SON DAKİKA
Hava Durumu

Sigara azaltarak bırakılmaz

Yazının Giriş Tarihi: 10.02.2022 20:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.02.2022 20:31

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Sergi Salonu şimdilerde ilginç bir sergiye ev sahipliği yapıyor; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sigarayla mücadele çerçevesinde başbakanlığı döneminde sigarayı bırakmaya ikna ettiği vatandaşlardan topladığı paketler ve o anlara dair görüntüler ziyaretçilerle buluşuyor. 
Sigara içenlerin çevresindekilere vaadidir, “bir gün bırakacağım” ve hep buna işaret olarak da “ben zaten az içiyorum” ya da “azalttım artık” derler. 
Oysa uzmanların araştırmaları gösteriyor ki, sigara azaltarak bırakılacak bir alışkanlık değil; tıpkı ara sıra içmenin alışkanlığa giden bir yol olması gibi azaltmak da bağımlılıktan kopamamanın işareti. 


Bağımlılık davranışlarını inceleyen ve bağımlılara dair araştırmalar yapan Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Özlem Kızılkurt “sosyal içicilik” kavramının gerçekçi olmadığını belirtiyor ve “senede iki kere içiyorum” diyen kişilerin de bağımlı olma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.


Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, sigara bağımlılığının ciddi bir bağımlılık türü olduğunu şu sözlerle anlatıyor:  “Sigara bağımlılığı insanların hayatında çok etkili olan, insan yaşamını büyük ölçüde etkileyen, değiştiren ve pek çok zararı bulunan bir bağımlılıktır. Peki, insan sigaranın, bu kadar zararlı olduğunu bilmesine rağmen niye bu kadar çok içiyor? Aslında bağımlılığın tanı kriterlerinden biri de budur. Örneğin 11 tane tanı kriteri varsa bunların iki tanesinden fazlasını karşılıyorsanız bir tanı alıyorsunuz. Bu kriterlerden bir tanesi şudur: Kişinin, kullandığı ya da tükettiği maddenin, kendisine fiziksel ve ruhsal olarak zarar verdiğini bilmesine rağmen kişi, o şeyi tüketmeye veya kullanmaya devam eder. Yani aslında sigara kullanan kişiler bunun zararlı olduğunu ve sağlığa iyi gelmediğini bilirler ve buna rağmen kullanmaya devam ederler. Bu yüzden bu duruma hastalık diyoruz. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır.” 


“Çünkü bağımlılık beynin yapısını değiştiren; beynin ödül merkezini, dur merkezini değiştiren bir hastalık olduğu için baş etmesi zor bir hastalıktır ve bir uzmandan destek almadan mücadele etmesi zordur.” diye devam ediyor Doç. Dr. Özlem Kızılkurt.


Çevremizde sigara içenleri zararlarına dair uyarır ve bırakmasını tavsiye ederiz ancak bu çabamız çok zaman olumlu son uç vermez. Sigara bağımlılığının kişinin ailesiyle ve yakın çevresiyle ilişkilerini de etkileyen bir bağımlılık olduğunu kaydeden Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, özellikle kişinin sigarayı bırakması için yapılan telkin ve tavsiyelerin öfke duygusuna yol açabildiğini söyledi. 


Zaten günümüzde gerek yazılı görsel medya gerekse sürekli etkileşimde olunan sosyal medya aracılığıyla sigara içenler zararlarını da biliyorlar; “Hatta bu durum ilişkileri bile bozabiliyor. Eş, dost, akraba gibi yakın çevrenin sigara kullanan kişiye sigaranın zararlı olduğunu ve kişinin bırakması gerektiğini vurgulaması, kişi için bir anlam ifade etmeyebiliyor. Çünkü kişi zaten bunun farkında. Dünyada sigara kullanıp da bunun zararlı olduğunu bilmeyen ve zararını inkâr eden biri yoktur diye düşünüyorum. Sigara kullanan bir kimse belki kanser gibi neden olduğu hastalıkları bilmese bile, sabah uyandığında nefes darlığı ile uyanmış oluyor ya da yaşam kalitesinin düşmüş olduğunun farkına varmış oluyor. Yani kişi bu zararı göze alarak zaten bu bağımlılığı sürdürüyor. Bu durumda yakın çevrenin tavsiyeleri ve yönlendirmeleri de pek işe yaramıyor aslında. Muhakkak bir uzmandan yardım almak gerekiyor.” 


Sigara kullanan kişilerin zaman zaman “Keşke günde bir-iki adet sigara içsem de bir paket içmesem” ya da “Günde bir-iki sigara içiyorum bağımlı değilim” şeklindeki söylemlerinin doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, “Kişinin bağımlı olup olmamasının tükettiği miktarla bir ilgisi yoktur. Kişinin günde bir-iki tane sigara içmesi, azaltarak bırakmaya çalışması fikri gerçekçi ve etkili değildir. Özellikle bu şekilde bir düşünceyle hareket edenler varsa hiç tavsiye etmediğimi açıkça belirtebilirim. Konu bağımlılıksa azaltarak bırakmak çok gerçekçi bir yaklaşım değildir. Örneğin bir gün kişinin canı sıkılır ya da kişi eşiyle kavga eder, o gün bir paket sigara içebilir.” uyarısında bulundu.


Bazı sigara içenlerde de “sadece arkadaş ortamında içiyorum” diye bir savunma vardır, “sosyal içiciyim” ifadesine de dikkat çeken Doç. Dr. Özlem Kızılkurt,  “Bir kişi bağımlıysa orada artık ‘Ya hep ya hiç’ mekanizması konuşur. Azaltmak, az içmek sigarayı bırakmaya yönelik girişimlerden olamaz. Etkili de olmayacaktır. Bazı maddeler çok hızlı ve çok şiddetli bir şekilde bağımlılık yaptığı için sosyal içicilik gibi bir durum zaten söz konusu değildir. Örneğin ‘Senede iki kere içiyorum’ gibi ifadeler de duyuyoruz ve bu kişilere bağımlı demiyoruz elbette fakat bu kişi bağımlı olma potansiyeli taşıyan bir kişidir.” diyor. 
Tüm bu uyarılar ve gerçeklerle yüzleşmek umalım ki sigara içenleri bırakmak için biraz olsun teşvik edebilsin.

 
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.