Kısa bir süre önce görevdeki ili yıllık çalışmalarını aktarmak için bir toplantı düzenleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in belki de toplantının tamamını özetleyen cümlesi, “Kişiye göre değil kanunlara göre belediyecilik” olmuştu. Şadi Özdemir, ciddi anlamda şeffaf ve kurumsal bir belediye yapısı için çaba harcıyor. Bu çerçevede uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptığı isimlere bile kuralların dışında oynama şansı tanımıyor.
Sosyal medya hesaplarından bir açıklama yapan Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ortaklığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği NİLSADER üyeliği ile Nilüfer 16 Tarım Gıda ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinden istifa ettiğini açıklamış Süleyman Ayyılmaz. Süleyman bey ilk olarak Nilkoop’ta karşımıza çıkmıştı. Huzur haklarıyla ilgili skandal adımı kamuoyu gündemine taşımıştık. Yayınımızın ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir müdahale ederek astronomik huzur haklarını düşürmüştü. Yeniden okumak isteyenler için o haberin linki: https://www.sehirmedya.com/ozel-haber/nilufer-de-chp-lilerin-akil-almaz-hakki-huzur-oyunu-415233
Öncelikle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in geride kalan 2 yılda kurumsal şeffaf ve kanunlar çerçevesinde bir belediye yönetimi sergileme gayretinde olduğunu gördüğümüzü ifade edelim. Bir de gerçekten enkaz bir belediye devraldığını ve belediyeyi bir kamu kurumu ciddiyeti ile ilerleyebilir bir hale getirmek için gayret gösterdiğini de ekleyelim. Bu kapsamda eski dostları ya da mücadele arkadaşlarına bile taviz vermediğini birkaç örnekte kamuoyuna da gösterdi. Bunlardan biri belediyenin şirketine yönetim kurulu başkanı olarak atanan İbrahim Mart. İbrahim Mart’ın uygulamaları ve tavırlarına karşı önce yetkilerini elinden alan Şadi Özdemir, bir süre sonra da İbrahim Mart’ın yerine Nilüfer Belediyesi eski başkanlarından Faruk Baykal'ı bu şirketin başına getirdi. Onyıllara dayanan dostluğu ve mücadele arkadaşlığını değil devletin ve belediyenin hali menfaatlerini öne çektiğini gösterdi. İbrahim Mart beyin NİLBEL’i olması gerektiği gibi yönetmediği zaten konuşuluyordu. Sorunu gören Özdemir neşteri vurmaktan da geri durmadı.
Şimdi yeni bir gündem var yine Nilüfer’de. Bu sefer Süleyman Ayyılmaz başrollerde. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan bir açıklama yaparak Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİKOOP) ortaklığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği NİLSADER üyeliği ile Nilüfer 16 Tarım Gıda ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Açıklamasında istifasının ana gerekçeleri yerine siyasi hamaseti öne çıkardı.
Açıklamayı da şöyle aşağıya bırakıp devam edelim;
“Basına ve kamuoyuna… Uzun yıllar birlikte yol yürüdüğümüz, aday adaylığından seçilmesine kadar CHP Nilüfer ilçe örgütü ile birlikte büyük bir kampanya yürüttüğümüz, Nilüfer tarihinin en başarılı sonuçları ile iş başına gelen Nilüfer Belediyesi yönetiminde, bugüne kadar Nilkoop başkanı olarak görev yaptım. Yola çıkarken belirlediğimiz üzere Nilüfer Belediyesinde, kamucu-toplumcu- halkçı bir anlayışı egemen kılma gayreti içerisinde önemli çabalar sarf ettik. Ancak, süreç içerisinde örgütle ters düşüldü hatta zıtlaşılmaya başlandı. Örgütten uzaklaşıldı bizim bu konudaki çabalarımız yetersiz kaldı. Düzenli olarak "itibar" suikastına uğradık, çabalarımız ise değersizleştirilmeye çalışıldı. Belediye başkanının çevresi sistematik olarak değiştirildi, yola çıktıkları yolda bulduklarına tercih edilir oldu. Kamucu-toplumcu yaklaşımdan ziyade "tüccar" zihniyeti ön plana çıkmaya başladı. Haliyle bizim de birlikte yol yürüme imkanımız kalmadı. Bu nedenlerden dolayı deki üyeliğimden, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi NİLKOOP ortaklığından ve Yönetim Kurulu Başkanlığından, Nilüfer16 Tarım Gıda ve Peyzaj Sanayi ve Üyeliğinden istifa etmiş bulunmaktayım.”
Şimdi ne diyor Süleyman Ayyılmaz bey, “Kamucu-toplumcu yaklaşımdan ziyade "tüccar" zihniyeti ön plana çıkmaya başladı”.
Tam da burada akla gelen soru şu; Süleyman bey NİLKOOP’a gelir gelmez ilk yıl huzur hakkını 50’den 60 bin TL’ye, ikinci yıl 60 bin liradan 120 bin liraya çıkartırken ve bunu yönetimdeki meclis üyelerine de uygularken kamucu toplumcu değilmişdiniz? Yoksa size gelince kamu hassasiyeti unutuluyor mu? Doğru düzgün geliri bile olmayan bir kooperatifte siz ve meclis üyelerinin hak ettiğine ikna olmadığımız huzur hakları dağıtılırken bu hassasiyet neden yoktu? Yoksa huzur haklarında yeterince artış olmadığı için bu işi siyasete çekerek, kim olursa olsun haksızlığa yol vermeyen Şadi Özdemir’i hedef yapmaya uğraşmak.
Açıklamalar ikna edici değil. Zaten 3 farklı kurumda görev almak da toplumcu kamucu bir yaklaşımın ilkeleri arasında yer almasa gerek. Bence istifa isabetli olmuş. Ancak açıklama biraz sığ ve inandırıcılıktan da gerçekçilikten de uzak. Başkan Şadi Özdemir’in isabet ettiğini düşünüyorum ve bu isabet rahatsız etmiş belli. Ben ikna olmadım ikna olan anlatabilir mi?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Yol bulamayınca yol almak!
Kısa bir süre önce görevdeki ili yıllık çalışmalarını aktarmak için bir toplantı düzenleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in belki de toplantının tamamını özetleyen cümlesi, “Kişiye göre değil kanunlara göre belediyecilik” olmuştu. Şadi Özdemir, ciddi anlamda şeffaf ve kurumsal bir belediye yapısı için çaba harcıyor. Bu çerçevede uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptığı isimlere bile kuralların dışında oynama şansı tanımıyor.
Sosyal medya hesaplarından bir açıklama yapan Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ortaklığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği NİLSADER üyeliği ile Nilüfer 16 Tarım Gıda ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinden istifa ettiğini açıklamış Süleyman Ayyılmaz. Süleyman bey ilk olarak Nilkoop’ta karşımıza çıkmıştı. Huzur haklarıyla ilgili skandal adımı kamuoyu gündemine taşımıştık. Yayınımızın ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir müdahale ederek astronomik huzur haklarını düşürmüştü. Yeniden okumak isteyenler için o haberin linki: https://www.sehirmedya.com/ozel-haber/nilufer-de-chp-lilerin-akil-almaz-hakki-huzur-oyunu-415233
Öncelikle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in geride kalan 2 yılda kurumsal şeffaf ve kanunlar çerçevesinde bir belediye yönetimi sergileme gayretinde olduğunu gördüğümüzü ifade edelim. Bir de gerçekten enkaz bir belediye devraldığını ve belediyeyi bir kamu kurumu ciddiyeti ile ilerleyebilir bir hale getirmek için gayret gösterdiğini de ekleyelim. Bu kapsamda eski dostları ya da mücadele arkadaşlarına bile taviz vermediğini birkaç örnekte kamuoyuna da gösterdi. Bunlardan biri belediyenin şirketine yönetim kurulu başkanı olarak atanan İbrahim Mart. İbrahim Mart’ın uygulamaları ve tavırlarına karşı önce yetkilerini elinden alan Şadi Özdemir, bir süre sonra da İbrahim Mart’ın yerine Nilüfer Belediyesi eski başkanlarından Faruk Baykal'ı bu şirketin başına getirdi. Onyıllara dayanan dostluğu ve mücadele arkadaşlığını değil devletin ve belediyenin hali menfaatlerini öne çektiğini gösterdi. İbrahim Mart beyin NİLBEL’i olması gerektiği gibi yönetmediği zaten konuşuluyordu. Sorunu gören Özdemir neşteri vurmaktan da geri durmadı.
Şimdi yeni bir gündem var yine Nilüfer’de. Bu sefer Süleyman Ayyılmaz başrollerde. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan bir açıklama yaparak Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİKOOP) ortaklığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği NİLSADER üyeliği ile Nilüfer 16 Tarım Gıda ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Açıklamasında istifasının ana gerekçeleri yerine siyasi hamaseti öne çıkardı.
Açıklamayı da şöyle aşağıya bırakıp devam edelim;
“Basına ve kamuoyuna… Uzun yıllar birlikte yol yürüdüğümüz, aday adaylığından seçilmesine kadar CHP Nilüfer ilçe örgütü ile birlikte büyük bir kampanya yürüttüğümüz, Nilüfer tarihinin en başarılı sonuçları ile iş başına gelen Nilüfer Belediyesi yönetiminde, bugüne kadar Nilkoop başkanı olarak görev yaptım. Yola çıkarken belirlediğimiz üzere Nilüfer Belediyesinde, kamucu-toplumcu- halkçı bir anlayışı egemen kılma gayreti içerisinde önemli çabalar sarf ettik. Ancak, süreç içerisinde örgütle ters düşüldü hatta zıtlaşılmaya başlandı. Örgütten uzaklaşıldı bizim bu konudaki çabalarımız yetersiz kaldı. Düzenli olarak "itibar" suikastına uğradık, çabalarımız ise değersizleştirilmeye çalışıldı. Belediye başkanının çevresi sistematik olarak değiştirildi, yola çıktıkları yolda bulduklarına tercih edilir oldu. Kamucu-toplumcu yaklaşımdan ziyade "tüccar" zihniyeti ön plana çıkmaya başladı. Haliyle bizim de birlikte yol yürüme imkanımız kalmadı. Bu nedenlerden dolayı deki üyeliğimden, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi NİLKOOP ortaklığından ve Yönetim Kurulu Başkanlığından, Nilüfer16 Tarım Gıda ve Peyzaj Sanayi ve Üyeliğinden istifa etmiş bulunmaktayım.”
Şimdi ne diyor Süleyman Ayyılmaz bey, “Kamucu-toplumcu yaklaşımdan ziyade "tüccar" zihniyeti ön plana çıkmaya başladı”.
Tam da burada akla gelen soru şu; Süleyman bey NİLKOOP’a gelir gelmez ilk yıl huzur hakkını 50’den 60 bin TL’ye, ikinci yıl 60 bin liradan 120 bin liraya çıkartırken ve bunu yönetimdeki meclis üyelerine de uygularken kamucu toplumcu değilmişdiniz? Yoksa size gelince kamu hassasiyeti unutuluyor mu? Doğru düzgün geliri bile olmayan bir kooperatifte siz ve meclis üyelerinin hak ettiğine ikna olmadığımız huzur hakları dağıtılırken bu hassasiyet neden yoktu? Yoksa huzur haklarında yeterince artış olmadığı için bu işi siyasete çekerek, kim olursa olsun haksızlığa yol vermeyen Şadi Özdemir’i hedef yapmaya uğraşmak.
Açıklamalar ikna edici değil. Zaten 3 farklı kurumda görev almak da toplumcu kamucu bir yaklaşımın ilkeleri arasında yer almasa gerek. Bence istifa isabetli olmuş. Ancak açıklama biraz sığ ve inandırıcılıktan da gerçekçilikten de uzak. Başkan Şadi Özdemir’in isabet ettiğini düşünüyorum ve bu isabet rahatsız etmiş belli. Ben ikna olmadım ikna olan anlatabilir mi?