SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Medya ve etki meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 04.05.2026 08:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.05.2026 08:43

Güzel bir söz vardır: Kimse medyadan etkilendiğini kabul etmez ama herkes medyanın diğer insanları etkilediğine inanır.

Medyanın nasıl ve ne derece etkili olduğuyla ilgili araştırma ve yaklaşımların yüz yıllık tarihi vardır. Bugün elimizde konuyla alakalı pek çok kuram ve yaklaşım bulunmaktadır. Ancak bu çalışmalar dünyevî olduğundan medyanın etkilerini de sadece düşünce, duygu ve davranış çıktısı bağlamında değerlendirmektedir. Halbuki medyanın daha mühim bir etkisi vardır.

Medya içeriklerinin kahir ekseriyeti barındırdığı çıplaklık, küfür, yalan, iftira, dedikodu gibi haramlar nedeniyle izleyiciyi günaha sokmak gibi olumsuz bir etkiye zaten en başta sahiptir. Geriye kalan medya içeriklerinin pek azı ise kişiye sevap kazandıran faydalı içeriklerdir ki bunlar da kişi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Şu hâlde kimse medyadan etkilenmediğini söyleyemez.

Medyanın genel içerik yapısına bakarak şu rahatlıkla denebilir ki medya günahların işlendiği, yaygınlaştırıldığı, meşrulaştırıldığı, normalleştirildiği bir ortamdır. Dolayısıyla medyada hayır yoktur.

Buna rağmen medyayı kullanmaya devam eden günahkâr kitle için zararlar derinleşmektedir. İşte bu zararları da zaten başta belirtmiş olduğumuz iletişim kuramcıları araştırmışlar. Biiznillah, medyayı İslâmî hassasiyetlere göre kullananlar ne yalan haberle karşılaşırlar ne çıplaklık görürler ne de siyasî propagandaya maruz kalırlar. Onlar mâlâyâniden uzak durduklarından kötü içerikleri de görmezler. Onların durumu boş zamanında camiye, kütüphaneye, seminere, akraba ziyaretine vesaire hayırlı işlere giden kimseye benzer. Medyayı faideli işlere kullanır.

Öbürlerinin durumu ise evinden çıkıp kahveye, diskoya, bara, pavyona, plaja, AVM’ye giden kişiye benzer. Medyayı faydasız işlerde kullanır. O yüzden hem günaha girer hem de itilip kakılır, türlü eziyetler görür, kandırılır, parası çalınır, tokatlanır, hırpalanır ve nihayetinde sarhoş şekilde eve döner. Ne yaptığını bilmez.

İletişim araştırmacıları bu ikinci durumdaki kişinin medyadan nasıl etkilendiğini araştırarak aslında malumun ilamını yapıyorlar. Zaten zararlı olan içerikleri izleyenlerin maruz kaldıkları zararın şeklini ve derecesini ölçüyorlar. Halbuki asıl etki içeriğin bizzat kendisidir. İçerik olumluysa sonuç olumludur. Olumsuzsa sonuç da olumsuzdur.

Araştırmacılar normatif çizgilerini İslâm’a yaklaştırdıklarında medyanın etkileri hususunda hakikî bir araştırma yapabileceklerdir. Şu hâliyle ne medyayı ne de onun etkilerini gerçek anlamda açıklamaktan uzaktırlar. O nedenle de pratik bir fayda ortaya koyamamaktadırlar.

Bir an evvel Türkiye’de İslâmî bir medya kuramı geliştirilmelidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.