Hukukçu değilim işin teknik yönünden anlamam. Ancak son yıllarda adliyelerden çıkan bazı kararlar toplum vicdanında yaralar açarken, hukuka olan inancın da sarsılmasına neden oluyor. Bir gün 80 yaşındaki bir teyzenin bastonu, bir başka gün bir annenin terliği suç aleti sayılıyor ve ceza veriliyor da adam yaralayan, darp girişiminde bulunan, mala zarar veren, yangın çıkaran suçlular ne hikmetse elini kolunu sallayarak dışarıda gezebiliyor.
Buyurun okullarda öğretmenlere, sağlık kuruluşlarında doktorlara, evde otobüste sokakta parkta kadınlara şiddet uygulayanlar gevrek gevrek gülerek adliyelerden çıkarak normal yaşamın içine katılabiliyor.
Türkiye’nin referandumdan sonra ilk iş Türk Ceza Kanunu’nu bir an önce baştan sona ele alarak yeniden yazması gerekiyor. Adalete olan güven sokaktaki adaletin gerçek anlamda sağlanmasıyla olur. Tehdide, şantaja, darba, adam yaralamaya, kundaklama suçları cezasız kalırken, bunların yanında suç bile sayılamayacak konularda ciddi cezalar verilmesi toplum vicdanında gerçek anlamda derin yaralar açıyor.
Bugün kafasına koyan gidip doktoru dövebiliyor. Bir tek gün bile ceza görmüyor. Öğretmeni tartaklıyor ve göğsünü gererek bunu yapmakta haklı olduğunu savunabilir. Manyağın biri çıkıp şort giydi diye kadına uçan tekme atıyor ve gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılabiliyor. Keza bina kundaklayan bir şahıs salıverilebiliyor. Sonra kamuoyu baskısı gelince tutuklanabiliyor. Böyle olunca da kamuoyunun gözünde yargı sürekli irtifa kaybediyor.
Bugün kanunlarımızda yer alan iyi hal müessesesi örneğin. Teröristi, katili, sapığı aklınıza ne geliyorsa, mahkemeye kravat takıp gittiğinde ve pişmanın dediğinde hemen iyi hal indirimi alıyor. İnfaz yasasından yararlanıp, aldığı cezanın kat kat altında bir ceza ile kurtulabiliyor. Ceza caydırıcı olmaktan çıkınca da suç normalleşiyor. Hâlbuki bu suçlar ciddi anlamda cezalandırılsa daha büyük suçların önüne geçmek mümkün olabilecekken. Buyurun birkaç gün önce Mudanya yolunda genç bir çifte çarparak ölümlerine evlatlarının yetim kalmasına neden olan zanlı, bir yıl kadar hapis yattıktan sonra tahliye oldu. Yarış yaparken iki cana mal olan zanlı, 5 yıl içinde bir kez daha aynı suçtan hakim karşısına gelirse cezası infaz edilecek. Bunun adil olduğunu düşünmüyoruz.
TBMM’de çok sayıda hukukçu milletvekili var. Bu vekiller siyasi polemikler yerine bu ceza kanunlarıyla biraz ilgilenirlerse, toplumsal barışa ve huzura katkı koymuş olurlar. Referandumun ardından mutlak suretle bu işlerin meclise gelmesi gerekir.
-------------------------
Sınıf kapıları…
Sık sık ajanslara benzer haberler düşüyor. Dün de bunlardan biri Aydın’dan geldi. Teneffüse çıkmak isteyen bir öğrencinin koluna sınıf kapısının kolu saplanmış. Yıllardır bu tür kazalar yaşanıyor. Ancak bu kapı kolları için bir türlü önlem alınmıyor, alınamıyor.
Özellikle ilk ve ortaokul öğrencileri enerji dolular. Bu tür kazaların önüne geçmek için bu kapı kolları kapalı sistem olarak yapılsa sorun belki kökünden çözülecek. Kapılar itmeli olarak açılıp kapanır ve bu tür kazalar olmaz. Geçtiğimiz yıllarda benzer bir olaya şahit olmuştum. Koridorda çocuklar koşuştururken açılan kapının kolu 3 sınıf öğrencisi dünya güzeli bir kız çocuğunun yanağını parçalamıştı. Çocuk onlar oynayacak koşturacak. Büyükler de okulları onlara göre dizayn edecek. Kapılara ve kollarına çözüm bulmak bu kadar mı zor Allah aşkına. Otomobillerdeki gibi kapı kolları takarsınız olur biter. Bir yavrumuzun için bile okullar fiziki şartlarıyla tehlike oluşturmamalı. Bu kadar kazaya ve yaralanmaya, hatta sakat kalmaya rağmen neden bu kapı kolları ile ilgili bir adım atılmaz.
---------------------------------
Memur-Sen’e davet tercih “evet”
Referanduma iki aydan daha az bir süre kaldı. Meydanlar şenlenmeye başladı. Siyasi partilerin önümüzdeki haftadan itibaren mitinglerde meydanlarda olacaklar. Türkiye’nin geleceğini çok yakından ilgilendiren Anayasa değişikliği referandumu için Türkiye’nin en büyük memur sendikaları konfederasyonu da sahaya iniyor. Memur-Sen süreç boyunca sahalarda olacak ve anayasa değişikliğinin neden gerekli olduğunu, sistem değişikliğinin ülkeye ve vatandaşa kazandıracaklarını anlatacak. Memur-Sen, il merkezleri ve ilçelerde yapacağı toplantılarda bilgilendirme yapacak ve “evet” tercihi yönünde iradesini sahaya sürecek. Sendikal faaliyetlerin yanı sıra sivil toplum örgütü olarak toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen ve irade koyan Memur-Sen her dönem olduğu gibi bu dönemde yine milletten yana, ülkenin geleceğinden yana tavrını sahalarda net bir şekilde gösterecek. Memur-Sen referandum sürecinde “Memur-Sen’e davet tercih evet” sloganını kullanacak. Kamu çalışanlara süreçte Memur-Sen’e davet edilirken, referandumda da evet oyu istenecek. Böylece en büyük memur teşkilatı olan Memur-Sen, en etkin sivil toplum kuruluşları arasındaki yerini bir kez daha tescilleyecek.
---------------
Mobil ödeme kazığına dur de…
Cep telefonlarında yanlışlıkla onaylama sonucu kabaran faturalar vatandaşların canını yakıyor. Tamamen kullanıcılara tuzak şeklinde hazırlanan uygulamaları onaylandıktan sonra vazgeçseniz bile ödemeyi yapmak zorunda kalıyorsunuz. Böylece hiç kullanmadığınız uygulamalar için 50-100 belki daha fazla para ödemek zorunda kalıyorsunuz. İnternete bu anlamda da bir düzenleme gerek ama siz düzenlemeyi beklemeyin. Bu arada cebinizden onca para çıkmasın. Kapatın mobil ödemeyi, sürpriz faturalarla karşılaşmayın. Bu özelliğe ihtiyaç duymuyorsanız, kullandığınız operatöre atacağınız bir mesajla özelliği kapatabiliyorsunuz. Türk Telekom hattı için MOBİLODEME boşluk İPTAL YAZIK 5555’E mesaj atmak yeterli. Vodafone’de MOBİLÖDEME boşluk KAPAT yazıp 7878’e, Türkcell’de ise MOBİLÖDEME boşluk iptal yazıp 2222’ye kısa mesaj atarak bu riski önleyebilirsiniz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
TCK mutlaka gözden geçirilmeli
Buyurun okullarda öğretmenlere, sağlık kuruluşlarında doktorlara, evde otobüste sokakta parkta kadınlara şiddet uygulayanlar gevrek gevrek gülerek adliyelerden çıkarak normal yaşamın içine katılabiliyor.
Türkiye’nin referandumdan sonra ilk iş Türk Ceza Kanunu’nu bir an önce baştan sona ele alarak yeniden yazması gerekiyor. Adalete olan güven sokaktaki adaletin gerçek anlamda sağlanmasıyla olur. Tehdide, şantaja, darba, adam yaralamaya, kundaklama suçları cezasız kalırken, bunların yanında suç bile sayılamayacak konularda ciddi cezalar verilmesi toplum vicdanında gerçek anlamda derin yaralar açıyor.
Bugün kafasına koyan gidip doktoru dövebiliyor. Bir tek gün bile ceza görmüyor. Öğretmeni tartaklıyor ve göğsünü gererek bunu yapmakta haklı olduğunu savunabilir. Manyağın biri çıkıp şort giydi diye kadına uçan tekme atıyor ve gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılabiliyor. Keza bina kundaklayan bir şahıs salıverilebiliyor. Sonra kamuoyu baskısı gelince tutuklanabiliyor. Böyle olunca da kamuoyunun gözünde yargı sürekli irtifa kaybediyor.
Bugün kanunlarımızda yer alan iyi hal müessesesi örneğin. Teröristi, katili, sapığı aklınıza ne geliyorsa, mahkemeye kravat takıp gittiğinde ve pişmanın dediğinde hemen iyi hal indirimi alıyor. İnfaz yasasından yararlanıp, aldığı cezanın kat kat altında bir ceza ile kurtulabiliyor. Ceza caydırıcı olmaktan çıkınca da suç normalleşiyor. Hâlbuki bu suçlar ciddi anlamda cezalandırılsa daha büyük suçların önüne geçmek mümkün olabilecekken. Buyurun birkaç gün önce Mudanya yolunda genç bir çifte çarparak ölümlerine evlatlarının yetim kalmasına neden olan zanlı, bir yıl kadar hapis yattıktan sonra tahliye oldu. Yarış yaparken iki cana mal olan zanlı, 5 yıl içinde bir kez daha aynı suçtan hakim karşısına gelirse cezası infaz edilecek. Bunun adil olduğunu düşünmüyoruz.
TBMM’de çok sayıda hukukçu milletvekili var. Bu vekiller siyasi polemikler yerine bu ceza kanunlarıyla biraz ilgilenirlerse, toplumsal barışa ve huzura katkı koymuş olurlar. Referandumun ardından mutlak suretle bu işlerin meclise gelmesi gerekir.
-------------------------
Sınıf kapıları…
Sık sık ajanslara benzer haberler düşüyor. Dün de bunlardan biri Aydın’dan geldi. Teneffüse çıkmak isteyen bir öğrencinin koluna sınıf kapısının kolu saplanmış. Yıllardır bu tür kazalar yaşanıyor. Ancak bu kapı kolları için bir türlü önlem alınmıyor, alınamıyor.
Özellikle ilk ve ortaokul öğrencileri enerji dolular. Bu tür kazaların önüne geçmek için bu kapı kolları kapalı sistem olarak yapılsa sorun belki kökünden çözülecek. Kapılar itmeli olarak açılıp kapanır ve bu tür kazalar olmaz. Geçtiğimiz yıllarda benzer bir olaya şahit olmuştum. Koridorda çocuklar koşuştururken açılan kapının kolu 3 sınıf öğrencisi dünya güzeli bir kız çocuğunun yanağını parçalamıştı. Çocuk onlar oynayacak koşturacak. Büyükler de okulları onlara göre dizayn edecek. Kapılara ve kollarına çözüm bulmak bu kadar mı zor Allah aşkına. Otomobillerdeki gibi kapı kolları takarsınız olur biter. Bir yavrumuzun için bile okullar fiziki şartlarıyla tehlike oluşturmamalı. Bu kadar kazaya ve yaralanmaya, hatta sakat kalmaya rağmen neden bu kapı kolları ile ilgili bir adım atılmaz.
---------------------------------
Memur-Sen’e davet tercih “evet”
Referanduma iki aydan daha az bir süre kaldı. Meydanlar şenlenmeye başladı. Siyasi partilerin önümüzdeki haftadan itibaren mitinglerde meydanlarda olacaklar. Türkiye’nin geleceğini çok yakından ilgilendiren Anayasa değişikliği referandumu için Türkiye’nin en büyük memur sendikaları konfederasyonu da sahaya iniyor. Memur-Sen süreç boyunca sahalarda olacak ve anayasa değişikliğinin neden gerekli olduğunu, sistem değişikliğinin ülkeye ve vatandaşa kazandıracaklarını anlatacak. Memur-Sen, il merkezleri ve ilçelerde yapacağı toplantılarda bilgilendirme yapacak ve “evet” tercihi yönünde iradesini sahaya sürecek. Sendikal faaliyetlerin yanı sıra sivil toplum örgütü olarak toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen ve irade koyan Memur-Sen her dönem olduğu gibi bu dönemde yine milletten yana, ülkenin geleceğinden yana tavrını sahalarda net bir şekilde gösterecek. Memur-Sen referandum sürecinde “Memur-Sen’e davet tercih evet” sloganını kullanacak. Kamu çalışanlara süreçte Memur-Sen’e davet edilirken, referandumda da evet oyu istenecek. Böylece en büyük memur teşkilatı olan Memur-Sen, en etkin sivil toplum kuruluşları arasındaki yerini bir kez daha tescilleyecek.
---------------
Mobil ödeme kazığına dur de…
Cep telefonlarında yanlışlıkla onaylama sonucu kabaran faturalar vatandaşların canını yakıyor. Tamamen kullanıcılara tuzak şeklinde hazırlanan uygulamaları onaylandıktan sonra vazgeçseniz bile ödemeyi yapmak zorunda kalıyorsunuz. Böylece hiç kullanmadığınız uygulamalar için 50-100 belki daha fazla para ödemek zorunda kalıyorsunuz. İnternete bu anlamda da bir düzenleme gerek ama siz düzenlemeyi beklemeyin. Bu arada cebinizden onca para çıkmasın. Kapatın mobil ödemeyi, sürpriz faturalarla karşılaşmayın. Bu özelliğe ihtiyaç duymuyorsanız, kullandığınız operatöre atacağınız bir mesajla özelliği kapatabiliyorsunuz. Türk Telekom hattı için MOBİLODEME boşluk İPTAL YAZIK 5555’E mesaj atmak yeterli. Vodafone’de MOBİLÖDEME boşluk KAPAT yazıp 7878’e, Türkcell’de ise MOBİLÖDEME boşluk iptal yazıp 2222’ye kısa mesaj atarak bu riski önleyebilirsiniz.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,