SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yapay zeka sınıflara girdi: Öğretmenin rolü değişiyor mu?

Yazının Giriş Tarihi: 17.02.2026 23:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 23:06

Sınıflar sessizce değişiyor. Tahtalar akıllandı, kitaplar dijitalleşti, ödevler çevrim içi platformlara taşındı. Şimdi ise kapıdan içeri daha büyük bir dönüşüm giriyor: yapay zekâ.

Eskiden öğrenciler bilmedikleri bir konuyu öğretmenlerine ya da ders kitaplarına sorardı. Bugün ise birkaç saniye içinde yapay zekâya soru sorabiliyor, özet çıkarabiliyor, test çözebiliyor, hatta kompozisyon yazdırabiliyorlar. Peki bu tablo öğretmeni gereksiz mi kılıyor? Yoksa rolünü mü dönüştürüyor?

Aslında mesele tam da burada başlıyor.

Yapay zekâ bilgiye erişimi kolaylaştırıyor ama bilgiyi anlamlandırmıyor. Öğrenciye cevabı veriyor ama doğru soruyu sormayı öğretmiyor. İşte öğretmenin yeni rolü tam olarak burada beliriyor: Bilgi aktaran kişi olmaktan çıkıp rehber, yönlendirici ve eleştirel düşünme koçu olmak.

Bugün bir öğrenci matematikte takıldığı soruyu yapay zekâya çözdürebilir. Ama o çözümün mantığını gerçekten kavrayıp kavramadığını kim takip edecek? Hangi hatayı neden yaptığını kim fark edecek? Öğretmen artık sadece “anlatan” değil, öğrenme sürecini izleyen, öğrencinin düşünme biçimini şekillendiren kişi olmak zorunda.

Elbette riskler yok değil. Ödevlerin yapay zekâya yaptırılması, hazır cevaplara alışma, üretmeden tüketme kolaycılığı… Eğer kontrolsüz bırakılırsa yapay zekâ, öğrenmeyi derinleştirmek yerine yüzeyselleştirebilir. Ancak doğru kullanıldığında bireyselleştirilmiş öğrenme için büyük bir fırsat sunuyor. Her öğrencinin hızına, seviyesine ve eksiklerine göre içerik üretme imkânı eğitim tarihinde ilk kez bu kadar güçlü.

Burada asıl soru şu: Öğretmen bu dönüşümün neresinde duracak?

Eğer teknolojiye mesafeli kalırsa sınıfın otoritesi değil, geride kalanı olur. Ama yapay zekâyı bir yardımcı olarak görürse, sınıf içindeki etkileşim güçlenir. Öğrenci araştırır, üretir, sorgular; öğretmen yön verir, tartıştırır, derinleştirir. Belki de ilk kez öğretmenler ezber anlatmaktan kurtulup daha çok düşünmeye zaman ayırabilecek.

Yapay zekâ öğretmenin yerini almaz. Ama öğretmenin yerini yeniden tanımlar.

Geleceğin sınıfında öğretmen kürsüde tek başına bilgi aktaran kişi olmayacak. Öğrencileriyle birlikte öğrenen, teknolojiyi yöneten ve en önemlisi insani bağı kuran kişi olacak. Çünkü hiçbir algoritma, bir öğrencinin gözündeki kaygıyı okuyamaz; hiçbir yazılım, bir çocuğun özgüvenini tek bir cümleyle inşa edemez.

Eğitim her zaman insanla başlar ve insanla şekillenir. Yapay zekâ ise bu yolculukta bir araçtır. Asıl mesele, o aracı kimin ve nasıl kullandığıdır.

Belki de artık öğretmenin rolü azalmıyor, aksine daha da kıymetleniyor. Çünkü bilgi çağında en değerli şey bilgi değil; bilgiyi doğru kullanma becerisidir. Onu kazandıracak olan da hâlâ öğretmendir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.