Evet, Allah kimseyi dertsiz bırakmasın. Bu bir dua. Beddua değil hem de. Bildiğimiz hayır dua. Eskiler bu duayı çok ederlermiş. Şimdi unutulmuş. Aslında bu duanın derin bir anlamı var. Şöyle ki, dertsiz insanın kafası rahattır, pek çabalamaz bir şeyler için, dünyalığı kadar yaşar gider. Öbür taraftan dertli insan derdine deva bulmak için bir arayışın içerisine girer. Aradığını bulmak için de devran olur (gezer). Gezen kimse de dünyada hayranlık veren şeylerle karşılaşır. Bu hayranlık kişiyi meraka sürükler, merak da dikkati getirir. Bunun sonucunda kişi bir şeyler öğrenir. Meşhur sözdür; ilim hayretle başlar, öğrenme dördüncü aşamada gerçekleşir. Bu aşamalar sırasıyla; hayret, merak, dikkat, öğrenmek. İşte, insan hayret etmeli, şaşırıp kalmalıdır. Bu ise ancak bir arayış sonucunda gerçekleşebilir. Dertli insan da bir arayışın içinde olan insandır. Derdine deva için hem fiziki âlemde hem de manevi âlemde gezintiye (arayışa) çıkar. Bunun sonucunda hayranlık duyacağı şeylerle karşılaşır ve nihayetinde ilim sahibi olur.
Tasavvuf edebiyatında “gel devran olalım, seyran olalım, heyran olalım” mealinde pek çok beyit yazılması bu anlayışın bir tezahürüdür. Derviş neden hep gezer? Çünkü o dertlidir. Allah ile dertlenmiştir, hak için dertlenmiştir ve bir arayışın içerisindedir. Hakkı bulmak için gezer durur. Ama bulmak güçtür. Ne demiş eskiler: Aramakla bir şey bulunmaz fakat bulanlar hep arayanlardır…
Bir Hikâye
Bir rivayete göre Âdem babamız ile Havva vâlidemiz cennetten kovulup yeryüzüne gönderildiğinde birbirlerini bulmak için uğraşmışlar. Âdem babamız gündüzleri aramış geceleri dinlenmiş; Havva vâlidemiz ise hem gündüz hem gece aramış fakat bulunca da umursamaz davranmış.
Bir Söz
Hayat geriye bakarak anlaşılır, ileriye bakarak yaşanır. (Soren Kierkegaard)
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekmel KILIÇ
Allah kimseyi dertsiz bırakmasın
Evet, Allah kimseyi dertsiz bırakmasın. Bu bir dua. Beddua değil hem de. Bildiğimiz hayır dua. Eskiler bu duayı çok ederlermiş. Şimdi unutulmuş. Aslında bu duanın derin bir anlamı var. Şöyle ki, dertsiz insanın kafası rahattır, pek çabalamaz bir şeyler için, dünyalığı kadar yaşar gider. Öbür taraftan dertli insan derdine deva bulmak için bir arayışın içerisine girer. Aradığını bulmak için de devran olur (gezer). Gezen kimse de dünyada hayranlık veren şeylerle karşılaşır. Bu hayranlık kişiyi meraka sürükler, merak da dikkati getirir. Bunun sonucunda kişi bir şeyler öğrenir. Meşhur sözdür; ilim hayretle başlar, öğrenme dördüncü aşamada gerçekleşir. Bu aşamalar sırasıyla; hayret, merak, dikkat, öğrenmek. İşte, insan hayret etmeli, şaşırıp kalmalıdır. Bu ise ancak bir arayış sonucunda gerçekleşebilir. Dertli insan da bir arayışın içinde olan insandır. Derdine deva için hem fiziki âlemde hem de manevi âlemde gezintiye (arayışa) çıkar. Bunun sonucunda hayranlık duyacağı şeylerle karşılaşır ve nihayetinde ilim sahibi olur.
Tasavvuf edebiyatında “gel devran olalım, seyran olalım, heyran olalım” mealinde pek çok beyit yazılması bu anlayışın bir tezahürüdür. Derviş neden hep gezer? Çünkü o dertlidir. Allah ile dertlenmiştir, hak için dertlenmiştir ve bir arayışın içerisindedir. Hakkı bulmak için gezer durur. Ama bulmak güçtür. Ne demiş eskiler: Aramakla bir şey bulunmaz fakat bulanlar hep arayanlardır…
Bir Hikâye
Bir rivayete göre Âdem babamız ile Havva vâlidemiz cennetten kovulup yeryüzüne gönderildiğinde birbirlerini bulmak için uğraşmışlar. Âdem babamız gündüzleri aramış geceleri dinlenmiş; Havva vâlidemiz ise hem gündüz hem gece aramış fakat bulunca da umursamaz davranmış.
Bir Söz
Hayat geriye bakarak anlaşılır, ileriye bakarak yaşanır. (Soren Kierkegaard)