SON DAKİKA
Hava Durumu

Temmuz'un meşhurları Nisanda yoklar mı?

Yazının Giriş Tarihi: 10.02.2017 22:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.02.2017 22:33
Türkiye’yi işgal edip, efendilerine teslim etmek için 15 Temmuz gecesi darbeye kalkışan FETÖ’nün gözü dönmüş katillerine karşı büyük Türk milleti destansı bir mücadele ile cevabını vermişti. Girişimin ilk dakikasından itibaren sokaklara, meydanlara, darbenin hedef aldığı AK Parti binalarına, sokaklara, cadde ve köprülere dökülen millet, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle tam 27 gün meydanlarda demokrasi nöbeti tuttu. Ülkesini, vatanını son ocak sönmeden teslim etmeyeceğini haykırdı bir ulus günler geceler boyunca.



Sonradan ismi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı olarak Şehreküstü Meydanı’nda tutuldu Bursa’da nöbetler. İkinci günden itibaren çok tanıdık isimler geldi meydanda boy gösterdi. Öz çekim yapmalar, televizyon ekranlarında boy göstermeler… Sonra bunların çoğunun sesi kesildi. Birçoğu ortadan kayboldu o günlerden sonra. Bugün Türkiye Cumhuriyeti çok önemli bir kararın daha eşiğinde. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni oylayacak millet. 15 Temmuzda ülkesine sahip çıkan halk, referandum öncesi de düşüncesini gerek sosyal medyada gerekse sokakta açıklıyor. “Evet” diyor ya da “Hayır” diyor. Ama bir şey söylüyor.

Mesela eski İl Başkanı Sedat Yalçın, TESİAD Başkanı İlyas Bozkurt ve ekibi, BESOB Başkanı Arif Tak, İşadamı selim Yedikardeş, siad ve hemşeri dernekleri ne düşünüyor merak ediyoruz? Bunlar birkaç örnek sadece. Burada AK Parti eski Teşkilat Başkanı Tahsin Bulut’u ayıralım. Bulut, cesurca “Hayır” diyeceğin açıklıyor, nedenlerini aktarıyor. Toplumun önde gelen isimlerinin tercih her ne olursa olsun cesur bir şekilde düşüncelerin aktarmalarını bekliyoruz.

Demokrasi meydanlarında nutuk atan birçok bilinen ismi referandumla ilgili düşüncülerini, tercihlerini göremiyoruz. Bunların referandumla ilgili ne düşündüklerini bilmiyoruz. Yoklar. Kimler vardı peki o meydanlarda? Eski ve yeni siyasiler vardı. İş dünyasından birçok isim vardı. Vekillik hayali kuranlar vardı. Terfi bekleyenler vardı. Vardı, vardı, vardı…  Şimdi ortada yoklar.  Yarın referandum günü ve hemen arkasından ortaya çıkacaklar. Seçim lafı duydular mı çıkacaklar. Bugün taşın altına el koymuyorlar ama yarın nemayı toplamak için en önde koşacaklar. Bizde halkta hepsini izliyor. Bizde zamanı gelince hepsini isim isim buradan açıklarız. Ancak yaşanan bu süreç milli duruş sergileyenler ile gayri milli unsurlar arasında bir turnusol görevi görüyor.

“Ülkeler savaşta fakirlerin barışta zenginlerindir” sözünü bir kez daha haklı çıkaranları da alkışlıyoruz sadece…

-------------------

 
“Evet” önde başlar…
 



Türkiye tarihinde 6 defa referanduma gitti. 16 Nisan’da 7. kez referandum için sandık başına gideceğiz. Peki, bugüne kadar referandumlardan ne sonuç çıktı. 6 referandumun sadece birinde “Hayır” sonucu çıkarken, 5’inde halk tercihini  “Evet”ten yana kullandı. Referandumların ikisi darbe anayasaları için yapıldı. !960 darbesinin ardından askerlerin hazırlattığı anayasa 1961’de silahların gölgesinde oylamaya gitti. Sonuç yüzde 61,7 evet, 38,3 hayır ile anayasa kabul edildi. Bir sonraki referandum da yine darbecilerin hazırladığı 1982 anayasası için yapıldı. Yüzde 91,4 evet oyunun kullanıldığı referandum da hayır oyları 8,6 oy ise hayır tercihini kullandı. Askerin baskısı altında gerçekleşen bu referandumların ardından, Türkiye’de yapılan gerçek anlamda ilk referandum 1987 yılında siyasi yasakların kalkıp kalkmaması üzerine yapıldı. 6 Eylül 1987'de yapılan referandumda yüzde 50.16 evet, 4.84 hayır oyu çıktı. Referandum sonucu Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş gibi darbe yönetiminin siyaset yasağı getirdiği isimler tekrar Türk siyasetine geri döndü.

Bundan bir yıl sonra Türkiye bir kez daha referandum için sandık başına gitti ve ilk ve tek hayır kararının çıktığı oylama gerçekleştirildi. Yerel seçimlerin bir yıl önceye alınmasının oylandığı referandumda yüzde 65 hayır, yüzde 35 evet oyu kullanıldı.

HALK VESAYETÇİLERE TOKAT ATTI

Cumhurbaşkanı seçimlerinin yapılması askeri, yüksek yargı ve bürokratik vesayetin engellemesiyle yapılamayınca AK Parti hükümeti cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini halk oylamasına götürme kararı aldı. Yapılan referandumda millet yüzde 68.95 evet oyu ile Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini onayladı. 2010 yılında ise 27 maddelik anayasa değişikliği önerisi halkoyuna sunuldu ve yüzde 58. 88 evet oyuyla kabul edildi.

Yani genel olarak halk “evet” demeye eğilimli. Bugüne kadar yapılan 6 referandumdan sadece 1 tanesi hayır çıkarken geri kalan 5’i evet kararı ile son buldu. Dolayısıyla 16 Nisan 2017 referandumunda “evet” tercihinin bu yönüyle bile bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz.

-------------
Mudanya’da Türkyılmaz’a bir yargı şoku daha


 

Kısa bir özet yapalım önce. Mudanya Belediye Meclisi’nin Kasım ayı oturumunda komisyonun olumsuz görüşüne rağmen Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’a VİP makam minibüsü alınması için bir önerge verildi. Yapılan oylamada CHP’li Melis Üyeleri Mustafa Ay, Metin Uyanık, Metin Bağcı ve Mahmure Uçar, alınmaması yönünde oy kullandı. Bunun üzerine Türkyılmaz, seçimin hemen ardından aldığı istifa dilekçelerini işleme koyarak, bu 4 meclis üyesinin meclisle ilişkisini kesti. Ancak kendi istekleri dışında işleme konulan bu dilekçeleri bu 4 isim yargıya taşıdı.

Yargı kararı ile döndüler

İşte bu 4 meclis üyesinden 3’ü için ilgili nihai karar İstanbul 6. Bölge Mahkemesi’nden geldi. Mahkeme 3 meclis üyesinin geri dönmesine karar verdi. Mustafa Ay ise diğer üyelerden daha geç başvuru yaptığı için kararı gecikti. Önümüzdeki hafta itibariyle onunda geri dönü kararının gelmesi bekleniyor.  Türkyılmaz’ın isteği ile disiplin kurulu tarafından partiden ihraç edilen bu üyeler, önümüzdeki aydan itibaren mecliste bağımsız olarak görev yapacak.

Türkyılmaz ne yapacak?

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz kısa bir süre önce Olay Gazetesi ziyaretinde Gazeteci Mustafa Özdal'a bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Türkyılmaz özetle  “Gelsinler. Geldikleri gibi de giderler” demiş,  “Yargı süreci bitmedi. Tüm hukuki yollara başvuracağız. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bile gideceğim. Bu benim için bir onur meselesidir. O arkadaşlar, sokağa çıkamaz haldeler. Çünkü attıkları imzanın arkasında durmadılar ” ifadelerini kullanmıştı. Yani Başkan konuyu üst mahkemeye Danıştay’a taşıyacak gibi. Oradan da istediği karar gelmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğini söylüyor ama orası biraz karışık. AİHM bireysel haklar konusunda karar veriyor. Bireysel haklarını elinden almak için peşin aldığı istifaları işleme koyarak bir anlamda mağdur ettiği kişileri nasıl şikâyet edecek meçhul.

Son olarak şunu da ekleyelim. Mahkeme kararı ile meclis üyeleri geri döndü dönmesine ama 2 meclise katılamadılar. Bu iki mecliste alınan kararlar artık tartışmalı. Üstelik bu iki mecliste Türkyılmaz ailesiyle de ilgili kararlar var. Birde kamuoyunda tepki çeken arazi satışları var mesela. Yargıya taşınırsa bu iki meclis toplantısının da iptal olma olasılığı var. Yani Mudanya’da işler her geçen gün daha da karışık bir hal alıyor ve ilçe yaşadığı kaosları bir türlü aşamıyor.

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.