SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Herkes masa başı, üretim kime kaldı?

Yazının Giriş Tarihi: 25.03.2026 20:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.03.2026 20:58

Türkiye’de son yılların en büyük çelişkilerinden biri, eğitim ile istihdam arasındaki kopuklukta yatıyor. Her yıl yüz binlerce genç üniversite sıralarından mezun oluyor; ancak sanayi, üretim ve teknik alanlar “eleman bulamıyoruz” diye yakınıyor. Peki sorun nerede?

Bir yanda “okumazsan bir şey olamazsın” anlayışıyla büyütülen gençler, diğer yanda meslek liselerine karşı yıllarca oluşmuş olumsuz algı… Sonuç: Herkes masa başı iş peşinde, ama üretim yapacak insan sayısı her geçen gün azalıyor.

Bugün bir fabrikaya gidin; CNC operatörü, kaynak ustası, teknisyen arıyorlar. Ama başvuru yok. Çünkü gençler için başarı hâlâ beyaz yakalı olmakla ölçülüyor. Oysa dünya değişti. Artık nitelikli ara eleman, birçok masa başı işten daha değerli ve daha kazançlı hale geldi.

Eğitim sistemimiz ise bu dönüşümü yakalamakta zorlanıyor. Mesleki ve teknik eğitim, hâlâ “ikinci seçenek” gibi görülüyor. Oysa gelişmiş ülkelerde durum tam tersi. Almanya gibi ülkelerde gençler erken yaşta üretime yönlendiriliyor, meslek sahibi oluyor ve ekonominin bel kemiğini oluşturuyor.

Bizde ise üniversite sayısı arttı, ama kalite ve yönlendirme aynı hızla gelişmedi. Her ile üniversite açmak, tek başına çözüm olmadı. Diplomalar çoğaldı ama meslekler azaldı.

Bir başka sorun da aile baskısı. Veliler çocuklarını “garantili iş” hayaliyle üniversiteye yönlendiriyor. Ancak sonuç çoğu zaman işsiz bir mezun oluyor. Oysa aynı çocuk, doğru bir mesleki eğitimle daha erken yaşta üretime katılabilir, ekonomik olarak bağımsız olabilir.

Burada sadece gençleri ya da aileleri suçlamak da haksızlık olur. Sistem, üretimi cazip hale getirmeli. Meslek liseleri modernize edilmeli, sanayi ile iş birliği güçlendirilmeli, başarılı öğrenciler bu alanlara teşvik edilmelidir. En önemlisi de “meslek sahibi olmak” toplumda yeniden saygın bir yere oturtulmalıdır.

Çünkü gerçek şu:
Herkes masa başında oturamaz.
Ama herkes üretimin bir parçası olabilir.

Eğer üretim yoksa, ekonomi yoktur.
Ekonomi yoksa, masa da yoktur.

Bugün sormamız gereken soru çok net:
Diploma mı, meslek mi?

Belki de asıl cevap şu:
Diploma tek başına yetmez…
Bu ülkenin üretime, ustaya, teknisyene ve gerçek anlamda iş bilen insanlara ihtiyacı var.

Yoksa yarın, masa başında oturacak masa bile bulamayabiliriz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.