SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Devamsızlık krizi: Okuldan kopuş neden arttı?

Yazının Giriş Tarihi: 20.02.2026 23:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 23:07

Pandemi bitti ama etkileri sınıflarda sürüyor. Son yıllarda okullarda en çok konuşulan başlıklardan biri devamsızlık. Sadece birkaç gün okula gelmeyen öğrenciler değil; haftalarca, hatta aylarca okuldan uzak kalan bir nesil oluşuyor. Peki ne oldu da öğrencilerin okulla bağı bu kadar zayıfladı?

Pandemi süreci, eğitimin doğasını kökten değiştirdi. Uzaktan eğitim bir zorunluluktu ama aynı zamanda alışkanlıkları da dönüştürdü. Ev konforunda, ekran başında sürdürülen dersler; disiplin, rutin ve sorumluluk duygusunu zedeledi. Okulun bir “zorunluluk” değil, “opsiyon” gibi algılanmaya başlaması belki de bu dönemin en kalıcı etkisi oldu.

Ancak mesele sadece pandemiyle sınırlı değil.

Bugün birçok öğrenci için okul, anlamını yitirmiş durumda. “Bu bilgiler gerçek hayatta ne işime yarayacak?” sorusu daha sık soruluyor. Müfredatın günlük yaşamla bağ kurmakta zorlandığı noktada, öğrencinin motivasyonu da düşüyor. Ezbere dayalı, sınav odaklı yapı; öğrenmeyi değil, sadece geçmeyi hedef haline getiriyor.

Bir diğer önemli etken ise psikolojik boyut. Pandemiyle birlikte artan kaygı, yalnızlık ve içe kapanma hali birçok öğrencide kalıcı izler bıraktı. Sosyal ilişkiler zayıfladı, okul ortamına yeniden uyum sağlamak bazıları için düşündüğümüzden çok daha zor oldu. Sessizce okula gitmeyen, ama aslında “yardım isteyen” bir öğrenci kitlesi var.

Ailelerin rolü de bu süreçte kritik. Ekonomik zorluklar, aile içi sorumluluklar ya da eğitim konusundaki ilgisizlik; devamsızlığı besleyen unsurlar arasında. Bazı öğrenciler çalışmak zorunda kalıyor, bazıları ise yönlendirilmediği için okuldan kopuyor.

Peki çözüm ne?

Öncelikle devamsızlığı sadece “disiplin sorunu” olarak görmekten vazgeçmek gerekiyor. Bu bir sonuç; asıl odaklanılması gereken nedenler. Okulu öğrenciler için yeniden anlamlı hale getirmek şart. Daha fazla etkileşim, daha fazla uygulama, daha fazla hayatla bağlantı…

Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmen-öğrenci ilişkisinin derinleşmesi ve ailelerin sürece daha aktif katılması önemli adımlar olabilir. Çünkü bir öğrenci okula gelmiyorsa, çoğu zaman bu bir tercih değil, bir işarettir.

Unutmamak gerekir ki; okuldan kopan bir çocuk sadece derslerden değil, hayattan da uzaklaşma riski taşır.

Asıl mesele devamsızlık değil, aidiyet. Öğrenci kendini ait hissetmediği yere gitmez.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.