SON DAKİKA
Hava Durumu

Kış aylarının olmazsa olmazı ; Enfeksiyon 

Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2023 22:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.01.2023 22:25

Kış hastalıklarının çoğunluğunu enfeksiyon; yani mikrobik hastalıklar oluşturuyor ne yazıkki. Kış aylarında havanın soğuması, hava kirliliğinin artması, toplu ve sıkışık ortamlarda yaşanılması, özellikle çocukların maruz kaldığı soğuk algınlığının sürekli bulaşması sonucunda karşımıza çıkıyor. 


Konu ile ilgili, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seda Tural Önür de üst solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Önür, sıklıkla düşmeyen ateş şikayetiyle karşılaştıklarını ifade ederken gelişigüzel ilaç kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Üst solunum yolu hastalıklarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seda Tural Önür, şu uyarılarda bulundu: “Özellikle kış aylarında hava kirliliğinin de artmasıyla beraber bağışıklık etkileniyor ve solunum yoluyla bulaşan hastalıklar, kapalı ortama girmenin artmasıyla sık görülüyor. Viral enfeksiyonlar şu sıralar çok ciddi bir artışla hastalarımızın acile başvurmalarına neden oluyor. Bu hastalarımız nefes darlığı, öksürük ve dirençli bir ateş şeklinde karşımıza geliyor. Ateş düşürücü ilaca rağmen yüksek düzeylerde 39 derece civarında ateşler görebiliyoruz. Kapalı ortamlarda maskesiz dolaşımın artması, bir dönem tabi ki yoğun maske kullanımıyla beraber bağışıklık sistemimiz de zayıfladı. Buna bağlı olarak da enfeksiyonlara daha açık bir hale geldik. Her yıl virüsler bir değişime uğruyor bir önceki yıldan daha dirençli ve daha kuvvetli olanlar daha etkin bir patojen haline geliyor. Bunların bire bir tanımlaması bazen mümkün olmayabiliyor. RSV, sık gördüğümüz bir virüs türü, influenza türleri hala sık görülen türler olarak karşımıza çıkıyor. İlk başlangıçta hafiftir geçer diye kendilerine dikkat etmeme durumu söz konusu olabiliyor ama bunun üzerine bakteriyel enfeksiyonlarda sıklıkla eklenebiliyor. O yüzden hastalıkları ilk başladığı andan itibaren şikayetlerini yatıştıracak ilaçları alabilmeleri adına hekime başvurmalarını mutlaka öneririm. Viral enfeksiyonlarda biz mevcut olan şikayetlerin kontrol altına alınmasını hedef olarak alırız. Şikayetlerin başladığı 48 saat içerisinde anti viral dediğimiz ilaçlar eğer hekim tarafından reçetelenir ve uygun görülürse bu hastalarda kullanılabilir. Hastanın şikayetlerinde değişiklik olur, solunum yolları açısından balgam çıkarma ve balgamın renginde değişiklik olur, sarı, yeşil renkli balgam çıkarma gibi şikayetler de eklendiği zaman bu hastalarda bakteriyel enfeksiyonlar da eklenmiş olabileceği için antibiyotiklere gerek duyulabilir. Bir hekimin denetiminde bunların kullanılmasını öneririm. Kendi başlarına eczanelerden ilaç almalarını tavsiye etmem. 65 yaş üzeri ve kronik rahatsızlığı olan tüm kişilerde Dünya Sağlık Örgütü de her yıl grip aşısının yapılması ve grip sezonunda koruyucu önlemlerin alınması gerektiğini zaten bizlere bildiriyor. Halkımızda da kronik hastalıkları olanların çoğunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bu aşı hakkı mevcut, mutlaka dönem geldiğinde yaptırmaları lazım. Doğal yollarla c vitamini takviyesi, mandalina, portakal, greyfurt gibi besinlerle bunların alımı, yapay vitaminlere yönelmektense doğal yöntemlerle c vitamininin alımının arttırılmasını öneririm. Eğer hastalarda altta başka bir solunumsal hastalık varsa su tüketimini yüksek tutabilirler. Bunlar balgamın atımını da kolaylaştırır. Yine balgam birikmeden balgamın çıkarılmasıyla ilgili bir takım solunum teknikleri var. Derin nefes alıp verilmesiyle beraber bu balgamın çıkarılmasını tetikleyecek birtakım hareketler yapılabilir. Mutlaka eğer mümkünse hava kirli bile olsa egzersizden kaçınılmaması lazım. Bu da bağışıklığı arttırıcı bir yöntemdir. Egzersiz yapıldığı zaman da bağışıklık artar. Şu anki durum pandemi öncesi zamana göre birebir aynı diyemeyiz hem nüfusun hem de yaşlanan nüfusun artışıyla beraber daha önceki yıllara göre şu anki enfeksiyon değerleri ve hastaneye başvurularda bir artış söz konusu”


Ateş (39-40 dereceyi bulabilir), üşüme, titreme, bademciklerin şiş, kırmızı olması, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, yutkunmada zorlanma, ağrı veya rahatsızlık hissi, halsizlik, kırgınlık, vücutta yaygın ağrı, eklem ağrıları, boyundaki lenf bezlerinde şişme, hassasiyet, ağrı, baş ağrısı, İştahsızlık, kötü ağız kokusu, ses değişiklikleri... Sizde de bu belirtiler öne çıkıyorsa mutlaka uzmana başvurun.

Sağlıklı günler.
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.