Ateşkes için fetva çıktı !

 

 

İçişleri bakanı Efkan Ala’nın, Cizre’de 2-3 gün, Sur’da bir hafta içinde sonuç alacaklarına dair açıklama yapması ile eşzamanlı olarak liberal Soros çocuklarından ateşkes ile ilgili fetvalar ardı ardına gelmeye başladı.

 

Önce Nuray Mert konuştu: Velev ki, önce mevcut iktidar barış sürecinden vazgeçti, savaş siyasetine döndü, sonuçta Kürt siyasi hareketi de aynı yolu izlemeye karar vermedi mi?
Böylece demokratik siyaset rafa kalkmadı mı?
Bu koşullar altında, barıştan, demokrasiden yana olanların, tam bir emrivaki olan “fiili özyönetim inşası ve bunun için gerekirse silahı direniş”i, hiç sorgulamadan desteklemesi nasıl beklenebilir?”

 

Ardından Ahmet İnsel benzer bir yazı yazdı: “Kürt sorununda şiddet yöntemleriyle Türkiye’de hak elde edileceğini düşünenler, esas olarak İslamcı-milliyetçi otoriterliğin yolunu güçlendirirler.
Bu çatışma, ölüm, silahlı direniş hali yıllarca sürebilir.
Şiddet yöntemlerinin baş dönmesi içinde olanlar, Filistin’de neredeyse yarım yüzyıldır bu halin devam ettiğini ve İsrail devletinin kazanmasa bile, zayıflamadığını hatırlamaları gerekir.
Kürt siyasal hareketi, Türkiye’de silahlı mücadele ve şiddet yöntemiyle arkasına dünyadaki bazı otoriter rejimlerin desteğini alabilir.
Buna karşılık Batı dünyası, NATO üyesi Türkiye’deki yönetimden hiç hoşlanmasa bile, son tahlilde hep onun arkasında olacaktır.
Ayrıca, şiddet yöntemiyle elde edilen güç amacına erişse bile, yeniden şiddet üretmesi, şiddete dayanması evrensel bir olgudur.
Bunu hatırlatmak her gerçek demokrat için bir yükümlülüktür.”

Yani, hevaller, batı dünyası savaşı bırakmanızı istiyor. Papuç pahalı.

 

Fetvanın büyüğü bu iki yazıyı alıntılayan Hasan Cemal’den geldi:

Barış artık namlunun ucunda değildir, şiddetle, silahla alınacak mesafe kalmamıştır”

 

Hasan Cemal’in söylediklerinden şunu çıkarmak mümkün:  İyi savaştınız hevaller. Epey işimize yaradınız. Ellerinize kollarınıza sağlık. Ama ‘ARTIK’ ‘barışın tek taraflı değil, iki taraflı çabayı gerektirdiği büyük harflerle yazılma’ sının zamanı gelmiştir. Size ihtiyacımız kalmamıştır.

 

Liberal müftülerden fetva çıkınca Demirtaş ta topa girdi tabii olarak.

Son dönemlerde Demirtaş’ın halini, 6-7 ekim olaylarından sonra kameralar karşısında terlediği halinden daha içler acısı buluyorum. Konuşurken kaşlarını kaldırıyor. Yalan söylediği her halinden belli. Sürekli ajitasyon yapıyor. Özgüvenini yitirmiş. Tehdit savurmak ile ağlamak arası bir git gel yaşıyor. 6 aydır bu ülkenin gençlerinin canını küresel zorbalara satmanın, bölge halkını evinden yurdundan etmenin hesabının sorulacağı günlerin yaklaşmasının stresi yüzüne vurmuş durumdadır.

İşte bu hal içindeki Demirtaş’a göre ‘hendek dediğin nedir ki? Öcalan’ın yapacağı küçük bir açıklama veya yapacağı bir barış çağrısı ile o anda, o dakikada kapanır’

 

Tüm bu açıklamaların içişleri bakanının açıklaması ile aynı dönemde yapılması tesadüf değildir. Temmuz ayından beri yürüttükleri kirli savaş büyük bir hezimetle sona ermek üzeredir. Cizre’de sıkıştıkları yerden ajitasyon yaparak sıvışmak istemektedirler. Sur’da ise 100- 200 metre çapında çemberin içinde hapsolmuş durumdalar.

Tetikçiliğini yaptıkları güçler de başarısız oldukları için doğal olarak onlardan yüz çevirmiş, aralarındaki bağ kaybolmuştur.

 

Yukarıda yazılarından bölümler alıntıladığım Soros çocuklarının gazı ile başladıkları ve sürdürdükleri savaşı onların frene basması ile bitirebileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Buna biz razı olmayacağız. Biz 30- 40 yıl süren ve evlatlarını yitiren bu coğrafyanın barışa emek veren halkları olarak izin vermeyeceğiz. Siz bu coğrafyanın halklarına ihanet ettiniz. Onların canlarını, mallarını, evlerini, birliklerini, barışlarını, huzurlarını… küresel düşmanlarına sattınız.

 

Önce burunlarınız sürtecek, tevbe edeceksiniz. Sonra hesap vereceksiniz… Belki sonra bu halklar sizi affeder.

Bunları yapmazsanız bizden size kocaman bir ‘hadi hadi Soros versin’

 

 

İlginizi Çekebilir

Minimalist yaşam nedir?

Minimalizm son zamanlarda ABD başta olmak üzere Batı dünyasını etkisi altına alan bir düşünce biçimi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir