Bu ülkeye dair ne varsa…

Hem geçmişte hem de şimdilerde; tarihi, sosyal, siyasal, dini, kültürel, bilimsel, uluslar arası ilişkiler olmak üzere, bütün bu alanlarda ne kazandıysak, hepsine hayır dediler. Sadece hayır demekle kalmadılar, her seferinde Batı ile ve batıcılarla iş tutmayı yeğlediler. Ülke ve ülke insanı, neyi kaybederse kaybetsin ama kendileri kazanmalıydılar. Bu fosil kafa, hala devam etmektedir.

Ana Muhalefet Partisi’nin; bu ülke insanının geleceğine ilişkin elle tutulur bir teklifi olduğuna tanık olan varsa söylesin. İktidar olmak istiyormuş gibi yapıyor ama; yaptıklarından anlaşılan o ki, öyle bir dertleri yoktur. Şimdiye kadar kaç seçim yaşadıysak; kendilerini Anadolu insanına anlatmak, Anadolu insanının kırılan gönlünü onarmak, gelecek için umut vadeden projeler anlatmak yerine, adam; seçim kazanmanın kodlarını, ya Almanya’da ya ABD’de, ya da bilmem hangi istihbarat örgütünün brifinglerinde aramayı tercih ediyor.

17- 25 Aralık ve Gezi olaylarında bunların, bu tiplerin cibilliyetlerinin ne kadar sahih olduklarını test ettik. 2019 Mart yerel seçimleri yaklaştı ya, akıl almak için Almanya’ya gitti. Almanya’da kimlerle konuştuğu, buluştuğu, elbette devletin kayıtlarına geçti. Fakat bizi asıl ilgilendiren nokta; Almanya’dan döndükten sonra, işçileri sokağa çağırması, sokağa çıkanların işçi olduğunu çıkmayanların ise işçi olmadığını söylemesi. Bu fosil zihniyeti tanıyorsunuz.

Son bir buçuk asrımızı, üç buçuk soysuza zangoçluk yapmak için yapmadıkları numara, yemedikleri halt kalmadı. Sonuçta koca bir devletin yıkılışını hazırladı bu fosil ve batıcı jakobenist zihniyet. Şimdide aynı kepazelikleri Türkiye için yapmaya çalışıyorlar. Yıllar yılı bir ilkel kabile gibi taklit ettikleri Paris yanıyor. Öyleyse bizde de aynı şekilde insanlar sokağa çıksınlar, belki bize bir ekmek çıkar, diye düşünüyorlar. Anadolu insanından, her seçimde yedikleri tokattan ders almamış bu Batıcı güruh, şimdide, Türkiye tekrar, Gezi günlerine, FETÖ operasyon günlerine dönsün istiyorlar.

Hükümeti eleştirmelerinden bahsetmiyorum keşke eleştirse de biz de iktidarın yanlışlarını görsek de seçimlerde oy verirken düşünsek. Ama bu siyasal eleştiri değil, düpedüz yabancılarla iş tutarak, Türkiye üzerinden yeniden operasyon yapabilir miyizin hesabı içinde, adamlar.

Biraz Kemal’den söz ediyoruz ama o sadece bir figüran. Bu bir zihniyet. Sadece bir siyasi partiyle, bir STK ile ilgili bir durum de değil. İşte o sözünü ettiğimiz batı aklının yetiştirdiği nesebi gayri sahih bir güruh olduğunu söylemeliyim.

Seçimler Türkiye’de yapılacak ve Türkiye’deki seçmenden, yani Anadolu insanından oy isteyecek, ama aklı; gidip Avrupa’da bilmek hangi istihbarat örgütünden, hangi terör örgütünden, ya da kirli emeller için kurulmuş bilmem hangi vakıftan aldığını açık, net bir şekilde gözlemliyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, işçileri sokağa çağırdığı sözlerini, hemen Almanya ziyareti sonrası yapması sizlere de ilginç gelmiyor mu? Kılıçdaroğlu’nun akıl aldığı ‘Açık Toplum Vakfı ve Alman derin devletine hizmet eden kurumların fonladığı sözde gazetecilik merkezi ‘Correctiv’ oluşumu tarafından hazırlanan belgesel ve haberler önceki gece Almanya, Fransa ve İspanya başta olmak üzere 9 ülkede birçok televizyon kanalında aynı anda servis edildi. İsrail, Fransa, İspanya ve Almanya’da bazı gazeteler de doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak yalanları birinci sayfalarına taşıdı.’ Kılıçdaroğlu da böyle odaklarla iş tutmakta beis görmüyor.

Türkiye’deki, işlerini de Kemal Bey yürütüyor görüntüsü veriyor sanki.

İçeride adam gibi politika üretemeyen bir zihniyet, devletin önemli kurumlarını hedef alan çalışmalara bile sesini çıkarmıyor ya da onlarla birlikte hareket ediyorsa, sol siyaset ve muhalefet açısından durum oldukça dramatik olduğunu söylemek gerekir.

İlginizi Çekebilir

Bursaray’a yıldırım düştü!

Bursaray Sırameşeler İstasyonu’ndaki kataner hattına yıldırım düşmesi sonucu yaşanan elektrik kesintisi ve iletim hatlarının zarar ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir