SON DAKİKA
Hava Durumu

Siyasetin serbest piyasası

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2024 12:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.01.2024 12:06

İnsan dünyaya geldikten sonra, bedenen gelişmesi de başlamış olur. Sağlıklı bir beden gelişmesini, beyin gelişmesi tamamlar. Beden gelişmesi tamamlanıp durağanlık ya da gerileme (belki ihtiyarlık demeli) başladığında, beyin fonksiyonları kemal seviyesine ulaşmış olur. İhtiyarlığın bütün işaretleri insan bedeninde hakimiyet kurunca, yavaş yavaş beyin fonksiyonlarında da bir azalma, bir gerileme başlamış olur.

Bedenin gelişmesi yirmili yaşlarda tamamlanmış olsa bile beyin için aynı yaş sınırı geçerli değildir. Çünkü insanın artan bilgisi, yaşadığı tecrübeleri, beyin fonksiyonlarını geliştirir. İnsan beyninin bu seyri, fikir dünyasında kendini daha çok belli eder. Zamanla bazı konularda uzmanlaşmış, derin bilgilere ulaşmış olur. Başlangıçta yeterince göremediği, etraflı bir şekilde anlayamadığı konuları daha kapsamlı bir şekilde görme, anlama seviyesine ulaşır. Bu yüzden insandaki fikri gelişme, bedensel gelişmesine bağlı olmakla birlikte zamana ve yaşadıklarına daha çok bağlıdır.

Yaşlı insanların toplumda gördükleri itibar, birazda bunun takdir edilmiş olmasıdır. Elbette bu takdir duygusundan uzak, dünyadan habersiz, her şeyi kendisinin bildiğini, hatta dünyanın kendisi için döndüğünü zannedenlerde vardır. Onların bu halini tecrübeden, muhakemeden kadrü kıymet bilmekten, yoksun olmaları ile özetlemek mümkündür.

İnsanlar, yaşlarının ilerlemesiyle, tecrübe ve bilgilerinin artmasıyla hep aynı çizgide kalarak hayatlarını, seyrü seferlerini tamamlamış oldukları gibi, bambaşka fikri, siyasi tercihler ile kendi çevrelerini bazen şaşırtan, bazen hayranlık içinde bırakan örnekleri de vardır.

Ne var ki bazı insanların siyaseti, fikirlerinin icabı ve sonucu değildir. Onlar kendilerini bir bakıma her fikrin üzerine gördüklerinden dolayı, değişik fikri-siyasi çizgide rol almayı sakıncalı görmezler. Zaten onlar için bulundukları ya da öyle göründükleri siyasi çizgi, parti kendileri orada olduğu için değerlidir, anlamlıdır. Kendileri orada olmasalar, o siyasi çizginin, partinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bunun sonucu olarak kolayca siyasi çizgilerini, fikirlerini değiştirebilirler. Onlar için bir siyasi parti ile bir futbol takımı arasında fark yoktur. Değişik futbol takımlarında, değişik formalarla top koşturabilirler.

Teslim edilmelidir ki toplumun önemli bir bölümü, böylesi insanlara gösterdiği rağbet ile bu tür davranışları özendirmektedir. Toplumun bu kesimi bir siyasi tercihte bulunurken, bir fikre bağlılık ile bunu yapmaz. O tercihin sonunda elde edeceklerine ya da hangi fırsatları kaçırmış olacağına dikkat etmektedir. Toplumun içinde böyle bir kesimin varlığı siyaset alanını da önemli ölçüde etkilemektedir. Siyaseti yalnızca bir menfaat yarışı alanına çevirmektedir.

Sonradan katıldıkları parti de kısa sürede bakan, milletvekili, belediye başkanı vb. unvanlar elde edenler, aslında siyasi kurumun güvenilir olmasının en önemli engelleridir. Siyasetin serbest piyasası, böylelerine hak etmedikleri bir değeri verse de gerçekte siyaseti bir fikir çizgisinin faaliyeti olarak bilenler için utanılacak örneklerdir. Onların bu yanar dönerlikleri, fikri bir gelişmenin, ilerlemenin sonucu değildir. Kişisel ikbali ve menfaati için renkten renge, kalıptan kalıba girmeleridir. Böyle tiplerin yaptıkları, her ne kadar Makyavel’in (D.1469-Ö.1527) görüşleri olarak bilinse de İslam Dünyasında yaygın olan siyasetnamelerde bunların pek çok örnekleri bilinmektedir.

Siyasetin piyasa bilgisi, teknik bilgi gibi tarafları elbette vardır. Ancak siyaset teknik ve piyasa bilgisinden ibaret değildir. Teknik ve piyasa bilgisini anlamlı kılan ise onları kuşatan fikri bir yapıya, fikri bir tutarlılığa sahip olmaktır. Siyaset, toplumu anlamak, ihtiyaçlarını bilmek, toplumun geleceği için makul hedefler seçmek diye ele alındığında fikri bir tutarlılık, siyasi fikri bir çizgi de kaçınılmaz hale gelmektedir.

Siyaset genel olarak pek çok insan için, fikri yapının somutlaşmış bir işareti sayılır. Böyle insanlar, siyasi çalışmalarını tercih ettikleri fikirlerinin bir unsuru olarak görürler. Siyasi çizgileri elbette herkes için makul olmayabilir, güven verici olmayabilir. Ancak belli bir fikri tutarlık içinde siyasetlerini yürütmeleri ister istemez bir saygıyı, bir takdiri hak eder.

Zaten ikbal ve menfaat fırsatçılığına dayanmayan siyasi anlayışlar, çizgiler ülkenin geleceği için apayrı bir seçenek olabilirler. Siyasetin serbest piyasasında kolayca alınıp satılanlar, fikri bir çizginin bağlılarını karamsar etmemelidirler. Böyleleri her dönemde piyasada görünürler. Arz talep yasası, galiba en çok bu alanda etkili olmaktadır. Oysa bu yasanın tersine çevrilmesi, işlemez hale getirilmesi halinde, sadece yanar dönerliğin, dönekliğin reddedilmiş olacağını, bunun dışında dillerden düşmeyen davanın, bir zarar görmeyeceğini teslim etmeliyiz. Dava ile ilgisiz, siyasi asabiyeler için yanar dönerlerin yanında durmak davaya yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.