğiz. Gökhan Yünkül bey de yeni aldırdığı makam aracı ile vedalaşırken, bu derece sağlık çalışanlarını kızdırıp beddua edecek hale nasıl getirdiğini düşünmeli. Ve Gökhan Yünkül vakasında da bir kez daha ortaya çıktığı gibi sendikalar, odalar vs gibi kuruluşlarda bir kişi ya da yönetimin 2 dönemden fazla görev yapması engellenmeli, yasal olarak bir kişi iki dönemden fazla başkanlık yapmamalı.