SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Macaristan Seçimlerinin Düşündürdükleri

Yazının Giriş Tarihi: 13.04.2026 13:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 13:49

Macaristan’da resmi adıyla Hungarya’da, Viktor Mihaly Orban liderliğindeki iktidar partisi olan Fidesz Partisi (Macar Yurttaşlar Birliği), 16 yıllık iktidar dönem 12 Nisan 2026 Pazar günü, yapılan seçimle sona erdi. Orban yapılan genel seçimde seçimleri kaybetti. Hukukçu olan Orban’ın siyasi anlayışı “aşırı sağ” diye nitelendirilmiştir. 2010 yılından beri aralıksız olarak iktidarı elinde tutmuştur.

Seçimde 8 milyon seçmenin, % 77’si katılması ile Macaristan tarihinde, en yüksek oranda seçmen katılımı gerçekleşmiştir. Bu seçimin sonunda ise Orban’ın Fidesz Partisi % 38, Peter Magyar liderliğindeki Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) % 53 oy oranı ile seçimin mutlak galibi olmuştur. Tisza Partisi 138, Fidesz Partisi ise 54 milletvekili kazanmıştır. Bu sonuca göre Tisza Partisi anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde etmiştir.

Seçimlerden önce ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Macaristan'a gidip doğrudan Orban’a destek verirken her seviyeden AB yetkilisi de doğrudan Peter Magyar’a destek vermiştir. Seçim sonucunu, AB’nin kazanması, ABD’nin kaybetmesi diye açıklamak ta mümkündür.

Orban, özellikle AB çevrelerinin otokrat eleştirilerine maruz kalmıştır. AB ile uyumlu olmamıştır. Zaten Orban AB ile uyumlu olmak yerine ABD ve Rusya ile hatta İsrail ile uyumlu olmayı tercih etmiştir. AB yetkilileri, Orban’ın İsrail ile uyumlu olmasına hiçbir şekilde itiraz etmemişlerdir ancak hem ABD hem de Rusya ile Orban’ın uyumlu olmasını kabullenememişlerdir. Orban Siyonist sayılacak ölçüde İsrail’le yakınlığı olan birisidir. Orban, aynı zamanda Trump, Putin ve Erdoğan'a hayran olmak gibi zor bir işi başarmıştır. Bu hayranlık ne kadar mümkündür sorusu, Orban için yersizdir. Muhtemelen o siyasi çizgisini ifade etmek için bu tür hayranlıklar, icat etmiştir. Orban’ın yerine gelen Magyar’ın Siyonist çizgiden ne ölçüde ayrılacağını zaman içinde herkes görecektir.

Hukuk Devleti tanımı ve uygulamaları hakkındaki görüş ayrılığından dolayı, Orban’ın Fidesz Partisi, Avrupa Birliği, Hristiyan Demokrat siyasi ailesi sayılan Avrupa Halk Partisi (EFP) üyeliğinden ayrılmıştır. Hukuk Devletine AB’de Sosyal Demokratlar kadar, Hıristiyan Demokrat partilerinin sahip çıkması da Türkiye için şaşırtıcıdır. Çünkü Türkiye’de Hukuk Devleti kavramına da sol partilerden çok sağ partiler sahip çıkmaktadır. Avrupa’ya göre, Türkiye’nin sağını sol, solunu da sağ saymak daha gerçekçi olabilir.

Orban, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle AB’nin Rusya için aldığı kararları, Macaristan için bağlayıcı saymamış Rusya ile siyasi ve ticari ilişkilerini arttırarak sürdürmüştür. ABD ve AB, Rusya ile ticari ilişkilerini sürdürenlere karşı yaptırım uygularken, Macaristan’ı bu uygulamanın dışında tutmuşlardır. Bu durum, AB ve ABD’nin iki yüzlü siyasetinin yeni bir örneğini teşkil ederken, Rusya/Putin için de sevindirici olmuştur.

Orban, şiddetli bir mülteci aleyhtarıdır. Hiçbir Suriyeliyi Macaristan'a sokmamakla övünmüştür. Avrupa'da mülteci düşmanlığını sağ partiler, Türkiye’de sol partilerin yapması, Türkiye’de sağın ve solun yer değiştirdiğinin örneklerindendir. Avrupalılar, ekonomi ve sosyal yapı mülahazaları ile mültecilere karşı düşmanca siyaseti tercih etmektedirler. Türkiye’de sol partiler ise mültecilerin Türkiye’yi işgale geldiğini iddia etmektedirler. Türkiye’de sol aynı zamanda Suriye, İran örneğinde olduğu gibi her zaman diktatörlüklerin yanında durmuştur. Türkiye’de kitabi sola uymayan örneklerin yanında, diktatörlük taraftarı, mülteci düşmanı Zafer Partisi Saadet Partisi gibi örnekler de vardır.

Macarların çoğunluğu kendilerini Türk kabul etmektedir. Her ne kadar Macar dili çok fazla değişime uğramış, bilmeyenler için Türk dil ailesinden olduğu hissini vermese bile, bu durum Macarların kendilerini Türk bilmeleri fikrini değiştirmemiştir. Macaristan’a her yıl Türk devletlerinden gelen temsilcilerin katıldığı festivaller yapılmaktadır.

Macaristan’da Türkçülük yerine Turan adı kullanılmaktadır. Türkiye’de kullanılan adıyla Türkçülük akımına 19. Yüzyılda öncülük eden çok sayıda Macar bilgini ortaya çıkmıştır. Arminus Vambery gibi Yahudi asıllı kimseler olduğu gibi Kont Pal Teleki gibi Macar asıllı kimseler de olmuştur. Teleki 1910’da dil ve tarih araştırmaları için Turan Cemiyetini (Turani Tarsasag) kurmuştur. Buna karşılık, İkinci Dünya Savaşında SSCB’nin kazanma ihtimali artınca 1944’te Turancı suçlamasıyla çok sayıda insan tutuklanmıştır.

Macaristan’ın fethedilmesi ve 150 yıl kadar Osmanlı idaresinde kalması, günümüzde Türkler ve Macarlar arasında düşmanlık sebebi değildir. Oysa başka bazı ülkelerin Osmanlılar tarafından fethedilmesi, o ülkelerde Türkiye aleyhine kampanyaların sebebi sayılmaktadır. Macaristan’da günümüzde Türkiye’den giden Türk nüfusu ve Müslüman yoktur. Bu durum Macaristan’da İslam’ın görünür olmasını önemli ölçüde yok etmiştir.

Türkiye ve Macaristan arasında iyi ilişkilerin devam etmesi, Türkiye ve Macaristan kültürlerinin de iyi ilişkilerine yol açacaktır. Seçim sonuçlarını AB yetkileri “Macaristan AB’ye döndü” diye seçimle karşılamıştır. Ancak Macaristan tarihin her döneminde, Avrupa’nın ortasında Avrupalı olmayan muamelesi görmüştür. Türkiye-Macaristan Üniversitesi gibi ortak kurumlar aracılığı ile Türkiye Macaristan kardeşliği yeni içerik ve anlam ile yoluna devam edecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.