Toplum olarak uzun yıllar boyunca başarıyı yalnızca üniversite diplomasıyla ölçtük. Çocuklarımızın iyi bir gelecek kurabilmesi için tek yolun üniversiteden geçtiğine inandık. Ancak değişen dünya, gelişen teknoloji ve üretim ihtiyaçları bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Bir ülkenin kalkınması yalnızca akademisyenlerle değil, aynı zamanda nitelikli teknik elemanlarla, ustalarla ve meslek sahibi gençlerle mümkündür.
Bugün sanayiden tarıma, bilişimden enerji sektörüne kadar birçok alanda en büyük sorunlardan biri nitelikli ara eleman eksikliğidir. Fabrikalar üretim yapacak teknisyen bulmakta zorlanırken, bazı üniversite mezunları ise kendi alanlarında iş bulmakta güçlük çekmektedir. Bu tablo bize eğitim planlamasında mesleki eğitimin ne kadar kritik bir yere sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Meslek liseleri artık eski algılarla değerlendirilemeyecek kadar önemli kurumlar hâline gelmiştir. Günümüzde birçok meslek lisesi öğrencisi daha okul sıralarındayken üretime katılıyor, staj yapıyor, iş hayatını tanıyor ve mezun olduğunda mesleğini eline almış olarak hayata atılıyor. Üstelik teknolojinin gelişmesiyle birlikte meslek liselerinde verilen eğitim de her geçen gün daha modern ve nitelikli bir yapıya kavuşuyor.
Bir eğitimci anne olarak bu konuda bizzat düşündüğüm ve değerlendirdiğim bir noktayı paylaşmak isterim. Büyük oğlum şu anda fen lisesinde eğitim görüyor ve onun akademik hedefleri doğrultusunda bu okul tercihinin doğru olduğuna inanıyorum. Ancak küçük oğlumun ilgi alanlarını, yeteneklerini ve geleceğin ihtiyaçlarını değerlendirdiğimde onu bir meslek lisesine göndermeyi ciddi şekilde düşünüyorum. Çünkü artık biliyorum ki her çocuğun başarısı aynı kalıptan çıkmıyor. Kimi akademik alanda parlıyor, kimi ise üretirken, tasarlarken ve uygularken kendini gösteriyor.
Önemli olan çocuklarımızı toplumun beklentilerine göre değil, yeteneklerine göre yönlendirebilmektir. Eğer bir öğrenci teknik alanlara ilgi duyuyor, üretmekten keyif alıyor ve uygulamalı öğrenmeye yatkınsa, meslek lisesi onun için üniversiteye hazırlanan bir öğrenciden daha az değerli bir tercih değildir. Tam tersine, doğru seçilmiş bir meslek eğitimi gençlerimize erken yaşta ekonomik bağımsızlık ve güçlü bir kariyer fırsatı sunabilir.
Gelişmiş ülkelere baktığımızda mesleki eğitime verilen önemin tesadüf olmadığını görüyoruz. Almanya başta olmak üzere birçok ülkede mesleki eğitim, ekonomik başarının temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Çünkü üretim olmadan kalkınma, kalkınma olmadan da güçlü bir gelecek mümkün değildir.
Bugün meslek liselerine yapılan her yatırım, yarının sanayisine, teknolojisine ve ekonomisine yapılan yatırımdır. Ülkemizin daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasını istiyorsak mesleki eğitimi hak ettiği yere taşımalıyız.
Unutmayalım ki meslek liseleri sadece okul değildir; üretimin, emeğin ve kalkınmanın yetiştiği üslerdir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Azize Yüksel
Meslek liseleri ülkenin kalkınma üssüdür...
Toplum olarak uzun yıllar boyunca başarıyı yalnızca üniversite diplomasıyla ölçtük. Çocuklarımızın iyi bir gelecek kurabilmesi için tek yolun üniversiteden geçtiğine inandık. Ancak değişen dünya, gelişen teknoloji ve üretim ihtiyaçları bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Bir ülkenin kalkınması yalnızca akademisyenlerle değil, aynı zamanda nitelikli teknik elemanlarla, ustalarla ve meslek sahibi gençlerle mümkündür.
Bugün sanayiden tarıma, bilişimden enerji sektörüne kadar birçok alanda en büyük sorunlardan biri nitelikli ara eleman eksikliğidir. Fabrikalar üretim yapacak teknisyen bulmakta zorlanırken, bazı üniversite mezunları ise kendi alanlarında iş bulmakta güçlük çekmektedir. Bu tablo bize eğitim planlamasında mesleki eğitimin ne kadar kritik bir yere sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Meslek liseleri artık eski algılarla değerlendirilemeyecek kadar önemli kurumlar hâline gelmiştir. Günümüzde birçok meslek lisesi öğrencisi daha okul sıralarındayken üretime katılıyor, staj yapıyor, iş hayatını tanıyor ve mezun olduğunda mesleğini eline almış olarak hayata atılıyor. Üstelik teknolojinin gelişmesiyle birlikte meslek liselerinde verilen eğitim de her geçen gün daha modern ve nitelikli bir yapıya kavuşuyor.
Bir eğitimci anne olarak bu konuda bizzat düşündüğüm ve değerlendirdiğim bir noktayı paylaşmak isterim. Büyük oğlum şu anda fen lisesinde eğitim görüyor ve onun akademik hedefleri doğrultusunda bu okul tercihinin doğru olduğuna inanıyorum. Ancak küçük oğlumun ilgi alanlarını, yeteneklerini ve geleceğin ihtiyaçlarını değerlendirdiğimde onu bir meslek lisesine göndermeyi ciddi şekilde düşünüyorum. Çünkü artık biliyorum ki her çocuğun başarısı aynı kalıptan çıkmıyor. Kimi akademik alanda parlıyor, kimi ise üretirken, tasarlarken ve uygularken kendini gösteriyor.
Önemli olan çocuklarımızı toplumun beklentilerine göre değil, yeteneklerine göre yönlendirebilmektir. Eğer bir öğrenci teknik alanlara ilgi duyuyor, üretmekten keyif alıyor ve uygulamalı öğrenmeye yatkınsa, meslek lisesi onun için üniversiteye hazırlanan bir öğrenciden daha az değerli bir tercih değildir. Tam tersine, doğru seçilmiş bir meslek eğitimi gençlerimize erken yaşta ekonomik bağımsızlık ve güçlü bir kariyer fırsatı sunabilir.
Gelişmiş ülkelere baktığımızda mesleki eğitime verilen önemin tesadüf olmadığını görüyoruz. Almanya başta olmak üzere birçok ülkede mesleki eğitim, ekonomik başarının temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Çünkü üretim olmadan kalkınma, kalkınma olmadan da güçlü bir gelecek mümkün değildir.
Bugün meslek liselerine yapılan her yatırım, yarının sanayisine, teknolojisine ve ekonomisine yapılan yatırımdır. Ülkemizin daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasını istiyorsak mesleki eğitimi hak ettiği yere taşımalıyız.
Unutmayalım ki meslek liseleri sadece okul değildir; üretimin, emeğin ve kalkınmanın yetiştiği üslerdir.