SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

"Bir fâsık size haber getirirse doğruluğunu araştırın "

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2026 08:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.02.2026 08:54

“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât Sûresi, 6. Âyet).

Âyet-i kerîmenin tefsiri aşağıdaki gibidir

https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Hucur%C3%A2t-suresi/4618/6-ayet-tefsiri:

“Âyetin, güvenilmez kimselerin getirdikleri haberleri, doğruluğunu araştırmadan kabul etmenin uygun olmadığı yönündeki mânası ve hükmü geneldir, her zaman ve mekânda geçerlidir. Sosyal ve hukukî hayatın düzenli yürümesi, haksızlık ve huzursuzlukların önüne geçilmesi bakımından çok önemli olan bu tâlimatın vahyedilmesi ibretli bir olay üzerine olmuştur. Hadis kaynaklarının teyidi bulunmamakla beraber nüzûl sebeplerini anlatan kitaplarla tefsirlerde olay şöyle nakledilmektedir: Velîd b. Ukbe, Benî Mustalik kabilesinin zekât vergisini toplamak üzere gönderilir. Velîd yolda iken birisi, bu kabileden silâhlı bir grubun yola çıktığı haberini getirir. Velîd, onların savaşmak için çıktıklarını düşünerek geri dönüp Peygamberimize durumu anlatır. O da haberin doğru olup olmadığını araştırmak ve gereğini yapmak üzere Hâlid b. Velîd’i gönderir. Hâlid kabileye yakın bir yerde konaklayarak durumu araştırır; söz konusu grubun ezan okuyup namaz kıldıklarını, İslâm’a bağlılıklarının devam ettiğini tesbit eder ve Medine’ye döner. Sonunda onların, zekât tahsildarı geciktiği için durumu öğrenmek veya zekâtı kendi elleriyle Hz. Peygamber’e teslim etmek üzere yola çıktıkları anlaşılır (Müsned, IV, 279; Kurtubî, XVI, 296 vd.).

“Yoldan çıkmış” diye çevirdiğimiz fâsık, “dinin emirlerine uymayan” demektir; yalan haber taşıyan kimse de bu kavrama dahildir. Hz. Peygamber’in ashabı genel olarak doğru, dürüst, takvâ sahibi insanlar olarak kabul edilmişlerdir. Buna göre âyette geçen fâsık kelimesi, Velîd’in değil, ona yalan haberi taşıyan meçhul kişinin niteliğidir. Âyetten çıkan genel hüküm, durumu bilinmeyen veya yalancı, günahtan çekinmez olarak tanınan kimselerin verdikleri haberlere ve bilgilere güvenilmemesi, bunlara göre hüküm verilmemesi, harekete geçilmemesidir.”

Bugün, özellikle sosyal medya platformlarında paylaşılan haber/bilgi/enformasyonların kimin tarafından paylaşıldığına ehemmiyet göstermemiz gerekmektedir. Eğer paylaşım sahibi kişi veya kurum İslâm’dan uzak bir yaşantıya/yapıya sahipse ondan neşet eden her türlü habere şüpheyle yaklaşıp haberin doğruluğunu teyit etmeliyiz.

Bu âyet-i celîle aynı zamanda haber kaynaklarımızı neye göre seçmemiz gerektiğini de açıkça ortaya koymaktadır. Öyle anlaşılmaktadır ki hangi gazete, televizyon ve haber sitesi İslâmî hassasiyetleri daha fazla gözetiyorsa bizlerin de güncel gelişmeleri takip etmek için o gazeteyi, televizyonu ve haber sitesini tercih etmesi gerekmektedir.

İslâmî medya okuryazarlığı eğitiminin mihenk taşı bu âyet-i kerîmedir desek herhalde abartmış olmayız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.