Türkiye’nin en büyük memur sendikaları konfederasyonu olan Memur-Sen’e bağlı Sağlık Sen’in Bursa şubesinde kongre süreci işliyor. Kongrede iki aday yarışacak ancak 14 yıldır koltukta olan Gökhan Yünkül’e tepkiler her geçen gün artarken, ortaya atılan iddialar sağlık alanında yaşananları da ibretle gözler önüne seriyor.
Sağlık-Sen’in 14 yıldır başkanlığını Gökhan Yünkül yürütüyor. Geçen kongre öncesi son kez aday olduğunu söylemesine rağmen malum Türkiye’de koltuklar tatlı, bir kez daha aday olmaya yöneldi. Yünkül’ün aday olması ile birlikte tepkiler de yükselmeye başladı. Nöbetçi Gazete’den Gazeteci Lale Akasoy’un üst üste yazdığı kongre süreci yazılarının altına sağlık çalışanlarının feryatları yorum olarak uzadıkça uzuyor.
Arayarak yaşananları anlatan ve tepkilerini dile getiren onlarca sağlık çalışanını ve kurulan düzeni duyunca “Şaşırmamak, bu nasıl olabilir?” dememek mümkün değil. Gökhan Yünkül’e biraz bakalım. Aslında kamu yönetimi mezunu olan Yünkül, daha sonra açıktan okuyarak sağlık memuru oluyor. Hastanede santral memuru olarak başlayan Yünkül, siyaseti kullanarak yükselişe geçiyor ve Atama Şube Müdürlüğü’ne kadar ilerliyor.
Nöbet tutulan bir görevde hiç olmuyor. Neyse 28 Şubat zulmünün milletimizin üstüne ağır şekilde çöktüğü süreçte 1998 yılında Yusuf Bedir öncülüğünde kurulan Sağlık-Sen’e 2012 yılındaki kongrede Yusuf Bedir’e karşı kazanarak başkan olan Gökhan Yünkül, o tarihten beri bu koltuğu koruyor.
Sağlıkta yıllardır sendikasının atama ve yer değiştirmelere müdahil olması, bu alanda liyakat tartışmalarının öne çıkmasının en önemli nedenlerinden biri de Yünkül ve ekibinin yönetimde kalma kaygısıyla kadrolaşma yapmalarından da kaynaklanıyor. Ancak ilginç bir iddia da şu ki Yünkül, 12 bin üyeyle aldığı Sağlık-Sen’i 5-6 bin üyeye kadar geriletti. Hatta Yünkül, mayıs ayında sendikanın başından beri en güçlü olduğu Yüksek İhtisas Hastanesi’nde yetkisi Türk Sağlık-Sen’e kaptırdı.
Gökhan Yünkül ile ilgili tartışmalardan bir diğeri ise sendikanın yeni şubelere olanak vermemesi. Oysa Şehir Hastanesi, Yüksek İhtisas ve Çekirge Devlet Hastanesi için şube kurma şartları gerçekleşmiş durumda. Bir başka iddia ise hemşire olan eşinin asla nöbetli yerlere görevlendirilmediği. Bu iddianın bir aşama ilerisi ise Yünkül’ün çevresindeki sağlık çalışanlarını da nöbetli yerlere görevlendirilmesine imkan vermediği doğrultusunda.
Yine sendika ile ilgili sendika üyelerinin sorunlarıyla ilgilenilmediği, avukat lazım olduğunda avukat görevlendirilmediği, doğru düzgün iletişim hattı olmadığı gibi güncellenen bir internet sayfası olmadığı, avukatlarının kim olduğunun üyeler tarafından bilinmediği gibi bir çok konu gündeme getiriliyor.
Kongre sürecinde delege seçimlerinin panolara asılarak ilan edilmesi gerektiği ancak Yünkül ve ekibinin bunu yapmadığı söylenirken, yine bazı kendisine yakın isimlerin üyeleri arayarak ““Gökhan Bey'e oy atın. Fotoğrafını da çekip bana gönderin... Yarın bir gün sendikaya işiniz düştüğünüzde Gökhan Bey'e attığınız oyun fotoğrafını gösteririm size yardımcı olur. Yoksa işiniz olmaz!” diye baskısı yaptıkları da süreçte en fazla konuşulan iddialar arasında yer alıyor.
Gökhan Yünkül ile ilgili bir diğer eleştiri ise sendikal faaliyetlerle ilgili. Sağlık çalışanlarının sorunlarını dile getirmek, onları çözmek, tüm sağlık çalışanlarının hakları için mücadele etmek, eylem yapmak gibi ana görevleri yerine, İHH başta olmak üzere STK’ların düzenlediği ve milletimizin hassasiyet gösterdiği farklı eylemlerde boy göstermesi. Pek tabiki her bireyin Gazze başta olmak üzere insanlık dramları, 15 Temmuz gibi ülkeyi ve milleti hedef alan başkaldırılara karşı yapılan etkinliklere katılıp destek vermesi gerekiyor. Ancak aynı zamanda asıl görev alanında da ses çıkarmak gerekiyor. Dolayısıyla ana işini bırakıp, sağlık çalışanlarının onca sorununu dillendirmek ve gerekirse onlar için eylem yapmaktan imtina etmesi de Yünkül’le ilgili eleştirinin yükselmesinin bir başka nedeni olarak ortaya çıkıyor.
Yenilenen makam aracı, şube müdürlerinin delege yapılması gibi daha bir çok şikayet geliyor. Umuyoruz ki kaosa dönen Sağlık-Sen konusu bir an önce toparlanır. Konuyu devam edeceğiz….
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Teker 14 yıldır aynı yerde dönüyor!
Türkiye’nin en büyük memur sendikaları konfederasyonu olan Memur-Sen’e bağlı Sağlık Sen’in Bursa şubesinde kongre süreci işliyor. Kongrede iki aday yarışacak ancak 14 yıldır koltukta olan Gökhan Yünkül’e tepkiler her geçen gün artarken, ortaya atılan iddialar sağlık alanında yaşananları da ibretle gözler önüne seriyor.
Sağlık-Sen’in 14 yıldır başkanlığını Gökhan Yünkül yürütüyor. Geçen kongre öncesi son kez aday olduğunu söylemesine rağmen malum Türkiye’de koltuklar tatlı, bir kez daha aday olmaya yöneldi. Yünkül’ün aday olması ile birlikte tepkiler de yükselmeye başladı. Nöbetçi Gazete’den Gazeteci Lale Akasoy’un üst üste yazdığı kongre süreci yazılarının altına sağlık çalışanlarının feryatları yorum olarak uzadıkça uzuyor.
Arayarak yaşananları anlatan ve tepkilerini dile getiren onlarca sağlık çalışanını ve kurulan düzeni duyunca “Şaşırmamak, bu nasıl olabilir?” dememek mümkün değil. Gökhan Yünkül’e biraz bakalım. Aslında kamu yönetimi mezunu olan Yünkül, daha sonra açıktan okuyarak sağlık memuru oluyor. Hastanede santral memuru olarak başlayan Yünkül, siyaseti kullanarak yükselişe geçiyor ve Atama Şube Müdürlüğü’ne kadar ilerliyor.
Nöbet tutulan bir görevde hiç olmuyor. Neyse 28 Şubat zulmünün milletimizin üstüne ağır şekilde çöktüğü süreçte 1998 yılında Yusuf Bedir öncülüğünde kurulan Sağlık-Sen’e 2012 yılındaki kongrede Yusuf Bedir’e karşı kazanarak başkan olan Gökhan Yünkül, o tarihten beri bu koltuğu koruyor.
Sağlıkta yıllardır sendikasının atama ve yer değiştirmelere müdahil olması, bu alanda liyakat tartışmalarının öne çıkmasının en önemli nedenlerinden biri de Yünkül ve ekibinin yönetimde kalma kaygısıyla kadrolaşma yapmalarından da kaynaklanıyor. Ancak ilginç bir iddia da şu ki Yünkül, 12 bin üyeyle aldığı Sağlık-Sen’i 5-6 bin üyeye kadar geriletti. Hatta Yünkül, mayıs ayında sendikanın başından beri en güçlü olduğu Yüksek İhtisas Hastanesi’nde yetkisi Türk Sağlık-Sen’e kaptırdı.
Gökhan Yünkül ile ilgili tartışmalardan bir diğeri ise sendikanın yeni şubelere olanak vermemesi. Oysa Şehir Hastanesi, Yüksek İhtisas ve Çekirge Devlet Hastanesi için şube kurma şartları gerçekleşmiş durumda. Bir başka iddia ise hemşire olan eşinin asla nöbetli yerlere görevlendirilmediği. Bu iddianın bir aşama ilerisi ise Yünkül’ün çevresindeki sağlık çalışanlarını da nöbetli yerlere görevlendirilmesine imkan vermediği doğrultusunda.
Yine sendika ile ilgili sendika üyelerinin sorunlarıyla ilgilenilmediği, avukat lazım olduğunda avukat görevlendirilmediği, doğru düzgün iletişim hattı olmadığı gibi güncellenen bir internet sayfası olmadığı, avukatlarının kim olduğunun üyeler tarafından bilinmediği gibi bir çok konu gündeme getiriliyor.
Kongre sürecinde delege seçimlerinin panolara asılarak ilan edilmesi gerektiği ancak Yünkül ve ekibinin bunu yapmadığı söylenirken, yine bazı kendisine yakın isimlerin üyeleri arayarak ““Gökhan Bey'e oy atın. Fotoğrafını da çekip bana gönderin... Yarın bir gün sendikaya işiniz düştüğünüzde Gökhan Bey'e attığınız oyun fotoğrafını gösteririm size yardımcı olur. Yoksa işiniz olmaz!” diye baskısı yaptıkları da süreçte en fazla konuşulan iddialar arasında yer alıyor.
Gökhan Yünkül ile ilgili bir diğer eleştiri ise sendikal faaliyetlerle ilgili. Sağlık çalışanlarının sorunlarını dile getirmek, onları çözmek, tüm sağlık çalışanlarının hakları için mücadele etmek, eylem yapmak gibi ana görevleri yerine, İHH başta olmak üzere STK’ların düzenlediği ve milletimizin hassasiyet gösterdiği farklı eylemlerde boy göstermesi. Pek tabiki her bireyin Gazze başta olmak üzere insanlık dramları, 15 Temmuz gibi ülkeyi ve milleti hedef alan başkaldırılara karşı yapılan etkinliklere katılıp destek vermesi gerekiyor. Ancak aynı zamanda asıl görev alanında da ses çıkarmak gerekiyor. Dolayısıyla ana işini bırakıp, sağlık çalışanlarının onca sorununu dillendirmek ve gerekirse onlar için eylem yapmaktan imtina etmesi de Yünkül’le ilgili eleştirinin yükselmesinin bir başka nedeni olarak ortaya çıkıyor.
Yenilenen makam aracı, şube müdürlerinin delege yapılması gibi daha bir çok şikayet geliyor. Umuyoruz ki kaosa dönen Sağlık-Sen konusu bir an önce toparlanır. Konuyu devam edeceğiz….