SON DAKİKA
Hava Durumu

Zifiri karanlık bir gün 28 Şubat…

Yazının Giriş Tarihi: 28.02.2017 22:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.02.2017 22:30
Türkiye’de vesayet rejiminin dişlerini gösterdiği günler. Milletin hiçe sayıldığı, vesayetçilerin kendilerini devletin sahibi sandıkları günler. Ahmet Necdet Sezer’in AYM Başkanı, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olduğu günler. Çevik Bir denilen ve zalimin demokrasiye, millete, devlete, siyasete balans ayarı yaptığı günler.  Sincan’da Kudüs Gecesi düzenleniyor. Tanklar Sincan’da yürüyor. Sebep? Belli değil. Ali Kalkancı, Müslim Gündüz, Fadime Şahin isimli şarlatanların sahne aldığı günler… Daha niceleri…

Göstere göstere, kanunsuzca, ahlaksızca yapılan darbenin üzerinden henüz 7 ay geçmişti. Alçak darbenin kartondan kahramanı Çevik Bir, dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar’ı ziyaret etti. O gün öğlenden sonra Türkiye’de ilk kez Bursa’da Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazı gitti. Ortaokul ve liselerde başörtüsü ile öğrenciler derse alınmayacaktı artık. Aylardan Ekim’di ve sanırım süre Ekimin 15’inde doldu. Bu ülkenin çocukları o sabah yine okullarına gitmek için yola çıktı. Yaşları 12-17 arasındaki çocukları okullarını kapılarında polis bekliyordu copuyla silahıyla. Asker bekliyordu tüfeğiyle. Giremezsiniz dediler milletin çocuklarına sınıflara. Ya başınızı açarsınız ya da giremezsiniz dediler. Devletin, o göbekli sömürmüş bürokratların siyasetçilerin gösteremediği adamlığı o çocuklar gösterdi. Girmediler o sınıflara. Zulme boyun eğmediler. Zalime fırsat da vermediler. Gözlerinden yaşlar aktı. Vatan bildikleri topraklarda, devlet bildikleri sistem onları okula almıyordu. Ne zulme boyun eğdiler ne okullarını terk ettiler. Okullarının bahçesinde hiçbir taşkınlık yapmadan öylece zalimlerin insafa gelmesini beklediler öylece.

O günler Olay Gazetesi’nin muhabiriyim. Benim görev yerim Nilüfer Anadolu kız İmam Hatip Lisesi. 12-17 yaşları arasındaki kız çocuklarımız o soğukta okul bahçesinde bekliyor. Gözlerinde yaş dillerinde dua var. Okulun kapısında vatan toprağı bekleyen komutan edasında askerler var. Kardeşim Yeşil İmam Hatip’te. Gözüm okul bahçesindeki çocuklarda aklım Yeşil’de kardeşimde. İlk birkaç gün müdahale yok. Çocuklar geliyor bahçede bekliyorlar. Okulu çocuklardan koruyan askerler içerde çay kahve içiyor. Zaman zaman içeri giriyor onlarla konuşuyoruz. Zaman zaman dışarı çıkıp evlatlarımızda. O dönem Nilüfer İHL’nin Müdürü olan Yıldırım MHP Belediye Meclis Üyesi Bekir Turunç kıvranıyor. Dışarıda öğrencileri soğukta onları derse almak istiyor içerde askerler çocukları derse sokmamak için direniyor. Zaman zaman gözlerinin yaşardığını görüyoruz ama çaresiz. Devlet 12-17 yaşındaki evlatlarını düşman olarak belirlemiş ve adeta onlarla savaşıyor.

Sonraki günler Yeşil İmam-Hatip önünde dar sokaklarda yüzlerce polis o çocuklara müdahale etmeye başladı. Çocukların sırtlarında çantaları ile okula girmek istiyor, polis coplarıyla onlara adeta saldırıyor. İçlerinde kadın polisler var ki, aman Allah’ın nasıl bir öfkeyle saldırıyor çocuklara. Sen nasıl ana olacaksın diye geçiyor içimizden. O günler o alçaklar çocuklarımıza saldırdılar. O günlerde sövdüler, aşağıladılar, hakaret ettiler o çocuklara. Sandılar ki bin yıl sürecek bu zulümleri. Sürmedi şükürler olsun. Ne saltanatları kaldı ne zulümleri. Ama o günleri unutmadı bu millet. Ve tam 20 yıl geçti o günlerin üzerinden. Acısı da açtığı yaralar da daha sızlıyor.

Anlatmaya devam edeceğiz…

 

 

-----------------------------

 
Yine By Fidansoy!


Bursa’da ulaşımla ilgili ortaya çıkan her skandalın altında hep aynı ismi görüyoruz Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy. İşte onlara bir yenisi haftasonu yaşanan özürlü bir çocukla babasının özel halk otobüsünden kovulması Türkiye’de gündeme oturdu. Neyde buradaki sorun ailenin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından verilen ve kanunla tüm Türkiye’de geçerli olan özürlü ve refakatçi kartlarının Bursa’da geçerli olmaması. Bursa Özel Halk Otobüsçüleri Odası’nın isteği ile yapılan sözleşmeye bir madde ekleniyor. Özürlü ve refakatçilerine bukart çıkarma zorunluluğu getiriliyor. Yani Burulaş Genel müdürü Levent Fidansoy, kanuna rağmen bakanlığın çıkardığı kartları Bursa’da geçersiz kılıyor. Halk Otobüsleri kendi açılarından haklı olabilirler ve bunu isteyebilirler de Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy buna nasıl geçit veriyor ve bu gücü nereden alıyor onu merak ediyoruz. Yönetmelik ortadayken ve özellikle günübirlik Bursa’ya gelen insanların bu kartla uğraşacak zamanı bile yokken, bu güçlüğü neden onlara çıkarıyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde verdiği talimatla çıkan yönetmelik ve ilgili maddeler şöyle;

Engelliler ve Yaşlılar Bu Haktan Nasıl Yararlanacak?

Ücretsiz seyahat hakkının kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen Ücretsiz Veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğine göre; -65 yaşın üstündeki vatandaşlarımız nüfus cüzdanı ile, -Engelliler ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce verilen “engelliler için kimlik kartı” ile söz konusu haktan yararlanabilecekler. Engelli Kimlik Kartı Olan Engelliler Mevcut Kartlarıyla Ücretsiz Seyahat Hakkından Yararlanabilecekler.

Engel oranı %40’ın üzerinde olan tüm Engelli Vatandaşlar;

-Halen yürürlükte olan 19/07/2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülere Kimlik Kartı Verilmesine Dair Yönetmelik uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerince verilen “Engelliler İçin Kimlik Kartı” ile ya da

-Anılan Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesi ile geçerlilikleri korunmuş olan engelli kimlik kartları ile veya

-Nüfus cüzdanında engel oranı yazılmış olan engelli bireyler engel oranını gösteren nüfus cüzdanları ile bu haktan yararlanabilecek. Böylece engelli kimlik kartı bulunan vatandaşların mevcut kartlarını yenilemelerine gerek kalmayacak.

Ücretsiz Seyahat Hakkından Refakatçisi ile Birlikte Yararlanmak İsteyen Ağır Engelliler ise Yeni Kart İçin Başvuru Yapacaklar: Ücretsiz seyahat hakkından tek başlarına faydalanacak ağır engelli bireyler yukarıda sayılan kimlik kartlarını kullanabilecek. Bu durumda olanların kartlarını yenilemelerine ihtiyaç bulunmamaktadır. Ücretsiz seyahat hakkından refakatçisi ile birlikte faydalanmak isteyen ağır engelli bireylerin ise Engelli Kimlik Kartlarını YENİLEMELERİ gerekmektedir.  Ağır engelli vatandaşların ücretsiz seyahat hakkını refakatçileri ile birlikte kullanabilmeleri için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yeni basılan ve üzerinde “ULAŞIMDA REFAKATÇİ HAKKI VARDIR” ibaresinin yer aldığı kimlik kartını ibraz etmeleri gerekmektedir.

Ücretsiz Seyahat Hakkı İçin Yönetmelikte Belirlenen Kartlar tüm Türkiye’de Geçerli Olacak

Ücretsiz seyahat hakkından, engelliler mevcut engelli kimlik kartları ile yaşlılar ise nüfus cüzdanları ile, sadece yaşadıkları şehirde değil farklı şehirlerde de yararlanabilecek. Belediyelerin taşıma hizmetlerini düzenlemek üzere sağladığı özel taşıma kartlarına sahip olmamak ücretsiz seyahat hakkından faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

----------------------------

 
Kim kurtaracak milleti bu sahtekârlardan…


Kontrolü tamamen devletin elinde olması gereken telefonlar, banka hesapları, Türksat uydu kanalları, radyolar vs. 24 saat insanlar bu argümanlar üzerinden dolandırılıyor. Gün geçmiyor ki dolandırıcılık haberi yansımasın ajanslarına. İyide birader, vatandaş gidip bankada hesap açmaya kalktığında bir dünya evrak isteyip babaannesine kadar inceliyorlar. Cep telefonları keza öyle? Nasıl oluyor da bu çeteler vatandaşı böyle kolay dolandırıyor. Nasıl oluyor da bu sahtekârlara ulaşılamıyor? Gerek cep telefonları, gerek sabit hatlar gerekse bankalar açtıkları hesaplardan sorumlu olsunlar. Devlet yemesin içmesin ve bir an önce bu konuya bir çözüm bulsun.

------------------

 
Para vermeyin polise haber verin!
Son aylarda Bursa merkezli çok acayip dolandırıcılık hikâyeleri duymaya başladık. Bu şebekelerden bir kısmı da çökertildi. Ancak dolandırıcılar durmuyor. Dün de Büyükşehir Belediyesi SMS atarak vatandaşları uyardı.  Uyarı mesajında, "Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan yöneticilerin isimleri kullanılarak çeşitli kişi ve kurumlardan yardım ve bağış adı altında para talep edildiği yönünde ihbarlar gelmektedir. Dolandırıcı olduğu tahmin edilen bu kişilere itibar edilmemesi, elde edilen bilgilerin emniyet birimleriyle paylaşılması rica olunur" denildi. Kısacası telefon edip sizden bilmem kim adına para isteyenleri polise bildirin deniyor. Siz üzerine düşeni yapın bildirin polise.

------------------

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.