ÖLÜM ve ÖTESİ

İnsanların makam, mevki, şöhret ve servetten başka bir şey düşünmediği, bu arzularına ulaşmak içinde her vasıtayı meşru saydığı günümüzde bu Dünya’nın ötesinde de bir hayatın olduğu ve o hayatın bu hayatı gibi fani olmadığı ebedi olduğu ve bu alemde ne yaptıysak hesabını vermek mecburiyetinde olduğumuzu hatırlatmak üzere bu yazıyı kaleme aldım. İnşallah etkili olur.

Bu günlerde acaba nasıl Belediye Başkanı olabilirim, nasıl meclis üyesi olabilirim diye hummalı çalışmalar var. Acaba bu görev bana verilirse bunun manevi mesuliyetini nasıl yerine getirebilirim diye düşünen var mı? Bilmiyorum doğrusu.

Bu konu diğer makam ve mevkiler için de aynen geçerlidir. Hatta şöhret ve servet sevdalıları için de geçerlidir. Peygamberimiz va’z olarak ölüm yeter buyurmuşlardır. Hz. Ömer bu hadisi şerifi yüzüğünün taşına nakşetmiştir ki ölümü hiç unutmayayım diye.

Çok güzel bir deyim vardır. “Dünya tadı bal tadı, Dünya bizi aldattı, içine zehir koydu dışını yaldızladı.” Bir mecliste Peygamberimiz sohbet ederken bir kişi iyi niyetle Peygamberimize Ya Resulallah kıyamet ne zaman kopacak diye sordu. Peygamberimiz cevaben kıyametin ne zaman kopacağı sana lazım değil sen kıyamet için ne hazırladın ona bak demiş.

Hz. Aişe annemiz son nefeslerinde iken şöyle vasiyet etmiştir. Beni Peygamberin yanına yatırmayın zira ben siyasi işlere karışmakla yanlış yaptım. Yine de Peygamberin engin şefkat ve merhametine güveniyorum onun için benim kefenimi duvak sayın zira Peygambere gelin olarak gidiyorum. Cenazemi gece Medine mezarlığına defnedin. Halen mezarı Medine mezarlığında ziyaret edilmektedir.

Kötülerin yani Allah ve Resulüne tam bağı olmayanların, onların gösterdiği yoldan yürümeyenlerin azabı ne zaman başlar? Son nefeste yani ölüm anında başlar. Kur’an’ın ifadesine göre “Habibim inançsız insanlara can verme halinde melaikelerin yüzlerine ve arkalarına ateş sopalarla nasıl vurduklarını görmüş olsaydın.” Kabre inince de bu azap devam eder.

İyi insanlara gelince melekler onları ölüm halinde tertemiz bulununca onlara: Selamunaleyküm yaptıklarınız iyi amellerden dolayı girin cennete derler. Onların bu huzurlu hayatı son nefeste başlar, ebediyete kadar devam eder.

Sevgili Peygamberimiz Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur buyurmuştur. Hatta kişi nereye gideceğini kabre girmeden kesin olarak bilir. Zira Azrail son nefeste sol kanadının altında kötülere gidecekleri yani cehennemi gösterir onlar gitmek istemez fakat isteseler de istemeseler de gideceksin. İyi kullara sağ kanadının altından cenneti gösterir onlarda bir an önce kavuşmak isterler ve istedikleri de olur.

Meşhur bir dörtlük vardır: “Azrail’in gelir kendi, ne ağa der ne efendi, sayılı günler tükendi, yolun sonu görülüyor.” Yolun sonu herkes için bir gün görülecek mühim olan hazırlıklı olmak.

Kabirden veya Ahiret gününden korkma, dünya hayatından kork. zira cennet de cehennem de Dünyada kazanılır.

İlginizi Çekebilir

Tedaviyi yarım bırakmak kabul edilemez!

Öncelikle sağlık hizmeti paraya tahvil edilebilecek bir hizmet değildir. Doktorluk mesleği de aynı. Bu nedenle ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir