SON DAKİKA
Hava Durumu

Gıda israfı mutfakta başlıyor

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2022 20:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.02.2022 20:14

Doğal ve temiz üretilmiş gıdaya ulaşmak dünyanın genel sorunu artık. Buna bir de gıda israfı eklenince, beslenme krizi daha da artıyor. Bir yandan obezite sorunu artarken diğer yandan gıdaya ulaşamayan bir grupta insan sayısı giderek artıyor. Araştırmalar, dünyada 1.3 milyar insan yeterli miktarda besine erişemediğini, 2 milyar yetişkin ve 40 milyondan fazla çocuk ise obezite sorunu ile karşı karşıya kaldığını gösteriyor. 


Aynı zamanda dünya üzerinde üretilen besinlerin 3’te 1’inin bilinçsiz tüketim nedeniyle israf ediliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Funda Tuncer, daha az hayvansal gıda tüketilmesini, tahıl, kuru baklagiller, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar, sebze ve meyve gibi besinleri kapsayan sürdürülebilir beslenme modelinin benimsenmesini tavsiye ediyor. Ayrıca, besinlerin yenilebilen sap, yaprak gibi diğer kısımlarının da atılmayıp değerlendirilerek tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.


Besinlerin işlenmesi, depolaması, taşınması ve dağıtımı gibi üretim süreçlerinde su ve toprak gibi doğal kaynakların kullanımının söz konusu olduğunu ifade eden Tuncer’in verilerle yaptığı açıklamayı dikkate almak adına sizlerle de paylaşıyorum: “Tarım dünya üzerindeki toprak kullanımının yüzde 48’ini kapsıyor. Buna ek olarak temiz su kullanımının yüzde 70’ini tarım uygulamaları oluşturuyor. Endüstrileşme ve beslenme alışkanlıklarının değişimiyle üretim sistemlerinin doğal kaynakların bozulmasına sebebiyet verdiğini söyleyebiliriz. Buna ek olarak dünya üzerinde üretilen besinlerin üçte biri israf ediliyor veya bilinçsizlik nedeniyle kayba uğruyor.” 


Öğretim Görevlisi Funda Tuncer, dünya nüfusunun mevcut verilerle 2050 yılında 10 milyar olacağı ve küresel ısınma nedeniyle dünyanın sıcaklığının da 2 derece artacağının tahmin edildiğini vurgulayarak neden önlem alınması gerektiğini anlattı: “Önlem alınmazsa günümüzdeki hayvansal kaynaklı ve işlenmiş besinlerin yoğun olarak tüketildiği beslenme alışkanlıkları ile kronik hastalıklar, mevcut besin üretim sistemleri ile sera gazı, azot ve fosfor kirliliği artacaktır. Buna ek olarak bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliği ile su ve toprak kirliliği nedeniyle besin üretimi de azalacaktır. Bu nedenle nüfus artışı ile yeterli ve besleyici besin teminin sağlanması ve gelecekteki doğal kaynakların devamı için besinlerin üretim ve tüketiminde bir takım önlemler alınmalıdır.” 


Gıda israfını önlemenin ilk adımı ise mutfaktan başlıyor: “Besinlerin yenilebilen sap, yaprak gibi diğer kısımlarının da atılmayıp değerlendirilerek tüketilmesi gerektiği belirtiliyor. Sürdürülebilir beslenmede bir bölgeye özgü olan besinler tüketim çeşitliliği sağlıyor. Buna ek olarak yerel besinlerin taşınması gerekmediğinden ulaşım sırasında meydana gelen sera gazı salınımının önüne geçmesi nedeniyle daha çevreci olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle yaşanılan bölgede yetişen besinlerin ağırlıklı olarak tüketimi tercih edilmeli.” 
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.