Muhit, bir kimsenin çeşitli ihtiyaçları yönünden sürekli ilişki içinde bulunduğu insan topluluğudur, çevresidir.
Bir kişinin kimlerle görüştüğü, hangi ortamlara girip çıktığı, zamanını nerelerde tükettiği önemli bir meseledir. Bu hususta seçici olmak gerekir. Hadîs-i şerîf şöyledir:
“Allah’ın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar zikir ve ilim meclislerini ararlar. Böyle bir meclis bulduklarında birbirlerini çağırırlar ve o meclisin etrafını kuşatırlar.
Sonra Allah Teâlâ (meleklerden daha iyi bildiği hâlde) meleklere sorar:
- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.
- “Ya cenneti görselerdi ne yaparlardı?”
- Onu elde etmek için büyük çaba sarfederlerdi.
- “Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”
- Cehennemden sığınıyorlar.
- “Peki cehennemi gördüler mi?”
- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cehennemi görmediler.
- “Ya görselerdi ne yaparlardı?”
- Ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:
- “Sizi şahit tutuyorum ki ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur. Meleklerden biri:
- Onların arasında falanca biri var ki o aslında oraya başka bir iş (mesela ticaret veya birini aramak) için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:
- “Onu da bağışladım.”
Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki onların arasında bulunan kötü olmaz.” (Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359).
Ey gönül;
Allah’la beraber ol.
Allah’la beraber olamazsan,
Allah’la beraber olanlarla ol.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekmel KILIÇ
Muhit
Muhit, bir kimsenin çeşitli ihtiyaçları yönünden sürekli ilişki içinde bulunduğu insan topluluğudur, çevresidir.
Bir kişinin kimlerle görüştüğü, hangi ortamlara girip çıktığı, zamanını nerelerde tükettiği önemli bir meseledir. Bu hususta seçici olmak gerekir. Hadîs-i şerîf şöyledir:
“Allah’ın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar zikir ve ilim meclislerini ararlar. Böyle bir meclis bulduklarında birbirlerini çağırırlar ve o meclisin etrafını kuşatırlar.
Sonra Allah Teâlâ (meleklerden daha iyi bildiği hâlde) meleklere sorar:
- “Kullarım ne yapıyor?”
Melekler: “Seni tesbih ediyorlar, tekbir getiriyorlar, hamd ediyorlar…” derler.
- “Peki onlar beni gördüler mi?”
- Hayır, görmediler.
- “Beni görselerdi ne yaparlardı?”
- Sana daha çok ibadet ederlerdi.
- “Kullarım benden ne istiyorlar?”
- Cenneti istiyorlar.
- “Cenneti gördüler mi?”
- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.
- “Ya cenneti görselerdi ne yaparlardı?”
- Onu elde etmek için büyük çaba sarfederlerdi.
- “Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”
- Cehennemden sığınıyorlar.
- “Peki cehennemi gördüler mi?”
- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cehennemi görmediler.
- “Ya görselerdi ne yaparlardı?”
- Ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:
- “Sizi şahit tutuyorum ki ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur. Meleklerden biri:
- Onların arasında falanca biri var ki o aslında oraya başka bir iş (mesela ticaret veya birini aramak) için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:
- “Onu da bağışladım.”
Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki onların arasında bulunan kötü olmaz.” (Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359).
Ey gönül;
Allah’la beraber ol.
Allah’la beraber olamazsan,
Allah’la beraber olanlarla ol.