Eğitim sadece okulun dört duvarı arasında verilen bir hizmet değildir. Aynı zamanda evde başlayan, ailede şekillenen ve toplumda tamamlanan bir süreçtir. Bu yüzden velinin eğitime ilgisi değil, nasıl müdahil olduğu asıl tartışılması gereken konudur.
Bugün geldiğimiz noktada veliler iki uç arasında savruluyor:
Ya tamamen ilgisizler ya da fazlasıyla müdahil…
Bir tarafta “Okul ne yaparsa doğrudur” deyip çocuğunu tamamen sistemin insafına bırakan veliler var. Diğer tarafta ise öğretmenin işine kadar karışan, sınav notundan disiplin sürecine kadar her noktada baskı oluşturan veliler…
Peki doğrusu hangisi?
Aslında cevap basit: Ne tamamen dışında, ne de merkezinde.
Velinin görevi öğretmenin yerine geçmek değildir.
Ama tamamen geri çekilmek de değildir.
Çocuğun gelişimini takip etmek, öğretmenle iletişim kurmak, eksikleri görmek ve destek olmak…
İşte sağlıklı veli profili budur.
Ancak son yıllarda farklı bir tablo ortaya çıktı:
Veliler, çocuklarının başarısını bir “prestij meselesi” haline getirdi. Bu durum da öğretmen üzerinde baskı, öğrenci üzerinde ise ciddi bir stres oluşturuyor.
Bugün birçok öğretmen şunu söylüyor:
“Artık öğrenciden çok veliyle uğraşıyoruz.”
Bu cümle aslında sorunun özetidir.
Velinin sürekli müdahalesi, çocuğa şu mesajı verir:
“Sen kendi başına yeterli değilsin.”
Bu da özgüveni zedeler, sorumluluk duygusunu yok eder.
Öte yandan öğretmenin otoritesi zayıflar.
Sınıf içi denge bozulur.
Eğitim süreci sağlıklı ilerlemez.
En tehlikelisi ise şu:
Çocuk, hatalarının sorumluluğunu almak yerine hep bir kurtarıcı beklemeye başlar.
Veliler eğitimin içinde olmalı ama sınırlarını bilmeli.
Öğretmene güvenmeliÇocuğun sorumluluk almasına izin vermeliOkulla iletişimi yapıcı tutmalıMüdahale değil, destek odaklı olmalı
Unutulmamalı ki eğitim bir ekip işidir.
Ama her ekipte herkesin bir rolü vardır.
Veliler eğitime yön vermeye çalıştıkça, aslında sistemin dengesini bozuyor.
Oysa doğru olan, sistemi desteklemek ve güçlendirmektir.
Çünkü mesele sadece bir çocuğun başarısı değil… Bir neslin nasıl yetişeceğidir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Azize Yüksel
Veliler eğitim sistemine ne kadar müdahil olmalı?
Eğitim sadece okulun dört duvarı arasında verilen bir hizmet değildir. Aynı zamanda evde başlayan, ailede şekillenen ve toplumda tamamlanan bir süreçtir. Bu yüzden velinin eğitime ilgisi değil, nasıl müdahil olduğu asıl tartışılması gereken konudur.
Bugün geldiğimiz noktada veliler iki uç arasında savruluyor:
Ya tamamen ilgisizler ya da fazlasıyla müdahil…
Bir tarafta “Okul ne yaparsa doğrudur” deyip çocuğunu tamamen sistemin insafına bırakan veliler var. Diğer tarafta ise öğretmenin işine kadar karışan, sınav notundan disiplin sürecine kadar her noktada baskı oluşturan veliler…
Peki doğrusu hangisi?
Aslında cevap basit: Ne tamamen dışında, ne de merkezinde.
Velinin görevi öğretmenin yerine geçmek değildir.
Ama tamamen geri çekilmek de değildir.
Çocuğun gelişimini takip etmek, öğretmenle iletişim kurmak, eksikleri görmek ve destek olmak…
İşte sağlıklı veli profili budur.
Ancak son yıllarda farklı bir tablo ortaya çıktı:
Veliler, çocuklarının başarısını bir “prestij meselesi” haline getirdi. Bu durum da öğretmen üzerinde baskı, öğrenci üzerinde ise ciddi bir stres oluşturuyor.
Bugün birçok öğretmen şunu söylüyor:
“Artık öğrenciden çok veliyle uğraşıyoruz.”
Bu cümle aslında sorunun özetidir.
Velinin sürekli müdahalesi, çocuğa şu mesajı verir:
“Sen kendi başına yeterli değilsin.”
Bu da özgüveni zedeler, sorumluluk duygusunu yok eder.
Öte yandan öğretmenin otoritesi zayıflar.
Sınıf içi denge bozulur.
Eğitim süreci sağlıklı ilerlemez.
En tehlikelisi ise şu:
Çocuk, hatalarının sorumluluğunu almak yerine hep bir kurtarıcı beklemeye başlar.
Veliler eğitimin içinde olmalı ama sınırlarını bilmeli.
Öğretmene güvenmeliÇocuğun sorumluluk almasına izin vermeliOkulla iletişimi yapıcı tutmalıMüdahale değil, destek odaklı olmalı
Unutulmamalı ki eğitim bir ekip işidir.
Ama her ekipte herkesin bir rolü vardır.
Veliler eğitime yön vermeye çalıştıkça, aslında sistemin dengesini bozuyor.
Oysa doğru olan, sistemi desteklemek ve güçlendirmektir.
Çünkü mesele sadece bir çocuğun başarısı değil…
Bir neslin nasıl yetişeceğidir.