15 yaş altı çocukları sosyal medyadan korumak ve İslâmî medya okuryazarlığı
Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2026 10:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 10:24
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve geniş kitlelerce kullanılabilir hâle gelmesiyle medya etkinliğini iyice artırmıştır. Tabiî medya pek de hayırlı işler yapmadığından etkisi de olumlu değildir. Zaten medya tarihine ve kuramlarına bakıldığında görülecektir ki ilk medya araçları olan gazete, radyo ve televizyondan beri kendisinden pek de iyi bahsedilmemektedir.
Medyanın olumsuz etkilerinden nasıl korunmak gerektiğine dair pek çok görüş öne sürülmüştür. Bunlardan literatürde genişçe yer tutanı medya okuryazarlığı eğitimidir. Bu eğitim de kendi içinde korumacı yaklaşım ve eleştirel yaklaşım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Korumacı yaklaşım, özellikle çocuk ve gençlerin medyaya daha az maruz kalmalarına yönelik önlemlerin alınmasını önermektedir. Eleştirel yaklaşım ise medyanın bu denli yaygınlaştığı modern çağda bunun pratik olarak mümkün olamayacağını, dolayısıyla medyayı kullanan bireylere eleştirel düşünme becerisi ve medya bilgisi kazandırılması gerektiğini savunmaktadır.
Literatürde henüz yeri olmayan ama ileride yaygınlık kazanacağını umduğum bir tür medya okuryazarlığı yaklaşımı daha var ki o da İslâmî medya okuryazarlığıdır. İslâmî medya okuryazarlığı, medyayı Allah’ın (c.c.) emir ve yasaklarını dikkate alarak kullanmak demektir. Yani haramlardan sakınarak helâl dairede medyayı etkin ve bilinçli şekilde kullanmak demektir. Bunu yapmak ise sadece medya içeriklerine karşı değil, fakat bütün bir dünyaya karşı eleştirel/ibretli bir bakışla mümkündür.
Bu açıdan, İslâmî medya okuryazarlığı haramdan sakınmakla koruyucu yaklaşıma yakın durmaktadır. Ancak helâl dairede olan medya kullanımında medyanın ekonomi politik arka planına vâkıf eleştirel medya kullanım pratiğini desteklemektedir. Bu yönüyle ise eleştirel paradigmaya yakındır. Bu bağlamda denebilir ki, İslâmî medya okuryazarlığı koruyucu ve eleştirel medya okuryazarlığı yaklaşımları arasında uzlaştırıcı bir rol üstlenmektedir. Öbür taraftan, medya karşısındaki bireye uhrevî bir sorumluluk yüklemekle diğerlerinden ayrışmaktadır.
Şu hâlde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hayata geçirmeyi planladığı düzenlemeyle 15 yaşın altındaki evlatlarımıza, onları sosyal medyanın zararlı etkilerinden korumak amacıyla, sosyal medyaya erişim engeli getirilmesi faydalı bir adımdır. Bununla beraber, evlatlarımıza sosyal medyanın neden zararlı olduğunun anlatılması îcap etmektedir. Hâsıl olacak fayda ancak bu zararlı etkilerin İslâmî cihetle îzah edilmesiyle mümkündür.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekmel KILIÇ
15 yaş altı çocukları sosyal medyadan korumak ve İslâmî medya okuryazarlığı
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve geniş kitlelerce kullanılabilir hâle gelmesiyle medya etkinliğini iyice artırmıştır. Tabiî medya pek de hayırlı işler yapmadığından etkisi de olumlu değildir. Zaten medya tarihine ve kuramlarına bakıldığında görülecektir ki ilk medya araçları olan gazete, radyo ve televizyondan beri kendisinden pek de iyi bahsedilmemektedir.
Medyanın olumsuz etkilerinden nasıl korunmak gerektiğine dair pek çok görüş öne sürülmüştür. Bunlardan literatürde genişçe yer tutanı medya okuryazarlığı eğitimidir. Bu eğitim de kendi içinde korumacı yaklaşım ve eleştirel yaklaşım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Korumacı yaklaşım, özellikle çocuk ve gençlerin medyaya daha az maruz kalmalarına yönelik önlemlerin alınmasını önermektedir. Eleştirel yaklaşım ise medyanın bu denli yaygınlaştığı modern çağda bunun pratik olarak mümkün olamayacağını, dolayısıyla medyayı kullanan bireylere eleştirel düşünme becerisi ve medya bilgisi kazandırılması gerektiğini savunmaktadır.
Literatürde henüz yeri olmayan ama ileride yaygınlık kazanacağını umduğum bir tür medya okuryazarlığı yaklaşımı daha var ki o da İslâmî medya okuryazarlığıdır. İslâmî medya okuryazarlığı, medyayı Allah’ın (c.c.) emir ve yasaklarını dikkate alarak kullanmak demektir. Yani haramlardan sakınarak helâl dairede medyayı etkin ve bilinçli şekilde kullanmak demektir. Bunu yapmak ise sadece medya içeriklerine karşı değil, fakat bütün bir dünyaya karşı eleştirel/ibretli bir bakışla mümkündür.
Bu açıdan, İslâmî medya okuryazarlığı haramdan sakınmakla koruyucu yaklaşıma yakın durmaktadır. Ancak helâl dairede olan medya kullanımında medyanın ekonomi politik arka planına vâkıf eleştirel medya kullanım pratiğini desteklemektedir. Bu yönüyle ise eleştirel paradigmaya yakındır. Bu bağlamda denebilir ki, İslâmî medya okuryazarlığı koruyucu ve eleştirel medya okuryazarlığı yaklaşımları arasında uzlaştırıcı bir rol üstlenmektedir. Öbür taraftan, medya karşısındaki bireye uhrevî bir sorumluluk yüklemekle diğerlerinden ayrışmaktadır.
Şu hâlde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hayata geçirmeyi planladığı düzenlemeyle 15 yaşın altındaki evlatlarımıza, onları sosyal medyanın zararlı etkilerinden korumak amacıyla, sosyal medyaya erişim engeli getirilmesi faydalı bir adımdır. Bununla beraber, evlatlarımıza sosyal medyanın neden zararlı olduğunun anlatılması îcap etmektedir. Hâsıl olacak fayda ancak bu zararlı etkilerin İslâmî cihetle îzah edilmesiyle mümkündür.