Farklı siyasi görüşlerden insanların yaşadığı, farklı meslek gruplarının bulunduğu, farklı yaşam tarzlarının bir arada olduğu bir şehir. Günlük hayatta birçok konuda anlaşamayan insanların olduğu bu şehirde herkesi bir araya getiren ortak bir değer vardır.
Bursa için bu ortak değer hiç şüphesiz Bursaspor’dur.
Bursaspor, yalnızca bir futbol kulübü değildir. O, bu şehrin hafızası, heyecanı, sevinci ve hüznüdür. Bursa'nın sokaklarında büyüyen çocukların hayalleridir. Babadan oğula, dededen toruna aktarılan bir aidiyet duygusudur.
Bunu en yakından kendi ailemde görüyorum.
Eşim ve iki oğlum koyu birer Bursaspor taraftarı. Sezon başlamadan önce maç fikstürüne bakılır, hangi maça gidileceği konuşulur. Kombineler alınır, yeni sezonun heyecanı daha ilk günden evimizin içine kadar girer. Maç günü geldiğinde evde farklı bir atmosfer oluşur. Saatler öncesinden hazırlıklar başlar. Yeşil-beyaz formalar çıkarılır, maç saatine doğru heyecan giderek artar.
Bazen bir galibiyet bütün haftanın mutluluğu olur. Bazen alınan bir mağlubiyet evde sessizliğe neden olur. Ancak sonuç ne olursa olsun değişmeyen tek şey vardır; Bursaspor sevgisi.
İşte bir futbol kulübünü sıradan bir spor takımından ayıran da budur.
Bursaspor'un Türkiye'de kazandığı şampiyonluk elbette tarihe geçmiş büyük bir başarıdır. Ancak Bursaspor'u özel yapan yalnızca kupalar değildir. Onu özel yapan, bir şehrin kimliğinin parçası haline gelmesidir.
Bugün Bursa'nın herhangi bir mahallesine gidin. Bir kahvehanede, bir çay ocağında ya da bir esnaf dükkânında sohbet açıldığında konu bir şekilde Bursaspor'a gelir. Çünkü bu kulüp yalnızca sahadaki 11 futbolcudan ibaret değildir. Bu kulüp milyonlarca hatıranın, dostluğun ve ortak duygunun temsilcisidir.
Son yıllarda yaşanan zorlu süreçler de bunu açıkça gösterdi. Takım alt liglere düştüğünde birçok kişi Bursaspor'un eski günlerine dönemeyeceğini düşündü. Ancak taraftar pes etmedi. Tribünler doldu, deplasman yolları aşındırıldı, şehir takımına sahip çıktı.
Çünkü Bursaspor başarının değil, aidiyetin hikâyesidir.
Günümüzde insanları ortak değerler etrafında toplamak her geçen gün daha zor hale geliyor. Sosyal medya, siyasi tartışmalar ve günlük hayatın stresi insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Ancak Bursaspor söz konusu olduğunda Bursa'nın farklılıkları bir kenara bırakıp aynı hedef için kenetlendiğini görmek mümkün oluyor.
Belki de bu yüzden Bursaspor bir futbol kulübünden çok daha fazlasıdır.
Çünkü Bursaspor, Bursa'nın ortak dilidir.
Ve bu şehirde yaşayan binlerce aile gibi bizim evimizde de yeşil-beyaz renkler yalnızca bir takımın renkleri değil; heyecanın, umudun ve birlikte yaşanan güzel anıların rengidir.
İşte bu yüzden bir şehrin ortak paydası Bursaspor'dur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Azize Yüksel
Bir şehrin ortak paydası neden Bursaspor'dur?
Bir şehir düşünün...
Farklı siyasi görüşlerden insanların yaşadığı, farklı meslek gruplarının bulunduğu, farklı yaşam tarzlarının bir arada olduğu bir şehir. Günlük hayatta birçok konuda anlaşamayan insanların olduğu bu şehirde herkesi bir araya getiren ortak bir değer vardır.
Bursa için bu ortak değer hiç şüphesiz Bursaspor’dur.
Bursaspor, yalnızca bir futbol kulübü değildir. O, bu şehrin hafızası, heyecanı, sevinci ve hüznüdür. Bursa'nın sokaklarında büyüyen çocukların hayalleridir. Babadan oğula, dededen toruna aktarılan bir aidiyet duygusudur.
Bunu en yakından kendi ailemde görüyorum.
Eşim ve iki oğlum koyu birer Bursaspor taraftarı. Sezon başlamadan önce maç fikstürüne bakılır, hangi maça gidileceği konuşulur. Kombineler alınır, yeni sezonun heyecanı daha ilk günden evimizin içine kadar girer. Maç günü geldiğinde evde farklı bir atmosfer oluşur. Saatler öncesinden hazırlıklar başlar. Yeşil-beyaz formalar çıkarılır, maç saatine doğru heyecan giderek artar.
Bazen bir galibiyet bütün haftanın mutluluğu olur. Bazen alınan bir mağlubiyet evde sessizliğe neden olur. Ancak sonuç ne olursa olsun değişmeyen tek şey vardır; Bursaspor sevgisi.
İşte bir futbol kulübünü sıradan bir spor takımından ayıran da budur.
Bursaspor'un Türkiye'de kazandığı şampiyonluk elbette tarihe geçmiş büyük bir başarıdır. Ancak Bursaspor'u özel yapan yalnızca kupalar değildir. Onu özel yapan, bir şehrin kimliğinin parçası haline gelmesidir.
Bugün Bursa'nın herhangi bir mahallesine gidin. Bir kahvehanede, bir çay ocağında ya da bir esnaf dükkânında sohbet açıldığında konu bir şekilde Bursaspor'a gelir. Çünkü bu kulüp yalnızca sahadaki 11 futbolcudan ibaret değildir. Bu kulüp milyonlarca hatıranın, dostluğun ve ortak duygunun temsilcisidir.
Son yıllarda yaşanan zorlu süreçler de bunu açıkça gösterdi. Takım alt liglere düştüğünde birçok kişi Bursaspor'un eski günlerine dönemeyeceğini düşündü. Ancak taraftar pes etmedi. Tribünler doldu, deplasman yolları aşındırıldı, şehir takımına sahip çıktı.
Çünkü Bursaspor başarının değil, aidiyetin hikâyesidir.
Günümüzde insanları ortak değerler etrafında toplamak her geçen gün daha zor hale geliyor. Sosyal medya, siyasi tartışmalar ve günlük hayatın stresi insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Ancak Bursaspor söz konusu olduğunda Bursa'nın farklılıkları bir kenara bırakıp aynı hedef için kenetlendiğini görmek mümkün oluyor.
Belki de bu yüzden Bursaspor bir futbol kulübünden çok daha fazlasıdır.
Çünkü Bursaspor, Bursa'nın ortak dilidir.
Ve bu şehirde yaşayan binlerce aile gibi bizim evimizde de yeşil-beyaz renkler yalnızca bir takımın renkleri değil; heyecanın, umudun ve birlikte yaşanan güzel anıların rengidir.
İşte bu yüzden bir şehrin ortak paydası Bursaspor'dur.