İslam Cumhuriyeti, Humeyni liderliğinde uzun ayaklanmalar sonunda 1 Şubat 1979’da kurulmuştur. Humeyni öngördüğü siyasi düzeni velayet-i fakih diye adlandırmıştır. Humeyni, İslam Cumhuriyetinin kurucu lideriydi, devrimden sonra on yıl yaşadı. Bu sürenin sekiz yılı da Irak’ın saldırısı ile başlayan İran-Irak Savaşı ile geçmiştir. Her iki ülke de bu savaşta büyük kayıplar vermişti. Savaşın ilk yıllarında Irak üstün durumda iken zamanla bu üstünlüğünü kaybetti. Humeyni Ağustos 1988’de Irak Savaşını istemeyerek “zehir içmek” diye niteleyerek bitirmiştir.
Humeyni döneminde Ayetüllah Muntaziri veliaht ilan edilmişken, zamanla bazı konularda Humeyni ile Muntaziri arasında ortaya çıkan görüş ayrılıklarından dolayı, Muntaziri’nin veliahtlığı iptal edilmiş ev hapsinde tutulmuştur. Muntaziri’nin ev hapsi 2009’da ölünceye kadar Hamaney döneminde de devam etmiştir.
Humeyni 1989’da öldüğünde Hamaney 50 yaşındaydı. İlmi kariyeri ve yaşı velayeti fakih olmasına yeterli değilken, Hubregan Meclisi tarafından unvanı yükseltilerek rehber seçilmiştir. Rehber seçilmesine Haşimi Rafsancani öncülük etmiştir. Buna karşılık Hamaney, kendi döneminde Rafsancani’nin cumhurbaşkanı adaylığını önlediği gibi, Tahran Cuma imamlığı yapmasını da engellemiştir.
Velayeti Fakih görüşüne itiraz etmedikleri ve Humeyni döneminde meclis başkanlığı (1982-1989) yapan Ayetüllah Mehdi Kerrubi ile yine Humeyni döneminde başbakanlık yapan Mir Hüseyin Musavi (1981-1989), 2009’dan beri Tahran’da ev hapsinde tutulmaktadırlar. Çünkü 2009’da Yeşil Hareket adıyla başlayan muhalefet hareketine, öncülük etmişlerdir. Yeşil Hareket velayeti fakih görüşüne itiraz etmediği halde sadece Hamaney idaresine muhalefet ettiği için, yaptığı gösteriler kanlı şekilde bastırılmıştır. Velayeti Fakih görüşüne itiraz eden muhalefetin ise İran’da yaşaması mümkün olmamıştır.
Hamaney zaman içinde kendisini mutlak otorite durumuna getirdiği gibi, İran dışında velayeti fakih görüşünü kabul eden Şii nüfus arasında da itaat edilen otorite durumuna gelmiştir. Hamaney döneminde İran dışında Şiiliğin yayılması için büyük gayret edilmiş özellikle Nijerya’da bu dönemde Şiilik yayılmıştır.
Şah döneminde Lübnan Şiileri arasında tesis edilen Emel örgütünü Humeyni yetersiz bulmuş, Hasan Nasrallah ve Suphi Tufeyl tarafından Hizbüllah’ın kurulmasını temin etmiştir. Zaman içinde Hizbüllah İran’ın Lübnan’daki ileri karakolu olmuş, İran’ın İsrail’e karşı ve özellikle 2011’de Suriye’de başlayan Suriye Devrimini bastırmaya çalışan Baas/Esat idaresiyle birlikte 14 yıl boyunca savaşmıştır.
Humeyni döneminde Hizbüllah’ın kurulup silahlandırılması ile başlayan, İran’a vekil güçler temin etme siyaseti, Hamaney döneminde de artarak devam etmiştir. Özellikle Afganistan ve Irak’ta, İran’a bağlı olarak kurulan örgütler aracılığı ile Hamaney, İran siyasetini bu ülkelerde geçerli kılmaya çalışmıştır. Bunun için ilkeli davrandığı söylenemez. Çünkü önce Afganistan ve sonra Irak’ı işgal eden ABD ile İran birlikte hareket etmiştir. Afganistan’da ABD işgali sona erince, İran’ın elinde hiçbir şey kalmamıştır. İran hesabına ABD ile işbirliği yapan Hazaraların güvenliği bile, tehdit altında kalmıştır.
Ancak Irak’ın işgalinde ABD ile birlikte hareket eden Hamaney, umduklarını fazlası ile bulmuştur. Çünkü Irak’ın idaresi İran taraftarı Şiilerin eline verilmiştir. İran bu dönemde Irak’a karşı tek kurşun atmadan, Irak’taki taraftarları (vekil güçleri) ile Irak’ı ele geçirmiştir. Saddam’ın idamını bile İran bağlısı Mukteda Sadr’ın taraftarları “Yaşasın Mukteda” diyerek yapmışlardır. Günümüzde Irak ikinci bir İran durumundadır yani İran hakimiyetindedir. Başından beri İran İslam Cumhuriyetine karşı olan ABD’nin, İran’ı güçlendiren ve Irak’ta hakim olmasını temin etmesi, ABD-İran düşmanlığına karşı kuşkuların doğmasına yol açmıştır.
Hamaney en önemli staratejik hamlesini Suriye Devrimine karşı, Baas/Esat idaresini korumak için yapmıştır. Aslında Suriye ve Lübnan konusunda Şah dönemi ile İslam Cumhuriyeti siyaseti aynıdır. Çünkü Şah, Lübnan Şiilerini Musa Sadr liderliğinde Emel adıyla örgütlemiş, Suriye’de ise Baba Esat ile yakın ittifak kurmuştur. İslam Cumhuriyeti döneminde bu siyaset aynen devam etmiştir.
Ancak Suriye Devrimi beklenenden daha uzun sürmüş (2011-2024), 14 yıl boyunca doğrudan İran askerleri ve Hizbüllah elemanları Suriye halkına karşı Rusya ile birlikte savaşmışlardır. Başta kimyasal silah kullanmak üzere, her türlü kitlesel katliamlar bu dönemde Suriye halkına karşı yapılmıştır. 2016’da Halep’te iç savaşın en şiddetli döneminde Hamaney, “Suriye’de bir cihad kapısının açıldığını, gençlerin ahiretlerini kazanmak için bunun bir fırsat olduğunu” söyleyerek, taraftarlarını Suriye’ye gitmeye çağırmıştır. Suriye Devrimi boyunca Afganistan-Pakistan gibi ülkelerden on binlerce Şii milis, Suriye’ye taşınarak büyük katliamlar yapmışlardır. Ancak 8 Aralık 2024’te Suriye Devriminin zafere ulaşması ile Hamaney, hayatının en büyük yenilgisini yaşamıştır. Suriye’yi Esat ile birlikte kaybetmiştir.
Hamaney’in terekesine bakıldığında, 37 yıllık rehberlik döneminde, İran dışındaki Şiiler arasında İran taraftarlığını arttırmış, ABD ile işbirliği sonunda Irak’ı ele geçirmiştir. Ancak 28 Şubat 2026 sabahında başlayan ABD-İsrail saldırısı sonunda Hamaney hayatını kaybetmiştir. Dünya Müslümanları arasındaki dayanışma imkanını, önemli ölçüde yok etmiştir. İran’ın kendisini bile koruyacağı şüpheli bir durum ortaya çıkmıştır. İran halkının mümkün olan en az zayiatla bu savaş felaketini atlatmasını dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr. Selami Saygın
HAMANEY'İN TEREKESİ
İslam Cumhuriyeti, Humeyni liderliğinde uzun ayaklanmalar sonunda 1 Şubat 1979’da kurulmuştur. Humeyni öngördüğü siyasi düzeni velayet-i fakih diye adlandırmıştır. Humeyni, İslam Cumhuriyetinin kurucu lideriydi, devrimden sonra on yıl yaşadı. Bu sürenin sekiz yılı da Irak’ın saldırısı ile başlayan İran-Irak Savaşı ile geçmiştir. Her iki ülke de bu savaşta büyük kayıplar vermişti. Savaşın ilk yıllarında Irak üstün durumda iken zamanla bu üstünlüğünü kaybetti. Humeyni Ağustos 1988’de Irak Savaşını istemeyerek “zehir içmek” diye niteleyerek bitirmiştir.
Humeyni döneminde Ayetüllah Muntaziri veliaht ilan edilmişken, zamanla bazı konularda Humeyni ile Muntaziri arasında ortaya çıkan görüş ayrılıklarından dolayı, Muntaziri’nin veliahtlığı iptal edilmiş ev hapsinde tutulmuştur. Muntaziri’nin ev hapsi 2009’da ölünceye kadar Hamaney döneminde de devam etmiştir.
Humeyni 1989’da öldüğünde Hamaney 50 yaşındaydı. İlmi kariyeri ve yaşı velayeti fakih olmasına yeterli değilken, Hubregan Meclisi tarafından unvanı yükseltilerek rehber seçilmiştir. Rehber seçilmesine Haşimi Rafsancani öncülük etmiştir. Buna karşılık Hamaney, kendi döneminde Rafsancani’nin cumhurbaşkanı adaylığını önlediği gibi, Tahran Cuma imamlığı yapmasını da engellemiştir.
Velayeti Fakih görüşüne itiraz etmedikleri ve Humeyni döneminde meclis başkanlığı (1982-1989) yapan Ayetüllah Mehdi Kerrubi ile yine Humeyni döneminde başbakanlık yapan Mir Hüseyin Musavi (1981-1989), 2009’dan beri Tahran’da ev hapsinde tutulmaktadırlar. Çünkü 2009’da Yeşil Hareket adıyla başlayan muhalefet hareketine, öncülük etmişlerdir. Yeşil Hareket velayeti fakih görüşüne itiraz etmediği halde sadece Hamaney idaresine muhalefet ettiği için, yaptığı gösteriler kanlı şekilde bastırılmıştır. Velayeti Fakih görüşüne itiraz eden muhalefetin ise İran’da yaşaması mümkün olmamıştır.
Hamaney zaman içinde kendisini mutlak otorite durumuna getirdiği gibi, İran dışında velayeti fakih görüşünü kabul eden Şii nüfus arasında da itaat edilen otorite durumuna gelmiştir. Hamaney döneminde İran dışında Şiiliğin yayılması için büyük gayret edilmiş özellikle Nijerya’da bu dönemde Şiilik yayılmıştır.
Şah döneminde Lübnan Şiileri arasında tesis edilen Emel örgütünü Humeyni yetersiz bulmuş, Hasan Nasrallah ve Suphi Tufeyl tarafından Hizbüllah’ın kurulmasını temin etmiştir. Zaman içinde Hizbüllah İran’ın Lübnan’daki ileri karakolu olmuş, İran’ın İsrail’e karşı ve özellikle 2011’de Suriye’de başlayan Suriye Devrimini bastırmaya çalışan Baas/Esat idaresiyle birlikte 14 yıl boyunca savaşmıştır.
Humeyni döneminde Hizbüllah’ın kurulup silahlandırılması ile başlayan, İran’a vekil güçler temin etme siyaseti, Hamaney döneminde de artarak devam etmiştir. Özellikle Afganistan ve Irak’ta, İran’a bağlı olarak kurulan örgütler aracılığı ile Hamaney, İran siyasetini bu ülkelerde geçerli kılmaya çalışmıştır. Bunun için ilkeli davrandığı söylenemez. Çünkü önce Afganistan ve sonra Irak’ı işgal eden ABD ile İran birlikte hareket etmiştir. Afganistan’da ABD işgali sona erince, İran’ın elinde hiçbir şey kalmamıştır. İran hesabına ABD ile işbirliği yapan Hazaraların güvenliği bile, tehdit altında kalmıştır.
Ancak Irak’ın işgalinde ABD ile birlikte hareket eden Hamaney, umduklarını fazlası ile bulmuştur. Çünkü Irak’ın idaresi İran taraftarı Şiilerin eline verilmiştir. İran bu dönemde Irak’a karşı tek kurşun atmadan, Irak’taki taraftarları (vekil güçleri) ile Irak’ı ele geçirmiştir. Saddam’ın idamını bile İran bağlısı Mukteda Sadr’ın taraftarları “Yaşasın Mukteda” diyerek yapmışlardır. Günümüzde Irak ikinci bir İran durumundadır yani İran hakimiyetindedir. Başından beri İran İslam Cumhuriyetine karşı olan ABD’nin, İran’ı güçlendiren ve Irak’ta hakim olmasını temin etmesi, ABD-İran düşmanlığına karşı kuşkuların doğmasına yol açmıştır.
Hamaney en önemli staratejik hamlesini Suriye Devrimine karşı, Baas/Esat idaresini korumak için yapmıştır. Aslında Suriye ve Lübnan konusunda Şah dönemi ile İslam Cumhuriyeti siyaseti aynıdır. Çünkü Şah, Lübnan Şiilerini Musa Sadr liderliğinde Emel adıyla örgütlemiş, Suriye’de ise Baba Esat ile yakın ittifak kurmuştur. İslam Cumhuriyeti döneminde bu siyaset aynen devam etmiştir.
Ancak Suriye Devrimi beklenenden daha uzun sürmüş (2011-2024), 14 yıl boyunca doğrudan İran askerleri ve Hizbüllah elemanları Suriye halkına karşı Rusya ile birlikte savaşmışlardır. Başta kimyasal silah kullanmak üzere, her türlü kitlesel katliamlar bu dönemde Suriye halkına karşı yapılmıştır. 2016’da Halep’te iç savaşın en şiddetli döneminde Hamaney, “Suriye’de bir cihad kapısının açıldığını, gençlerin ahiretlerini kazanmak için bunun bir fırsat olduğunu” söyleyerek, taraftarlarını Suriye’ye gitmeye çağırmıştır. Suriye Devrimi boyunca Afganistan-Pakistan gibi ülkelerden on binlerce Şii milis, Suriye’ye taşınarak büyük katliamlar yapmışlardır. Ancak 8 Aralık 2024’te Suriye Devriminin zafere ulaşması ile Hamaney, hayatının en büyük yenilgisini yaşamıştır. Suriye’yi Esat ile birlikte kaybetmiştir.
Hamaney’in terekesine bakıldığında, 37 yıllık rehberlik döneminde, İran dışındaki Şiiler arasında İran taraftarlığını arttırmış, ABD ile işbirliği sonunda Irak’ı ele geçirmiştir. Ancak 28 Şubat 2026 sabahında başlayan ABD-İsrail saldırısı sonunda Hamaney hayatını kaybetmiştir. Dünya Müslümanları arasındaki dayanışma imkanını, önemli ölçüde yok etmiştir. İran’ın kendisini bile koruyacağı şüpheli bir durum ortaya çıkmıştır. İran halkının mümkün olan en az zayiatla bu savaş felaketini atlatmasını dilerim.