Gülen’in Dramı:

“Dediler ki: “Biz efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik te onlar da bize yolu şaşırttılar” (Kur’an)
Hesap gününde pişmanlıklarını itiraf edip, saptırıcılarından teberri eden ahmakların mazeretlerini okuduğumda her zaman aklıma İblis’in: “ben size vaad ettim, ama size arkamı döndüm. Benim sizin üzerinizde bir otoritem yoktu, çağırdım, geldiniz. Beni suçlamayın, kendinizi suçlayın”(Kur’an) biçimindeki savunması gelir. Hatta daha da ötesini düşünürüm:
Ben olsam şöyle derdim: “Biz bu ahmaklar yüzünden bu kadar azgınlaştık”
Yarım akıllı piskopatlara akıllarını ve iradelerini teslim eden ahmakların hiç mi suçu yok?
Putperestlik bir zihniyet ve ahlak sorunudur. Her zaman kendine putlaştıracak bir kişi ve nesne bulur. Bulamazsa da inşa eder. O da olmazsa Allah’ı puta dönüştürür.
Kendi aklı ile düşünmekten korkan, kendi ayakları üzerinde durmayı bilmeyen, zayıf ve silik karakterler var olabilmek ve varlıklarına bir anlam kazandırabilmek için elleri ile şişirdikleri kutsallar inşa ederler. Onlar artık kendini kim olduğu ile değil, kimin sürüsü olduğu ile açıklayan bir kul olmuş durumdadırlar.

Gülen’i ilk dinlediğim 80’li yılların başından beri her vaazında O’nun bir şizofren olabileceğini düşündüm. Sözleri, mimikleri, ses tonu ve oynayan her tarafı ile iyi bir aktrist olduğunu düşünegeldim. Vaazlarının içeriği ise tamamen akıl- mantık dışı ve dinin sahih bilgileri ile çelişen uydurma bilgilerden oluşuyordu. Kullandığı dinsel argümanlar ile muharref bir din anlayışı inşa etmeye çalıştığını hep düşündüm.
Bütün bu saçmalık ve safsataları sunma biçimi ise tam bir tiyatrodur.
Bu tiyatroyu gerçek belleyip, anlattıklarından etkilenen, kayıtsız şartsız ardından giden ve söylediği her şeyi layusel benimseyen şakird zümresinin, ortaya çıkan ‘Kainat İmamı’ putunda harcı büyüktür.

Bu Şakird zümresi yaşamı boyunca ‘Vesvas-il- Hannas’lığı misyon edinmiş olan, Ruhen rahatsızlıkları had safhada bir iğvacıdan, yarım aklına rağmen üzerinden varoluşunu devşireceği ve bu varoluşuna evrensel bir misyon yükleyebileceği bir put inşa etmiştir. Bu putun kendini ‘Kainat İmamı’ bellemesi için her türlü ibadeti yapmaktan kaçınmamıştır.

Ancak bu put artık çok eskimiş, pörsümüş ve çürümüştür. Geçenlerde sızıntı dergisi militanlarından birisi ‘Tek Adam’ eleştirisi yapıyordu sayfasında. Ben de onu teyid etmek için bir şeyler yazmıştım. İlaveten cemaatlerin de kongre yaparak liderlerini / önderlerini demokratik teamüllerle seçmeleri gerektiğini, 2 dönemden fazla liderlik yapmamaları gerektiğini, başarısız olanların da liderliği bırakmaları gerektiğini yazmıştım. O ultra demokrat militan anında hakaret ederek beni sayfasından silmişti.
Bir yandan düşman belledikleri siyasi partiyi tek adamlıkla suçlarken kendileri değil tek adam ‘Tanrılaştırılmış Tek Vesvas’ modeline bila sual teslim oluyorlardı.

Mutlak br teslimiyetle tabi olduğunuz ‘Yüce Vesvas’ınız artık ruhen de bedenen de hastadır. Şu ana kadar yaptığı tüm vaazlar yalan çıkmıştır. Yaptığı bedduaların tamamı kendinin ve kullarının başına geri dönmüştür. ‘Bir yıl ömrü kaldı, öldü, ölüyor’ dediği ‘muktedir’ yerindedir ve ceviz kırmakla meşguldür. Ülkeden kaçacağı yer arıyor dediği adam milyar dolarlık sarayında muhtarlarla birlikte ‘Kainat İmamı’na nanik yapmaktadır. Capsları sanal medyanın en büyük eğlencesi olmaktan kurtulamamaktadır. Vaazları Cem Yılmaz’ın soytarılıklarını aratmaz hale gelmiştir…

Tüm bunların sorumlusu büyük ölçüde o hasta adama kayıtsız şartsız tabi olup tanrılaştıran, medya ve insan gücünü abartılı olarak ona bildirip azdıran cemaat bürokrasi ve işbirlikçileridir. Yaptıkları tüm operasyonlar kendi ellerinde patlamış ve kendileri kaçmıştır. Kainat imamı olarak müstağni edalarla verdiği talimatları gerçekleştirecek bürokrasi cevşenlerden medet umacak hale gelmiştir. Kasetlerle kucağına aldığı partilerden beddualarının ateşinin dumanı yükselmektedir.
Hastalığı gereği arkasındaki çapsız/ yalancı yalaka sürüsünü gerçek zannetmeye dünden hazır olan zavallı hoca, aldığı gazla zıpladıkça zıplamış ve sonunda kaba etlerinin üzerine çakılmış durumdadır.
Sonuç olarak;
Tanrılaştırılmış Tek Vesvas’ sistemi iflas etmiştir. Gülen’in hasta ruhundan ve cesedinden düşün ey putperestler. Tiz demokratik yöntemler ile sırtından varoluş devşireceğiniz yeni bir put inşasına başlayın.
Yazıyı eski bir cemaat mensubu arkadaşımın sözü ile sonlandıracağım:
“Alemlerin bir Rabbi olduğunu yeniden keşf ettim.”

İlginizi Çekebilir

İstanbul seçimlerini Mursi kazanacak

Muhammed Mursi, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanıydı. İhvan-ı Müslimini, Müslüman kardeşleri seçimle iktidara taşımıştı. 2012 yılında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir