SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Turuncudan mora…  Hüzünlü bir Özdilek hikayesi….

Yazının Giriş Tarihi: 05.11.2025 14:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.11.2025 14:56

“Ben sana hiçbir şirketimize ve kurumumuza girmeyeceksin demedim mi? Ne işin var burada” diye yankılandı bir anda Emir Murat Özdilek’in sesi Yalova Özdilek AVM’de. Sıfırdan zirveye çıkan bir başarı hikayesinin içinde Hüseyin Özdilek’in Allah'ın lütfettiği en büyük hediyesi idi tek oğlu Emir Murat Özdilek. Ama belki hayatla en büyük sınavı da olacaktı.

Tokat’ın Erbaa kazasında başlayan ve sınırları aşarak imparatorluğa ulaşan bir hikayenin bugün gelinen noktada enteresan ve biraz da hüzünlü hikayesini anlatayım size bugün.

Peki nereden çıktı Hüseyin Özdilek konusu diye gelebilir aklınıza. Özdilek Holding'in en değerli şeyi hiç kuşkusuz Özdilek logosu. Zaten Hüseyin Özdilek de bazı konuşmalarında tüm varlıklar mı yoksa logo mu sorusuna tartışmasız logo cevabını veriyor. İşte yakın bir zaman önce Özdilek AVM’lerde ilginç bir değişiklik herkesin dikkatini çekmeye başladı.

Öyle ya Türkiye’nin önemli markalarından birisi olan Özdilek çok ama çok radikal bir kararla, zihinlere kazınan Özdilek logosunun yerine yeni bir logo ile AVM’lerinin tabelalarını değiştirmeye başladı. Bilinen beyaz zemin üzerine turuncu harfler yerine mor zemin üzerine büyük harflerle beyaz yazılı Özdilek Park tabelaları asılmaya başlandı. Pek beğenmediğimizi de ekleyelim.

Ancak asıl aklımızı karıştıran ve bu konu nedir diye bakmamıza neden olan gelişme ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Evet Hüseyin Özdilek kendisini emekliye ayırıp holdingin tüm yönetimini ve şirketleri hayatta en değerli varlığı olan oğluna bırakmıştı. Ancak Hüseyin Özdilek sosyal yaşamda da var olan bir kişi.

Geçtiğimiz günlerde Özdilek Holding, Balat’taki yeni konsept Özdilek Gusto Plus Market’i hizmete açtı ve bir tören düzenlendi. Gözler Hüseyin Özdilek’i arada ancak baba Özdilek yoktu. Rahatsız mı diye düşünülse de maşallahı var Hüseyin Özdilek turp gibi. Ama ilk kez Özdilek açılışına katılmadı. Neden acaba…

Şimdi bundan sonrası iş dünyası kulislerinde konuşulanlar. Dilden dile bu hikayeler anlatılıyor. Ne kadarı doğru ne kadarı abartma bilmiyoruz. Hikaye aslında 15 yıl önce başlıyor. Genç bir delikanlı olan Emir Murat Özdilek evlenmek istiyor ve evleneceği hanımefendiyi babasıyla tanıştırıyor. Ancak baba Hüseyin Özdilek bu evliliğe karşı geliyor. Baba oğul arası açılıyor ancak evlilik de gerçekleşiyor. Babasına küsen oğul pılını pırtısını toplayıp ABD’ye gidiyor. Bir süre geçiyor ve oğul dönmeyince Hüseyin Özdilek atlayıp uçağa doğru ABD’nin yolunu tutuyor. Oğlu Emir Murat Özdilek’i ikna eden Hüseyin Özdilek oğlunu da alarak Türkiye’ye dönüyor.

Emir Murat Özdilek veliaht olarak yıllardır zaten Özdilek Holding’de görev yapıyor ve Hüseyin Özdilek’in tek varisi durumunda. Gel zaman git zaman Emir Murat Özdilek 2012 yılında babasının muhalefetine rağmen evlendiği Melis hanımdan 2021’de boşanıyor. Ama hikaye bitmiyor. 2 yıl sonra Emir Murat Özdilek, Melis hanımla yeniden evlenme kararı alıyor. Bu durum yine Hüseyin Özdilek ile oğul Emir Murat Özdilek’in arasının açılmasına yol açıyor. Emir Murat Özdilek bir kez daha ABD’nin yolunu tutuyor. Bir süre sonra Hüseyin Özdilek bir kez daha ABD’nin yolunu tutuyor. Tam bir ay orada oğlunu ikna etmeye çabalıyor.

Emir Murat Özdilek, tüm şirketlerin yönetimini kendisine devretmesi, emekli olması ve hiçbir şeye karışmaması şartlarına bir de hiçbir şirkete müdahil olmama, girmeme şartlarını öne sürüyor. Hüseyin Özdilek oğlunu geri getirebilmek için tüm şartları kabul ediyor. Kendisine bırakılan Yenişehir’deki çiftliğe yerleşiyor.

ABD’den oğlu ile geri dönen Hüseyin Özdilek, kendisini emekliye ayırıyor ve tüm şirketlerin yönetimini oğlu Emir Murat Özdilek’e devrediyor. Bu arada Emir Murat Özdilek Melis hanımla sessiz sedasız bir kez daha evleniyor ancak bu evlilik uzun ömürlü olmuyor. Geçen yıl sansasyonel bir şekilde sona ererken, Murat-Melis Özdilek çifti birbirlerine dava açıyor ve o günlerde magazin basınında sık sık gündem oluyorlar. Neyse burada bırakalım ve asıl konumuza geri dönelim.

Özdilek Holding ve tüm şirketlerde yönetimi ele alan Emir Murat Özdilek, babasının yakın adamlarını değiştirmeye başlıyor. Öyleki yıllarca babası ile yol arkadaşlığı yapmış Özdilek Holding’in büyümesinde katkısı olan isimler birer birer görevden alınıyor ve Emir Murat Özdilek kendi adamlarını buralara yerleştiriyor.

Devamında ise Özdilekpark’larda 50 yıllık logonun yerini mor ve büyük harflerle oluşturulan logo almaya başlıyor. Turuncu renk silinirken binalar mor renklere bürünüyor. Herkesin dikkatini çekmiştir mutlaka mor renkli Özdilek AVM’ler. Belliki oğul Emir Murat Özdilek köklü bir devrim yapıyor Özdilek’te. Ne getirip götüreceğini zaman ortaya koyacak.

Bu olaylar arasında en hüzünlü olanı ise Özdilekpark Yalova tesislerinde yaşanıyor. Hüseyin Özdilek, İstanbul’a giderken Özdilekpark Yalova’ya uğruyor. Baba Özdilek’in AVM’ye geldiğini yöneticileri hemen Emir Murat Özdilek’e iletiyor. Oyalayın geliyorum diyerek aracına atlayan oğul Özdilek soluğu Yalova’da alıyor. Karşısında oğlunu gören baba Hüseyin Özdilek önce şaşırsada anlıyor durumu. Ancak oğlu hiddetle çıkışıyor yöneticilerin yanında babasına, ““Ben sana hiçbir şirketimize ve kurumumuza girmeyeceksin demedim mi? Ne işin var burada”. Burada bırakalım. Sıfırdan hayallerin bile ötesine geçen bir yaşamın son düzlüğünde hüzünlü bir arabesk şarkının sözleri çınlatıyor kulakları…

Otur benim yanıma bi de sen anlat dayı

Sen bir şey anladın mı?

Alan var mı dünyayı

Herkes kucaklayacak elbet dokuz tahtayı

Dertsiz insan yok dayı, gezdim yalan dünyayı

Birinin eksiği var, birinin de fazlası

İkiside dertli yaşamanın gayesi

Kedersiz ömür varmı

Elde değil çaresi

Dertsiz insan yok dayı gezdim yalan dünyayı

Vur kemençeci yayı, düşürmüşüm parayı

Merhemi yok eskinin

Kapatmayı yarayı

Birinin yok ekmeği biri huzur arayı

Dertsiz insan yok dayı gezdim yalan dünyayı

Dermanı bulmak için, servetini harcayi

Dert geldimi insana zengin fakir bakmayi

Kırma birbirini, öğren gönül almayı

Dertsiz insan yok dayı gezdim yalan dünyayı

****

Bu yazıya dipnot: Hüseyin Özdilek’i yakından tanıyan bir dostumla konuşurken ibretlik bir yorumda bulundu. Hüseyin Özdilek’in çalışanlarına karşı tavrı hep tartışılırdı. Çalışanlarına kötü davrandığı, hakaret küfür ettiği biliniyor. Hatta fiili müdahaleye kalkıştığı dövmeye kalktığı da anlatılır durur. Ömrünün son deminde belki de yaptıklarının hesabını bu dünyada da ödeyecek. Allah onun yaptıklarının karşılığını tek evladı vesilesiyle ödetiyor belki de.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.