SON DAKİKA
Hava Durumu

Katil sadece katildir

Yazının Giriş Tarihi: 27.09.2023 14:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.09.2023 14:12

Bir olayı ya da bir şahsı değerlendirirken kullanılan ölçünün, başka bir olay ve şahsın değerlendirilmesinde geçersiz sayılması toplumun uyumunu, duygu ve davranış birliğini giderek dayanışmasını engellediği gibi yeni sorunlara, yeni anlaşmazlık konularına yol açmaktadır. Toplumun her konuda görüş ve duygu birliği içinde olmasını beklemek önemli bir abartıdır. Ancak genel geçer konularda duygu ve görüş birliği hatta yakınlığı içinde olmayanların, millet olmaları bir yana, rastgele bir toplum olmaları bile şüphelidir.

Kadın dövmek, kadının kafasına koyduğu şişeye ateş ederek kadına özel bir eziyet etmek, işlediği trafik suçunu yanındaki hanım arkadaşının üzerine atmaya çalışmak, savunmasız bir insanı, sırf gösteriş olsun diye öldürmek, sonra yaptığı bu katliamı bir akrabasının üzerine atmaya uğraşarak, cezasından kurtulmaya çalışmak, ilkel, korkak, ahlak/vicdan yokluğu,  sorunlu, fırsatçı insanların bile yapmaya zorlanacağı basbayağı adi işlerdir.

Sıralanan bu işleri yapan Yılmaz Güney hakkında hemen her yıl doğum ve ölüm günlerinde toplumun bir kesimi tarafından bir övgü kampanyası başlatılmaktadır. İtiraz edenler olduğunda ise “Güney’in Kürt olmasından, devrimci olmasından dolayı aşağılanıp eleştirildiği” iddia edilmektedir. Türk/Arap/Gürcü ya da Arnavut olan birisi yukarıda sıralanan suçları işlediğinde, onun Türk/Arap/Gürcü ya da Arnavut olması hatırlanmaz. Çünkü dünyanın her tarafında vicdan ve akıl sahipleri katile katil, sahtekara sahtekar derler.

Katilin ya da sahtekarın etnik kimliği ile işlediği suçlar örtülmeye, hafifletmeye çalışılmaz. Etnik kimlik kişinin seçimine bağlı değildir. Bu yüzden kişi kendi seçimine bağlı olmayan etnik kimliğinden dolayı, üstün ya da aşağı sayılmaz. Etnik kimlik, sahtekarlık, katillik gibi suçların örtüsü ya da hafifleticisi görülemez. Katil ve sahtekarlığından dolayı eleştirilen kişi için, etnik kimliği koruyucu bir işlev göremez. Bir katile/bir sahtekara etnik kimliğinden dolayı sahip çıkmak aslında onun suçuna ortak olmakla eş anlamlıdır. Tedavisi bilinmeyen hastalıklı/sorunlu bir anlayışın sonucudur.

Bir etnik kimliği, bir katillik, bir sahtekarlık işinde hatırlayarak o etnik kimliğin sembolü ya da kahramanı haline getirme çabası aslında o etnik kimlik için bir çaresizliğin, bir tükenmişliğin belirtisidir. Bir katili/bir sahtekarı sembol haline getiren bir toplum, insanlık içinde saygı değer bir yerin sahibi olabilir mi? Böyle sembolleri bir etnik kimliğe mal etmeye çalışanlar aslında o etnik kimliğe en büyük kötülüğü yapanlardır.

Bizim ırkımızdan olan katil, iyi katildir bizim ırkımızdan olan sahtekar iyi sahtekardır diye özetlenebilecek bu tutumun sahipleri, başkalarının katilliğinden, sahtekarlığından, kadın dövmeyi marifet bilmesinden şikayet edebilirler mi?

Güney’in insan öldürmeye hevesli kişilik yapısı taklit edenler, övenler çok olmuştur ancak onun katilliğini “Hz. Musa’da insan öldürmüştü” diyerek bir meşruluk arayan müptezeller şimdiye kadar çıkmamıştır. Nihayet böyle örnekler de ortaya çıktı.

Oysa Mısır'da Firavun tarafından köleleştirilen, erkek çocukları öldürülen Yahudilerden birisinin yardım istemesi üzerine, bir Kıpti ile kavgasına taraf olan Hz. Musa öldürmek kastı olmadığı halde Kıpti’yi öldürmüştür. Hz. Musa kendisinin yaptığı bu işi “şeytan işi” diyerek kendi kendisini kınamış ve Allah’tan af dilemiştir. (Kasas Suresi 14/16)

Doğrusu Hz. Musa’nın bu olayı ile artist Güney’in katliamını karşılaştırmak her şeyden önce vicdansızlıktır. Kendisinin bir önyargısını Hz. Musa kıssası ile onaylatma takıntısından dolayı taammüden yapılan bir tahriftir. Bir haramı başka bir haram ile meşrulaştırma çabasıdır. Hayatın günlük akışı ve zorlukları içinde, üzerlerine bir ölü toprağı serpilmiş halde yaşayan Müslümanlar, ne yazık ki bu aşağılık, lanetli tahrif çabasına bir tepki göstermemişlerdir. İslami ilkelerin tahrif edilme çabalarına şimdi Kur’an’daki kıssalarında tahrif edilme çabası da eklenmiştir. Böylece çirkin bir tahrif yarışı devam etmektedir.

Katile katil, sahtekara sahtekar diyemeyenlerin topluma yapabilecekleri olumlu bir katkı olabilir mi? Başka kesimlerim katillerini, sahtekarlarını lanetleyenlerin kendinden saydıkları katilleri, sahtekarları övme yarışı içine girmeleri insanlık adına utanılacak bir manzaradır. İlkel bir kabilecilik örneğidir. Kendi kabilesinden olanı haklı/haksız demeden övme, koruma takıntısıdır.

Bunu yapanların tiksindirici zararı elbette kendileri ile sınırlı değildir. Zaten bu tiksindirici zarar kendileri ile sınırlı kalmasın diye çaba göstermektedirler. Suçlarına başkalarını da ortak etmeye çalışmaktadırlar. Adalet, vicdan gibi temel insani değerleri yok eden bu tutum ne yazık ki ırkçılık adına, devrimcilik adına az çok taraftar bulmaktadır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.