SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bir nesli sınavdan sınava koşturuyoruz...

Yazının Giriş Tarihi: 20.06.2026 21:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.06.2026 21:19

Türkiye'de çocuk olmak giderek zorlaşıyor. Çünkü çocuklarımız artık oyun oynayacakları yaşlarda sınavlara hazırlanıyor, hayal kuracakları dönemlerde test çözüyor, kendilerini keşfetmeleri gereken yıllarda puan hesaplıyor.

Daha ilkokul sıralarında başlıyor bu yarış. Önce okul sınavları, ardından bursluluk sınavları, deneme sınavları, LGS, YKS derken gençlerin hayatı adeta bir sınav takvimine dönüşüyor. Her yeni yaş, beraberinde yeni bir sınavı getiriyor.

Geçtiğimiz hafta milyonlarca öğrenci YKS heyecanı yaşadı. Ondan birkaç gün önce ise LGS maratonu vardı. Sınav merkezlerinin önünde bekleyen ailelerin yüzlerine bakınca aslında yalnızca çocukların değil, toplumun tamamının sınav stresine teslim olduğunu görmek mümkündü.

Oysa eğitim sisteminin temel amacı sadece sınav kazandırmak olmamalı. Eğitim; düşünebilen, sorgulayabilen, üretebilen ve mutlu bireyler yetiştirme sanatıdır. Fakat bugün geldiğimiz noktada çocuklarımızın başarıları çoğu zaman çözdükleri soru sayısıyla ölçülüyor.

Bir çocuğa "Ne olmak istiyorsun?" diye sormaktan çok, "Kaç net yaptın?" diye soruyoruz.

Belki de asıl sorunumuz burada başlıyor.

Çocukların yeteneklerini keşfetmelerine fırsat tanımak yerine onları tek tip başarı kalıbının içine sıkıştırıyoruz. Resim yapmayı seven bir öğrenci de, müzikle ilgilenen bir genç de, sporcu olmak isteyen bir çocuk da aynı sınav koridorundan geçmek zorunda kalıyor.

Daha da üzücü olanı, bu yarışın psikolojik bedelinin her geçen yıl ağırlaşması.

Son yıllarda uzmanlar çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluğu, tükenmişlik hissi ve başarısızlık korkusunun arttığına dikkat çekiyor. Çünkü gençlere sürekli olarak şu mesaj veriliyor:

"Bu sınavı kazanırsan değerlisin."

Oysa hiçbir sınav bir insanın değerini belirleyemez.

Sınavlar elbette gerekli olabilir. Eğitim sistemleri belirli ölçme araçlarına ihtiyaç duyabilir. Ancak bir neslin bütün geleceğini birkaç saatlik performansa bağlamak, çocukların omuzlarına taşıyamayacakları kadar büyük bir yük bırakıyor.

Bugün gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey daha fazla test kitabı değil; daha fazla anlayış, daha fazla rehberlik ve daha fazla özgüven.

Çünkü hayat sadece sınavlardan ibaret değil.

Başarılı olmak; iyi bir üniversite kazanmak kadar iyi bir insan olabilmeyi de gerektiriyor. İş birliği yapabilmek, problem çözebilmek, iletişim kurabilmek, hayal kurabilmek ve mutlu olabilmek de eğitimin bir parçası olmalı.

Belki artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Bir nesli gerçekten geleceğe mi hazırlıyoruz, yoksa sadece bir sonraki sınava mı?

Çünkü çocuklarımızın hayatı, sınav sonuçlarından çok daha değerlidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.